
YDH- Times of Israel'in aktardığı ve pazar günü yayımlanan bir ankete göre, İsrailli yerleşimcilerin büyük çoğunluğu İran'a karşı yürütülen savaşa ve ardından Tahran ile Washington arasında varılan anlaşmaya olumsuz bakıyor. Katılımcıların yüzde 92,1'i, süreçten galip çıkan tarafın “İran olduğunu” düşündüğünü belirtti.
17-20 Haziran tarihleri arasında, işgal altındaki Kudüs'teki İbrani Üniversitesi ile Agam Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ve 3 bin 644 kişinin katıldığı anket, ABD-İran anlaşmasının ardından İsrail kamuoyundaki eğilimleri ortaya koydu.
Anket sonuçlarına göre, Başbakan Benyamin Netanyahu liderliğindeki sağ blok seçmenleri arasında dahi katılımcıların yüzde 93,1'i İran'ın kazanan taraf olduğu görüşünü paylaştı.
Savaşın sonuçlarına yönelik memnuniyetsizlik
Katılımcıların yüzde 82,9'u, İran'a karşı altı hafta süren askeri harekâtın "İsrail'in uzun vadeli güvenliğini zayıflattığını" düşündüğünü ifade etti.
Ayrıca, yüzde 86'lık kesim, ABD ile İran arasında Tel Aviv'in katılımı veya koordinasyonu olmaksızın yapılan anlaşmaya ve savaşın sonuçlarına “olumsuz” yaklaştığını belirtti.
Ankette, yerleşimcilerin yüzde 87,8'i İsrail'in saldırıyı başlatırken ilan ettiği hedeflere “ulaşamadığını” veya “yalnızca bir kısmını” gerçekleştirebildiğini söyledi.
İsrail ve ABD, savaşın hedefleri arasında İran'ın nükleer programının ve füze kapasitesinin ortadan kaldırılmasının yanı sıra yönetimin devrilmesini de göstermişti.
Netanyahu'ya güven aşınıyor
Sonuçlar, İsrail yönetimine yönelik daha geniş çaplı bir güven krizine de işaret etti. Katılımcıların yüzde 72,5'i, Netanyahu'nun "İsrail'in büyük kazanımlar elde ettiği ve varoluşsal bir tehdidi ortadan kaldırdığı" yönündeki açıklamalarına inanmadığını söyledi.
Ayrıca yüzde 56,4'lük kesim Netanyahu'nun savaşı yönetme biçimini "başarısız" veya "kötü" olarak değerlendirirken, yalnızca yüzde 26,5'i yönetimini "iyi" ya da "mükemmel" buldu. Katılımcıların yüzde 17,1'i ise performansı "kabul edilebilir" olarak nitelendirdi.
Başbakanlık desteğinde düşüş
Anket, Netanyahu'nun siyasi açıdan da bedel ödediğini ortaya koydu. Mart ayı başında başbakan olarak görevine devam etmesini destekleyenlerin oranı yüzde 40,5 seviyesindeyken, bu oran haziran ayında yüzde 29,4'e geriledi.
Araştırma ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaş ve sonrasındaki gelişmeleri ele alış biçimine yönelik “rahatsızlığın” da yaygın olduğunu gösterdi.
Özellikle İran ile yapılan ve İsrail'de yoğun şekilde eleştirilen anlaşma nedeniyle Trump'ın tutumuna yönelik “olumsuz görüşler” öne çıktı.
Katılımcıların yüzde 69,1'i Trump rejiminin savaş sürecindeki performansını "başarısız" veya "kötü" olarak değerlendirirken, yalnızca yüzde 10,8'i bunu "iyi" ya da "mükemmel" olarak nitelendirdi.
Lübnan'a karşı yeni saldırılara destek
Anket, aynı zamanda Hizbullah'a karşı askeri operasyonların sürdürülmesine yönelik desteğin devam ettiğini de ortaya koydu.
Katılımcılara, Trump ile görüş ayrılığına yol açsa bile Hizbullah'a karşı “yeniden kapsamlı bir askeri operasyon başlatılması ve Beyrut'a saldırılar düzenlenmesi” seçeneği soruldu.
Bu seçeneği yüzde 48,2 desteklerken, yüzde 20,9 karşı çıktı. Katılımcıların yüzde 30,9'u ise kararsız olduğunu belirtti.
"Tam zafer" hedefi sorgulanıyor
Anketin son bölümünde katılımcılara, 7 Ekim 2023'ten bu yana Hamas ve Hizbullah'a karşı yürütülen savaşların, Netanyahu hükümetinin sıkça dile getirdiği "tam zafer" hedefine ulaşıp ulaşmadığı soruldu.
Katılımcıların yalnızca “yüzde 12,2'si” İsrail'in bu hedeflerin büyük bölümünü gerçekleştirdiğini düşündüğünü ifade etti.
Ankette "tam zafer" kavramı; “Hamas yönetiminin Gazze'den uzaklaştırılması, esirlerin geri getirilmesi ve Hizbullah tehdidinin ortadan kaldırılması” gibi hedeflerle tanımlandı.
Buna karşılık katılımcıların yüzde 61,3'ü İsrail'in bu hedeflere "hiç ulaşamadığını" belirtirken, yüzde 26,5'i ise “bazı hedeflerin gerçekleştirildiği” görüşünü dile getirdi.
Anket, 17 yaş ve üzerindeki 3 bin 644 İsrailli yerleşimciyi kapsayan ve nüfus yapısını yansıtacak şekilde ağırlıklandırılmış bir örneklem üzerinde 17-20 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirildi.