Şeyh Kasım: Büyük İsrail projesini bozguna uğrattık

17 Haziran 2026

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan halkını ve direniş güçlerini tebrik ederek İsrail'in "Büyük İsrail" projesini bozguna uğrattıklarını açıkladı.

YDH - Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, elde edilen "büyük zafer" vesilesiyle Lübnan halkını, direnişi, bölge ülkelerini ve halklarını tebrik etti. Kasım, Lübnan direnişi ile halkının fedakarlık yapabilme gücünü muhafaza etmesini sağlayan ve İsrail’i saldırılarını durdurmaya zorlayan desteğinden ötürü İran'a teşekkürlerini sundu.

Savaşın asıl hedeflerinden birinin "devrimci İran'daki düzeni yıkmak ve onurlu yaşamı sonlandırmak" olduğunu söyleyen Şeyh Kasım, bu hedefin çöktüğünü ve sürecin yönünün değiştiğini vurguladı. Kasım, Amerikan hegemonyasının kibirli duruşunun kırıldığını ve İran’a yönelik sömürgeci projesinin büyük fedakarlıkların bereketiyle başarısızlığa uğradığını ifade etti.

İran'ın başta İmam Seyyid Ali Hamenei olmak üzere tüm liderleri, yetkilileri ve halkıyla büyük fedakarlıklar sunduğunu belirten Kasım, bu ülkenin bölgede ve dünyada söz sahibi saygın bir güç haline geldiğini, güç dengelerinin bölge halklarının lehine daha iyiye doğru değişeceğini kaydetti.

"İsrail Lübnan'ı işgal etmek ve tüm bölgeyi yutmak istiyor"

Lübnan'daki direnişin İsrail saldırganlığına karşı durduğunu vurgulayan Şeyh Kasım, İsrail'in 1948'den beri Lübnan'ı aciz bırakarak işgal etmeyi ve yutmayı amaçladığını hatırlattı. Kasım, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "Büyük İsrail" hedefini açıkça ilan ettiğini belirtti.

Sahadaki gerçeklerin İsrail'in genişlemeci politikasını kanıtladığını dile getiren Kasım, "Burada genişleme niyetinden değil, fiili bir genişlemeden bahsediyoruz; saldırganlık niyetinden değil, gerçekleşen bir saldırganlıktan bahsediyoruz; kriminal bir hedeften değil, işlenen suçlardan bahsediyoruz" dedi.

"İşgal projesi Lübnan toplumunun büyük bir kesimini yok etmeyi amaçlıyordu"

İşgalci gücün projesinin Hizbullah'ı askeri, kültürel, siyasi ve sosyal olarak tamamen bitirmek üzerine kurulu olduğunu belirten Kasım, bunun Lübnan toplumunun büyük bir kesiminin yok edilmesi ve idame ettirilmemesi anlamına geldiğini söyledi. Bu planın "Lübnan'ı yutmayı" kolaylaştırmayı amaçladığını ekleyen Kasım, işgalci gücün sadece kendisiyle savaşanlarla yetinmediğini, tüm bölgeyi köleleştirmek istediğini savundu.

Tehlikenin "varoluşsal" olduğunu ifade eden Hizbullah lideri, direnişin sadece bir toprak parçası için savaşmadığını, aksine "bir varlığı, yaşamı, toprağı, geleceği ve çizgiyi savunduğunu" vurguladı. Direnişin kurtuluşa inanan ve bunun için çalışan bir uzantı olduğunu belirtti.

Kasım, "İsrail'in projesini kırdık. Bizi öldürmelerine, topraklarımızı ele geçirip oraya yerleşmelerine ve Büyük İsrail projesini gerçekleştirmelerine izin vermedik" diyerek, direnişin ve halkının Lübnan'a karşı yöneltilen bu en tehlikeli projeye karşı çok büyük bedeller ödediğini aktardı.

"Direniş efsanevidir"

Şeyh Kasım, "Eğer biz karşı durmasaydık, yıllar sonra geriye bir Lübnan kalmazdı; eğer direniş ve halkı direnmeseydi Lübnan kurtarılamazdı" ifadelerini kullanarak, yenilmiş olanların iddialarına aldırmadan bu "efsanevi direnişe" odaklanılması çağrısında bulundu.

İsrail'i tamamen ülkeden çıkarmak için varılan anlaşma sonrasındaki bu dönüm noktasından yararlanılması gerektiğini belirten Kasım, güç unsurlarının "inanç, irade ve kapasite" olduğunu, gösterilen direncin sadece askeri değil, aynı zamanda inançsal bir boyutu olduğunu dile getirdi.

Bazı mücahitlerin defalarca yaralanmalarına rağmen cepheye geri döndüklerini aktaran Kasım, direniş güçlerinin operasyon sürecinde günde ortalama 30 eylem olmak üzere toplam 3 bin 185 askeri operasyon düzenlediğini açıkladı.

Bu operasyonlarda düşmana ait 518 askeri aracın ve 85 hava aracının hedef alındığını belirten Kasım; 12 insansız hava aracı ile 12 helikopter benzeri döner kanatlı hava aracının (muhrika) düşürüldüğünü, 1 helikopterin ise isabet aldığını bildirdi. İsrail saflarında 1347 kayıp ve yaralanma olduğunu kaydeden Kasım, düşman askerlerinin savaşa zorla getirilmesi nedeniyle yaralılarının da ölü hükmünde olduğunu öne sürdü.

"Direniş sahadaki azimdir"

Direnişin güçlü olduğunu, toprağı, havayı ve dökülen kanı temsil ettiğini söyleyen Kasım, direnişi "keskin silah, sahadaki azim ve bedeni güney toprağıyla, ruhu ise yerin ve göğün yaratıcısıyla bütünleşmiş, evlatları şehitlerle yoğrulmuş bir halk" olarak tanımladı.

Direnişin "sökülüp atılamayacağını, aksine kök salacağını" vurgulayan Kasım, Lübnan'ın toprakları ve hakları üzerindeki egemenliğini geri almak ve İsrail'i tamamen çıkarmak için kesin zafere inandıklarını ifade etti.

Düşmanla müzakerelerin sınırının "karşılıklı güvenlik" olduğunu belirten Kasım, "silahsızlandırma adı altındaki hiçbir projenin geçmesine izin vermeyeceklerini" vurguladı. Kasım, "İsrail'in savaşla elde edemediğini siyaset yoluyla ona vermek için mi müzakereye gideceğiz?" sorusunu yöneltti.

"Lübnan ordusu güneyde konuşlanıyor, İsrail için güvenli bölge yok"

Kasım, saldırıların havadan, karadan ve denizden durdurulmasını, İsrail'in geri çekilmesini, esirlerin geri dönmesini ve göç eden halkın evlerine kavuşmasını öngören 27 Kasım anlaşmasından faydalanılması çağrısında bulundu.

Lübnan ordusunun anlaşma uyarınca sadece Litani Nehri'nin güneyinde konuşlanacağını belirten Kasım, "İsrail için ne deneme bölgeleri ne de güvenli bölgeler vardır; ne sarı, ne kırmızı, ne de yeşil bölge söz konusudur. İsrail çekilmek zorundadır ve çekilecektir" dedi.

"Direniş işbirliğine hazırdır"

Lübnan makamlarına ve ilgili tüm taraflara, Lübnan'ın düşmandan taleplerine ilişkin anlatıyı herhangi bir iç meseleye bağlamadan netleştirmeleri çağrısında bulunan Şeyh Kasım, iç durumun düzenlenmesiyle ilgili tüm konuların müzakerelerin tamamen dışında tutulması gerektiğini vurguladı.

Herhangi bir müzakerede temel talebin "Lübnan'ın egemenliğinin geri kazanılması" olması gerektiğini belirten Kasım, "İsrail saldırgandır ve bizim egemenliğimizi düzenleme konusunda hiçbir yetkisi yoktur" dedi.

Cumhurbaşkanına ve siyasi otoriteye birlikteliği sağlama, diyalog kurma, sakin tartışma zeminini hazırlama ve Lübnanlılar arasında mutabakatı temin etme sorumluluğunu üstlenme çağrısı yapan Kasım, direnişin işbirliğine hazır olduğunu ve Lübnan ordusunun güneyde konuşlanma sürecini kolaylaştırdığını teyit etti.

Direnişin 15 ay boyunca en yüksek düzeyde disiplin gösterdiğini belirten Kasım, bu tarihi dönüm noktasında herkesin tek yürek olması gerektiğini ifade etti.

Şeyh Kasım, doğrudan müzakereleri kesin bir dille reddederek konuşmasını tamamladı. Doğrudan müzakerelerin "ateş altında dayatılan aşağılayıcı diktelerden ibaret olduğunu" ve içinde olumlu hiçbir şey barındırmadığını söyleyen Kasım, bu sürecin tamamen ABD ve İsrail'in Lübnan aleyhine yürüttüğü taviz dayatmaları olduğunu savunarak, saldırıların durdurulması, toprakların kurtarılması ve çocukların geleceği için birlikte çalışılması çağrısında bulundu.