İsrail'in ABD'ye askeri bağımlılığı bir taviz sebebi mi?

17 Haziran 2026

ABD-İsrail ilişkilerindeki diplomatik gerilim sürerken, Washington’ın yıllık 4 milyar dolarlık askeri yardımı kesme kozunun, İsrail’in hava kuvvetleri kapasitesini iki ay gibi kısa bir sürede sekteye uğratabileceği ve ülkeyi yayılmacı politikalarından vazgeçmeye zorlayabileceği belirtiliyor.

YDH- Responsible Statecraft editörlerinden Connor Echols, kaleme aldığı analizde ABD-İsrail diplomatik ilişkilerinin gerildiği şu günlerde Washington’ın elindeki en güçlü kozu, yani askeri yardımları mercek altına alıyor.

Trump yönetiminin İran ile yürüttüğü barış görüşmelerinde İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını durdurmasını şart koşması, iki ülke arasındaki temel uyuşmazlığı da tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Echols, ABD’nin İran ile uzlaşmak adına İsrail’e geri adım attırması durumunda kullanabileceği en etkili aracın, yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık askeri yardım olduğunu vurguluyor.

Bu yardımın kesilmesi halinde sahadaki tablonun nasıl değişeceğini uzman görüşleriyle destekleyen yazar, İsrail’in askeri kapasitesine dair şu çarpıcı tespiti paylaşıyor:

"İsrail'in F-35 uçakları, yedek parça desteği kesilirse bir, en fazla iki ay içinde operasyon yapamaz hale gelir."

Eski Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Josh Paul’un bu değerlendirmesini aktaran Echols, askeri uzmanların da aynı kanaatte birleştiğine dikkat çekiyor.

Echols'e göre yardımların kesilmesi, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını bir anda durdurmasa bile, mühimmat ve yedek parça bağımlılığı nedeniyle süreci ciddi oranda sekteye uğratacaktır.

Özellikle hava kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu teknik destek ve güdümlü mühimmat akışının durması, İsrail’i uzun vadeli ve çok cepheli savaş stratejisini yeniden gözden geçirmeye zorlayacaktır.

Analizde, Cato Institute uzmanı Jon Hoffman’ın görüşlerine de yer veriliyor; yardımların kesilmesi veya sadece bu ihtimalin gündeme gelmesi bile İsrail’in bölgesel güvenlik politikasında köklü bir değişikliğe yol açabilir.

Echols’a göre İsrail, ABD desteği olmasa dahi kendini savunabilecek bir kapasiteye sahip; ancak bu destekten yoksun kaldığında "yayılmacı politikalarını" sürdürmesi oldukça zorlaşacaktır.

Mevcut durumu "ABD'nin İsrail üzerinde olağanüstü bir nüfuzu var" sözleriyle özetleyen Echols, Washington’ın sadece askeri değil diplomatik desteğini de çekmesinin İsrail’i uluslararası arenada yalnızlaştıracağını hatırlatıyor.

Yazar, yazısının sonunda İsrail’in ABD savunma sanayii ve istihbarat mekanizmalarına daha fazla entegre olarak bu bağımlılığı kırmaya çalıştığına işaret ediyor.

Trump’ın elinde barış anlaşmasını dayatacak çok güçlü kartlar bulunduğunu ancak bunların kullanılıp kullanılmayacağının hâlâ belirsiz olduğunu belirterek sözlerini noktalıyor.