Guardian: İsrailliler Trump'ın İran anlaşmasını ‘ihanet’ olarak görüyor

20 Haziran 2026

ABD ile İran arasında varılan anlaşma İsrail kamuoyunda geniş bir “hayal kırıklığı” yaratırken, birçok İsrailli “savaşın hedeflerine” ulaşılamadığını düşünüyor.

YDH- The Guardian'ın haberine göre, pek çok İsrailli ABD'nin İran ile müzakere ettiği anlaşmayı bir “ihanet” olarak değerlendiriyor. Yorumcular anlaşmayı, "İsrail'in korktuğundan bile daha kötü bir teslimiyet ve aşağılanma” olarak nitelendirdi.

Sadece İran'ın “çatışma öncesinden daha güçlü bir şekilde toparlanabileceği       yönünde yaygın endişe bulunmakla kalmıyor; aynı zamanda Lübnan'da dayatılan anlaşmanın, “İsrail'in kuzeyi için büyük bir tehdit olarak görülen Hizbullah ile mücadele kabiliyetini kısıtlayacağı” da belirtiliyor.

Gazeteye konuşan İsrailli siyasi strateji danışmanı ve uluslararası kampanya yöneticisi Udi Tenne, "İsrailliler Lübnan'daki savaşın adil bir savaş olduğuna inanıyor. İsrail'de yaşayan herkes İran ve Hizbullah'ın aynı olduğunu anlıyor" ifadesini kullandı.

Habere göre, Lübnan sınırına birkaç metre mesafedeki kuzey kasabası Metulla'da ise “öfke” hakim. Bir restoran işletmecisi olan Daniel Dorfmann, "Herkes [İran'a karşı] savaştan çok memnundu ancak ABD anlaşması İsrail için gerçekten iyi değil... Bu büyük bir hata" dedi.

Savaş hedeflerine ulaşılamadığı yönünde eleştiriler

Bazıları ise İsrail'in, “rejim değişikliği, İran'ın nükleer programının tahrip edilmesi ve balistik füzelerinin ortadan kaldırılması” şeklindeki savaş hedeflerine ulaşamamasını "tam bir başarısızlık" olarak nitelendirdi.

Daha da kötüsü, savaşa ABD ile "omuz omuza" başlayan İsrail'in çatışmayı, Washington tarafından marjinalleştirilmiş ve geçen hafta Donald Trump tarafından "küçük bir güç" olarak nitelendirilmiş halde sonlandırdığı belirtiliyor.

The Guardian'a göre, Netanyahu, Trump'a danışmanlık yapmak üzere Beyaz Saray'a davet edilmek yerine, Lübnan'da düzenlenen ve 3.900'den fazla kişinin hayatını kaybettiği operasyonların yol açtığı sivil kayıplar nedeniyle sert eleştirilere maruz kaldı.

Yedioth Ahronoth gazetesi yazarı Nadav Eyal, şu değerlendirmede bulundu: "Şok ve keder sözcükleri, İsrail'deki kurumların belirli kesimlerinde hissedilen duyguyu tarif etmekte yetersiz kalıyor. Yaralarına şimdi bolca tuz basılıyor."

Netanyahu'nun zorlu sınavı ve yaklaşan seçimler

The Guardian'ın aktardığına göre, 76 yaşındaki ve yolsuzluk davasında yargılanan Netanyahu, şimdi seçmenleri “yalnızca kendisinin İsrail'i güvende tutabileceğine” ikna etme gibi zorlu bir görevle karşı karşıya.

İsrail Demokrasi Enstitüsü'nde kamuoyu uzmanı olan Prof. Tamar Hermann, "Netanyahu hedeflerini bu kadar net tanımlarken bir tür kibir sergiledi. Bunları başaramadığınızda, vaatlerinizi yerine getiremez olarak görülürsünüz." ifadesini kullandı.

Habere göre, Rehovot, İsrail vatandaşı Filistinlilerin çok az yaşadığı bir kent olmasının yanı sıra, İsrail'deki seçmenlerin dörtte üçünü oluşturan Yahudi seçmenler için de bir “gösterge” niteliğinde.

Ulusal seçimlerin ekim ayında yapılması bekleniyor. Geçen hafta bir muhalefet partisi üst düzey yetkilisi, "Önümüzdeki seçimler büyük bir dönüm noktası olacak. Bunun ülke için ne kadar önemli olacağını abartmak zor" açıklamasında bulundu.

Gazeteye göre, Ekim 2023'teki Aksa Tufanı Operasyonu’na neden olan başarısızlıklar, Netanyahu'ya olan güveni destekçileri arasında bile derinden sarstı.

Gazetenin de belirttiği üzere, İsrail'in Gazze'de yürüttüğü ve çoğu sivil 73.000'den fazla kişinin hayatını kaybettiği soykırım savaşı, işgalci rejimin uluslararası alanda “yalnızlaşmasına” yol açtı.

İsrail halihazırda Gazze'nin yüzde 70'ini kontrol ediyor ancak Hamas, 2,3 milyonluk nüfusun büyük bölümü üzerinde hâlâ hakimiyetini sürdürüyor. Lübnan'da Hizbullah'a karşı yürütülen ardışık operasyonların ise “sonuçsuz” kaldığı belirtiliyor.

Netanyahu'ya bağlılığını sürdürenler de var

The Guardian, tepkilere rağmen Netanyahu'ya sadakatini koruyanların da bulunduğunu belirtti. Geçen hafta kararsız seçmenlere İran'a karşı en iyi kimin duracağı sorulduğunda, yüzde 43'ü Netanyahu liderliğindeki bir koalisyonu işaret etti.

Analistlere göre bu tür eğilimler, önümüzdeki seçimlerin “çok çekişmeli” geçebileceğine işaret ediyor.

Toplumsal bölünmeler ve ortak zemin arayışı

The Guardian'ın haberinde yer alan ifadelere göre, Rehovot'ta doktor olan 34 yaşındaki Lee Novick, İsraillilerin pek çok konuda “her zamankinden daha bölünmüş” olduğunu söyledi: "Netanyahu bizi bölmeye çalıştı ve bu işe yaradı. Bu yıllardır sürüyor. Bu arada kimse temel şeyleri umursamıyor, örneğin ev fiyatları veya enflasyon."

Novick "İran yok etmek istediğini söylediğinde inanıyorum. Neden inanmayayım? Ancak bu hükümet savaşı, bölücü yasaları çıkarmak ve iktidarda kalmak için sömürüyor" ifadesini kullandı.

Muhalefet partisi yetkilileri de Yahudi İsraillilerin her zamankinden daha bölünmüş olduğunu belirtti. Bir yetkili, "İsrailliler birbirini duymazdan geliyor. Ortak zemin mevcut değil." dedi.

Habere göre, daha yakın vadede ise çoğunluk Lübnan'daki savaşı “destekliyor” ve Ortodoks topluluklara askerlikten muafiyet tanıyan yasalara şiddetle karşı çıkıyor.

Rehovot'ta 55 yaşındaki Dahlia Perez, geçen haftanın olaylarının kendisine "barışın asla gelmeyeceğini" öğrettiğini söyledi.