
YDH- Filistinli direniş grupları, ABD ile İran arasında varılan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu.
Hamas, İslami Cihad ve Filistin Kurtuluş Halk Cephesi (FKHC) tarafından yapılan açıklamalarda, anlaşmanın Gazze ve Lübnan’a yönelik askeri operasyonları durdurması ve bölgesel istikrarı güçlendirmesi yönündeki beklentiler öne çıktı.
İslami Direniş Hareketi (Hamas), mutabakatı bölgesel istikrar yolunda atılmış önemli bir adım olarak niteledi.
Anlaşmanın Gazze’ye yönelik devam eden saldırıların ve Lübnan cephesindeki ihlallerin sona ermesi için bir fırsat sunduğunu belirten hareket, bölgede gerçek bir huzur tesis edilebilmesi için çatışmanın temel nedenlerine odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Hamas açıklamasında, İsrail hükümetinin yürüttüğü imha, açlık ve yerinden etme politikaları devam ettiği müddetçe bölgede kalıcı istikrarın sağlanamayacağı uyarısı yapıldı.
İran yönetimini, baskılara karşı sergilediği kararlı duruş nedeniyle kutlayan Hamas, bu direncin bölgeye yönelik hegemonya projelerini boşa çıkardığını belirtti.
İslami Cihad Hareketi, mutabakatın bölge halkları üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekerek, bu süreci "ulusal güvenliği güçlendirmek ve işgalin ateşkes ihlallerine son vermek için bir başlangıç noktası" olarak tanımladı.
Hareket, İran’a yönelik saldırganlığın, İsrail’in bölge ve dünya için oluşturduğu tehdidi bir kez daha kanıtladığını savunarak, mutabakatın suçlara karşı caydırıcı bir zemin oluşturması temennisini paylaştı.
Filistin Kurtuluş Halk Cephesi (FKHC) ise elde edilen başarıyı, İran'ın uyguladığı "stratejik sabır politikası"nın bir meyvesi olarak gördüğünü açıkladı.
Bu politikanın azami baskı ve kuşatma girişimlerini kırarak bölgesel caydırıcılığı güçlendirdiğini belirten cephe, sürecin Gazze'deki soykırımın sonlandırılması için etkili bir kaldıraç olarak kullanılması çağrısında bulundu.
Pakistan arabuluculuğunda varılan ve Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal durdurulmasını öngören "barış anlaşması", Filistinli gruplar tarafından direnişin kazandığı bir diplomatik başarı olarak değerlendiriliyor.