İran, Hürmüz için yeni kurallar mı hazırlıyor?

18 Haziran 2026

ABD-İran anlaşmasıyla Hürmüz Boğazı yeniden açılırken, İran'ın ileride geçiş ücreti talep edebileceği ihtimali denizcilik sektöründe "yeni endişeler" yarattı.

YDH- Financial Times'ın (FT) yayımladığı analize göre, gemicilik sektörü yöneticileri, ABD-İran barış anlaşmasının Hürmuz Boğazı'nda 60 gün sonra ücret uygulamasına geçilmesinin önünü açtığından “endişe” ediyor.

FT'nin belirttiği üzere, çarşamba günü imzalanan anlaşma kapsamında İran, Umman ve diğer Körfez ülkeleriyle boğazın "gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetleri" üzerine müzakere yürütecek.

"Denizcilik hizmetleri" ve Malacca benzetmesi

FT analizine göre, sektör bu ifadenin İran'a boğazı kullanım için ücret talep etme veya Malezya, Endonezya ve Singapur arasında yer alan Malacca Boğazı'nda kullanılana benzer bir “fon” oluşturma kapısı araladığından kaygılanıyor.

Tanker sektörü kuruluşu Intertanko'nun denizcilik direktörü Philip Belcher, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu müzakerelerin nihai sonucu, Hürmuz Boğazı'nın ücretsiz kalması gerektiği temel ilkesinin güçlendirilmesi olmalıdır."

Uluslararası Denizcilik Odası'ndan John Stawpert ise "denizcilik hizmetleri" ifadesinin "Malacca'ya eşdeğer bir şeyi" akla getirdiğini söyledi. Stawpert, şu açıklamalarda bulundu:

"Bunun [Malacca'nın] devletlerin ödediği gönüllü bir fon olduğunu, sektörün ödediği bir fon olmadığını belirtmek önemli."

Fonun seyir yardımlarını ve olası petrol sızıntısı müdahalelerini desteklediğini ifade eden Stawpert, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu daha önce [Hürmüz'de] yoktu, bu yüzden neden birdenbire bu bölgede buna ihtiyaç duyulduğu sorusu akla geliyor."

Çatışma sürecinde stratejik bir koz

FT'nin aktardığına göre, Hürmüz Boğazı, İran için ABD ve İsrail ile çatışması sırasında “kritik bir pazarlık” kozu haline geldi.

Mart ayındaki ABD-İsrail saldırılarının ardından Tahran yönetimi, boğazı trafiğe fiilen kapatmış, 2 milyon dolarlık Bitcoin ödemesi talep etmiş ve Körfez'e giriş-çıkış ana rotalarını mayınladığını duyurmuştu.

Haberde, Donald Trump'ın çatışma sürecinde boğazı “ABD-İran ortak girişimiyle” yönetme olasılığından bahsettiği, Beyaz Saray'ın ise ücret ödeyen gemiler için "VIP" şeridi oluşturmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak diğer zamanlarda Trump ve rejiminin, İran'ın geçiş için zorunlu ücret talep etmesinin “kabul edilemez” olduğunu savunduğu vurgulanıyor.

Vance: "Uluslararası sular ücretsiz olmalı"

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance perşembe günü yaptığı açıklamada, uluslararası su yollarının "ücretsiz olması gerektiğini" söyledi.

Vance, anlaşmanın Ummanlılar, İranlılar ve Körfez ülkelerinin "gelecekte boğazlar için uygun bir güvenlik çerçevesi" üzerinde çalışmasını öngördüğünü ekledi.

Vance şu ifadeleri kullandı: "Bu ücretlendirmeyle ilgili değil, boğazların küresel ekonomi için bir darboğaz olarak asla bir daha kullanılmamasını sağlamakla ilgili."

FT'nin de bildirdiği gibi, Malacca Boğazı'nı kullanan ülkeler geçiş ücreti ödemek yerine, çevresel hasar tazminatı ve rota çalışmaları için gönüllü olarak bir fona katkıda bulunuyor. Japonya, bu fonun en büyük bağışçıları arasında yer alıyor.

60 günlük muafiyet ve Umman'ın tutumu

Hürmuz Boğazı'nın cuma günü trafiğe yeniden açılması planlanıyor. Anlaşma gereği İran, “en az 60 gün boyunca” geçiş için ücret talep etmeyecek. ABD Perşembe günü İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırdı.

Merkez Komutanlığı, gemilerin bölgede kalacağını ancak "tüm ABD askeri abluka uygulama çabalarının durdurulduğunu" bildirdi.

İran resmi ajansı ISNA'nın perşembe günü aktardığına göre, İran boğazın gelecekteki yönetimini Umman ile istişare içinde belirleyecek ve "denizcilik hizmetleri" terimi ücret tahsilatını da kapsıyor.

FT, İran'ın uluslararası deniz hukukunu düzenleyen BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf olmadığını hatırlattı.

FT’ye göre, Hürmüz'de ücret uygulamasına yönelik herhangi bir girişimin, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Körfez ülkeleri ve sektör kuruluşları tarafından “şiddetle” karşı çıkılması bekleniyor.

Boğazın batı tarafında karasuları bulunan Umman'ın ise karmaşık bir konumu var. FT'nin belirttiğine göre Umman, bazı Körfez ülkelerini ve ABD'yi “hayal kırıklığına” uğrattı.

Trump geçen ay Umman'ı "herkes gibi davranması, aksi halde havaya uçurmak zorunda kalacakları" konusunda uyardı. Umman resmi olarak ücret sistemini reddetse de savaş sırasında İran ile ücret olasılığını görüşmüştü.

Görüşmelere yakın bir kaynak FT'ye bu ay yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Umman, ücretlendirme fikrini hiçbir zaman düşünmedi ve uluslararası hukuka ve seyrüsefer özgürlüğüne bağlılığı sarsılmaz. Gelecekte, su yolunun çevresel iyileştirilmesi, kılavuzluk ve güvenlik dahil olmak üzere gelişmiş seyir yönetimini kapsayan hizmetler için yasal ücret olasılığını değerlendiriyoruz."

İran uyarılarına rağmen gemiler hareketleniyor

FT'nin haberine göre, anlaşmanın imzalanmasının ardından perşembe günü, büyük Çinli nakliye şirketi Cosco'ya ait tankerler ve bir İtalyan araba taşıyıcısı da dahil bazı gemiler boğazdan geçmeye başladı.

Bu hareketlilik, İran'ın yeni kurulan Fars Körfezi Boğaz Otoritesi'nin mürettebata gönderdiği şu uyarılara rağmen gerçekleşti:

"Yeni operasyonel statü resmen ilan edilene kadar Hürmüz Boğazı yakınlarında herhangi bir eylem, manevra veya seyirden kaçınılması talimatı verilmiştir."

Bazı gemicilik şirketleri risk değerlendirmelerini güncellediklerini veya gemilerin karinalarını temizleyerek ayrılmaya hazırladıklarını belirtti.

FT'nin Kpler veri analizine dayandırdığı haberde, bazı gemiler erken çıkış riskini alsa da en az 550 geminin Körfez'de mahsur kaldığı aktarıldı. Bunların 200'den fazlasının ham petrol ve petrol ürünleri tankerleri olduğu, çoğunluğunun petrol veya rafine yakıt yüklü olduğu belirtildi.