
YDH - Çin ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaretin ivme kazanması ve kıtadaki devletlerin büyük bölümü için gümrük vergilerinin kaldırılması, Pekin'in Batı merkezli finansal sisteme alternatif yaratma girişimlerini destekleyerek yuan kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
Reuters ajansının aktardığı Çin gümrük verilerine göre, Çin ile Afrika arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yüzde 18'e yakın artış gösterdi. Mayıs ayında 53 ülkeden yapılan ithalata yönelik gümrük vergilerinin düşürülmesinin, ticaret akışını ve yuan cinsinden yapılan takas hacmini daha da artırması bekleniyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan bir araştırma, Çin ile ticari bağların genişlemesine paralel olarak yuan kullanımının da arttığını ortaya koyuyor.
Çin yönetimi ise küresel ölçekte kendi para biriminin kullanımını teşvik etmek amacıyla yeni adımlar atacağını duyurdu. Gümrük tarifelerinin kaldırılmasının ardından Çin limanlarına Nijerya'dan yemlik kemik unu, Kenya'dan avokado yağı ve Güney Afrika'dan elma gibi çok sayıda Afrika menşeli ürün ulaşıyor.
Bu da yerel Afrika para birimlerinin yuan ile takas edilmesine yönelik talebi doğrudan artırıyor.
Afrika'da yuan kullanımına ilişkin doğrulanmış veri kısıtlı olsa da yeni ödeme platformları ve bazı ülkelerin borçlarını daha düşük borçlanma maliyetine sahip para birimlerine çevirmesi, Çin ile yapılan ticareti destekliyor.
Standard Chartered Kenya yetkilisi Birju Sangrajka, yuan cinsinden yapılan işlem hacminin arttığını, ancak Çin para biriminin şu aşamada doların yerini aldığına dair bir işaret gözlemlemediklerini belirterek yuanı tamamlayıcı bir unsur olarak gördüklerini ifade etti.
Güney Afrika merkezli Standard Bank, kasım ayında Çin'in Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi'ne (CIPS) bağlanan ilk Afrikalı ticari banka oldu ve ilk dört ayda bu sistem üzerinden 500 milyon dolarlık işlem gerçekleştirdi.
Standard Bank CIB bünyesinde görev yapan Yves Yang, gözlemledikleri işlemlerin büyük ölçüde Çin ile Afrika arasındaki ithalat ve ihracat faaliyetlerinden kaynaklandığını kaydederek CIPS'in daha fazla ülkede varlık göstermesi için çalıştıklarını aktardı.
Pekin yönetimi, gümrük tarifelerini kaldırarak Afrika'nın ihracatını desteklemeyi hedefliyor.
Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü He Yadong, tek taraflı önlemlerin ve korumacılığın Afrika ülkeleri için zorluklar yarattığı bir dönemde, Çin'in kendi büyük iç pazarının avantajlarını kullanıma sunduğunu dile getirdi.
Bankacılık sektörü temsilcileri, yuana geçişin doğrudan doların hakimiyetine meydan okumaktan ziyade ticaret hacmindeki büyümeyi yansıttığını bildiriyor.
Sangrajka, Standard Chartered Kenya'nın yuan cinsinden akreditif vermeye başladığını, bunun da Kenyalı müşterilerin dolar dönüşüm maliyetlerinden kaçınarak indirimler elde etmesine olanak tanıdığını açıkladı.
Çin ve aralarında Rusya'nın da bulunduğu bazı ülkeler doları devre dışı bırakacak ödeme kanalları geliştirirken bu durum, ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan para biriminden vazgeçilmesine yönelik uyarılarına neden oluyor.
Nijerya Özel Girişimi Geliştirme Merkezi Genel Direktörü Muda Yusuf, küresel ölçekte yaşanan sorunlardan birinin doların hakimiyetini azaltma arayışı olduğunu belirterek Çin'in yuan cinsinden takas işlemlerini teşvik ettiğini kaydetti.
Yusuf, Çin'e ihracat yapıldığında ödemenin yuan olarak alındığını ekledi.
Geçen yıl CIPS ile bağlantı anlaşması imzalayan Afrika İthalat-İhracat Bankası (Afreximbank), Çin'in kıtanın dış ticaretindeki payının yirmi yıl önceki yüzde 5 seviyesinden yaklaşık yüzde 20'ye yükseldiğini bildirdi.
Piyasanın diğer aktörleri de bu süreçte yeni fırsatlar görüyor. Togo merkezli olan ve Afrika'nın 34 ülkesinde faaliyet gösteren Ecobank ile Bank of China, bu yıl yuan ve yerel para birimleri cinsinden takas imkanı sunacak bir ürünü devreye almayı planlıyor.
Ecobank Genel Direktörü Jeremy Awori, Çin'in neredeyse anında takas imkanı sağlayabilecek kendi ödeme ve hesaplaşma altyapısını kurduğunu ifade etti. Bu da Kenya merkezli Sanmark Limited şirketinin sahibi olan Çin vatandaşı yatırımcı Qu Ming gibi isimler için olumlu bir gelişme teşkil ediyor.
50 çalışanı bulunan avokado yağı üreticisi şirket, işlemlerini dolardan yuana kaydırarak avantaj sağlamayı hedefliyor.
Qu, bu adımın döviz kuru açısından kendilerine yardımcı olacağını ve yuandaki daha düşük faiz oranları sayesinde borçlanma maliyetlerinin de azalabileceğini belirtti.
Çin'in Senegal, Etiyopya ve Kenya gibi ülkeler için en büyük çift taraflı alacaklı konumunda bulunması da yuanın Afrika'da yayılmasını kolaylaştırıyor. Kenya, geçen yıl Çin'den demiryolu inşaatı için aldığı üç krediyi dolardan yuana dönüştürerek yıllık faiz giderlerini yaklaşık 215 milyon dolar azalttı.
Zambiya ise 2025 yılı sonunda, döviz rezervlerini artırmak ve Çin'e olan borç servislerini kolaylaştırmak amacıyla Çinli şirketlerden madencilik ödemelerini ve vergileri yuan olarak kabul etmeye başlayacağını duyurdu.
Çinli yetkililer, nisan ayında yuan cinsinden dış ticaret hacminin yıllık bazda yüzde 14 artarak 4,38 trilyon yuana (647 milyar dolar) ulaştığını açıkladı, ancak Afrika özelindeki verilere yer verilmedi.
Bu eğilim, Çin pazarına yapılan avokado ihracatının 2022'deki haftalık 10 ila 20 konteyner seviyesinden yaklaşık 200 konteynere yükseldiği Kenya'da da gözlemleniyor.
Sevkiyat hacminin 2030 yılına kadar haftalık bin konteynere ulaşarak geleneksel olarak en büyük pazar konumundaki Avrupa'ya yapılan teslimatlarla eşitlenmesi bekleniyor.