
YDH - ABD ordusundan emekli Albay ve eski Pentagon Danışmanı Douglas Macgregor, tanınmış yayıncı Mario Nawfal'a verdiği özel mülakatta, küresel siyaset ve askeri stratejilere dair açıklamalarda bulundu.
Ortadoğu'daki mevcut çatışmaların ve küresel güç kaymalarının geleceğini değerlendiren askeri stratejist, bölgede uzun vadeli hakimiyet kuracak aktörleri işaret etti.
Macgregor, küresel askeri teknolojinin yayılmasıyla birlikte Batı'nın caydırıcılık tekelini kaybettiğini ve çok kutuplu yeni bir dünya düzeninin kurulduğunu vurguladı.
Bölgesel askeri kapasiteleri ve tarihi ittifakları değerlendiren Douglas Macgregor, İsrail'in stratejik hatalar yaptığını belirtti.
Geçmişte İsrail'e gerçekleştirdiği ziyaretlerde yetkililere doğrudan uyarılarda bulunduğunu aktaran Macgregor, şu ifadeleri kullandı:
"İsrail'e birçok kez yanlış ağaca havladıklarını söylemeye çalıştım. Sizin varoluşsal tehdidiniz İran değildir. İran, Pers medeniyeti, Pers dünyası ve Pers kültürü sizin düşmanınız değil. Sizin asıl sorununuz daha kuzeyde ve doğudadır; o da Türklerdir. Onlar çok farklıdır. Bu, son derece savaşçı, büyük bir cesarete sahip ve doğuştan savaşmaya meyilli bir halktır. Onlar doğal askerlerdir. Ben bunu kendi gözlerimle gördüm."
Türk askeri yapısıyla birlikte çalışma fırsatı bulduğunu dile getiren emekli Albay, "Militarist açıdan onlara son derece saygı duyuyorum, harika bir halktır. Ancak onlarla savaşa girmek istemezsiniz. İran konusunda karşınızda rasyonel bir aktör vardır. İsrailliler bunu kabul etmek istemese de İranlılar rasyoneldir; sizinle birlikte var olabilirler, onlarla konuşabilir ve iş yapabilirsiniz. Fakat Türkleri kışkırtırsanız bu sonuna kadar sürecek bir savaşa dönüşür" şeklinde konuştu.
Batı ittifak sistemlerinin geçerliliğini yitirdiğini savunan Macgregor, küresel kurumların gelecekte tasfiye olacağını öne sürdü. Batı dünyasının jeopolitik gerçekleri okumakta geç kaldığını belirten analist, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Batı'daki insanlara anlatmaya çalıştığım şey şudur: NATO'yu unutun. O artık varlığı olmayan ölü bir yapıdır, anlamsızdır. Avrupa Birliği denen oluşumla birlikte o da bir noktada ortadan kalkacaktır. Türkler yükselişte, İranlılar yükselişte. Hindistan, Basra Körfezi'ndeki kapanmalar nedeniyle şu an ciddi sorunlar yaşasa da tüm sorunlarına rağmen yükseliyor. Çin yükseliyor, Rusya yükseliyor. Bunlar antik ve orta çağ dünyasının büyük ulusları, büyük güçleri ve büyük halklarıdır."
Tarihsel bir kıyaslama yapan Macgregor, 1050 yılına dönülmesi durumunda Avrupa'nın kendi içinde savaşan küçük devletlerden ibaret olacağını, dünyanın geri kalanının ise tamamen farklı bir rotada ilerleyeceğini belirtti.
Avrupalıların keşifler dönemiyle birlikte ticaret yollarını değiştirerek zenginleştiğini ve teknolojiyi daha hızlı geliştirerek üstünlük sağladığını hatırlatan askeri uzman, bu üstünlük döneminin artık kapandığını ekledi.
Teknolojik gelişmelerin askeri alandaki tekelleri kırdığını ifade eden Macgregor, savunma sanayisindeki yeni dönemi şu sözlerle tanımladı:
"Teknoloji artık yayıldı. Koşullar değişti. Dünyanın diğer bölgelerindeki insanlar artık bizim yapabildiğimiz her şeyi yapabiliyor. Dünya değişiyor ve biz bu değişime ayak uydurmak istemedik. Bu savaşın gösterdiği şey, değişmek zorunda olduğumuzdur. İstediğiniz yere gemiyle veya uçakla gidip insanları zorla boyun eğdireceğiniz dünya geride kaldı. İranlıların yaptığını İsveçliler de yapabilir, Nikaragua'daki insanlar da yapabilir. Bu, uzay tabanlı ve karasal kesintisiz istihbarat, gözetleme ve keşif sistemlerini, her türlü uzun menzilli saldırı silahıyla birleştirme meselesidir."
Gelişen bu savunma mimarisini "istihbarat, gözetleme, keşif ve taarruz kompleksi" olarak adlandıran Macgregor, balistik füzeler, insansız hava araçları ve seyir füzelerinin entegrasyonuyla inşa edilen bu sistemlerin, yatırım yapan her ülkeyi geçilmez kılacağını belirtti.
Emekli Albay, "Artık kapıyı kırıp içeri giremez, birkaç asker ve tankla yürüyüp herkese sıraya girmesini söyleyemezsiniz. O dönem kapandı ve kapanması da gerekiyordu" dedi.
Yayıncı Mario Nawfal'ın Türkiye'nin yeni duyurduğu beşinci nesil savaş uçağı ve geliştirdiği insansız hava araçlarını hatırlatarak Türk ordusunun mevcut gücünü sorması üzerine Macgregor, şu cevabı verdi:
"Türk ordusunu kesinlikle dünyadaki ilk beş ordu arasında değerlendiririm. Sadece teknoloji ve ateş gücüne bakarak değerlendirme yapmak büyük bir hatadır. Bunlar son derece önemlidir ancak insan unsuruna da bakmanız gerekir. Türk askeri son derece dirençli ve serttir."
Kuzey ve Güney Koreliler gibi bazı halkların tarih boyunca mükemmel askerler yetiştirdiğini belirten Macgregor, askeri kültürün ve toplumsal yapının önemine dikkat çekti.
ABD'deki zorunlu askerlik sisteminin kaldırılmasının doğruluğuna değinen uzman, orduya sadece asker olmak isteyenlerin katılması gerektiğini belirterek, "Türklerin her askeri cenazesinde söyledikleri bir söz vardır: Her Türk asker doğar" ifadeleriyle mülakatı tamamladı.