Colani: Lübnan'a girmek gibi bir niyetimiz yok

21 Haziran 2026

HTŞ lideri Colani, Lübnan krizinin savaşla değil diyalog, ekonomik iş birliği ve güvenlik garantilerini içeren kapsamlı bir çözüm planıyla aşılabileceğini savundu.

YDH- Suriye'deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) rejiminin lideri Colani, el-Meşhed TV’den Toni Halife'ye verdiği özel röportajda Lübnan krizine dair kapsamlı bir çözüm stratejisi ortaya koydu.

Lübnan’ın içinden geçtiği hassas süreçte HTŞ'nin yaklaşımını "çözümün bir parçası" olarak tanımlayan Colani, krizin sadece askeri yöntemlerle değil, ekonomik ve siyasi adımları içeren bütüncül bir paketle aşılabileceğini belirtti.

Colani, Lübnan’ın "ya savaş ya da iç savaş" sarmalına hapsedilmesine karşı çıkarak, istikrar için üçüncü bir yolun aranması gerektiğini vurguladı.

Hizbullah ile diyalog kurma konusuna açık kapı bırakan HTŞ lideri, "Eğer bu diyalog Lübnan’ın çıkarına ise ve Suriye’nin güvenliğini güvence altına alıyorsa neden olmasın?" ifadesini kullandı.

HTŞ lideri Colani, Hizbullah’ın Suriye savaşına müdahil olmasının yanlış bir karar olduğunu belirterek, bunun bedelini hem Suriye halkının hem de bölge ülkelerinin ödediğini söyledi.

Hizbullah’ı Suriye’de işlenen suçlara ortak olmakla suçlayan Colani, ülkede halen kayıpların ve toplu mezarların yarattığı derin yaraların kapanmadığını ifade etti.

Buna rağmen Lübnan’ın geçmişte Suriye’nin yaşadığı yıkıcı savaş ve çatışma ortamına sürüklenmesini istemediklerini vurgulayan Colani, bölgenin artık çatışmalar yerine kalkınma ve yeniden imara yönelmesi gerektiğini söyledi.

Suriye ile Lübnan arasında askeri değil ekonomik ilişkiler kurmayı hedeflediklerini belirten Colani, Akdeniz’in ticaret ve lojistik açısından artan önemine dikkat çekerek Lübnan’ın da bu fırsatlardan yararlanması gerektiğini kaydetti.

“Askeri yolu denedik ve felaketlerini gördük, şimdi ekonomik yolu deneyelim” diyen Colani, bölgesel iş birliği ve ekonomik entegrasyon çağrısında bulundu ve ekledi:

“Bizim Hizbullah ile derin bir sorunumuz var; ancak bütün Lübnan’ın bunun bedelini ödemesini istemiyoruz. Amacımız, Lübnan’ı ayakta tutarken Hizbullah sorununu çözmektir.”

Şii kesimin güvenliğinin sağlanması ve Hizbullah’ın Lübnan devlet yapısı içinde bir yere sahip olması gerektiğini belirten Colani, ancak devlet otoritesinin dışında karar alan yapıların istikrarı zorlaştırdığına dikkat çekti.

Lübnan ve Suriye arasındaki güvenlik ve ekonomi damarlarının ayrılmazlığına işaret eden Colani, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmelerde de bu konunun gündeme geldiğini açıkladı.

Geleneksel yöntemlerin krizden çıkış için yetersiz olduğunu savunan HTŞ lideri, "Savaşın durdurulması, ekonomik iş birliğinin yeniden kurulması ve tarafların güvenlik endişelerini gideren yaratıcı çözümler şart" dedi.

Şam’ın Lübnan'a müdahale etme niyetinde olmadığını, tam aksine Lübnan kurumları aracılığıyla istikrarı destekleyen "destekleyici bir rol" üstlenmek istediğini ifade etti:

''Başkan Trump, Lübnan’daki mevcut durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi ve oradaki çatışmaları sona erdirmenin yollarını konuşuyordu. Ardından, Suriye’nin Lübnan’da bir çözüm bulunması konusunda bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Bu sözler, sanki yarın sabah Suriye ordusu Lübnan’a girecekmiş gibi anlaşıldı ki bu tamamen yanlış bir yorum. Basına yansıyan kısım buydu ancak Başkan Trump’ın asıl kastettiği, Lübnan’daki gidişattan duyduğu hoşnutsuzluktu ve şu an alternatif çözümler arıyor. Belki de Suriye’nin, Lübnan devlet kurumları üzerinden olumlu bir katkı sağlaması mümkün olabilir.''

Suriye-Lübnan ilişkilerinde "vesayet dönemi" vurgusuna karşı çıkan Colani, ''Suriye halkının da önceki rejimden büyük acılar çektiğini'' hatırlatarak yeni dönemin iş birliğine dayalı olması gerektiğini vurguladı:

"Hizbullah'ın silahlarını bırakması için Suriye ordusunun Lübnan'a girmesi söz konusu değildir; bu geçmişte kalan bir sayfadır. Lübnan ve Suriye arasındaki ilişki, askeri değil, ekonomik bir arter üzerinden yeniden kurulmalıdır. Suriye'nin Lübnan'daki rolü, Lübnan devlet kurumlarını desteklemek ve tüm taraflar arasında güvenli bir çözüm yolu bulmak için pozitif bir rol olacaktır."

Suriye’nin bölgesel ve uluslararası aktörlerle kurduğu ekonomik ve siyasi ilişkileri model alan Colani, "Lübnan’daki krizin çözümünde komşu ülkeler ve uluslararası toplumla koordinasyon içindeyiz. Suriye’nin Lübnan’a her gün uzattığı bir el var; yeter ki Lübnan devleti bu istikrar kapısını kabul etsin" diye konuştu.