İsrail'de Lübnan mutabakatı alarmı: ‘En büyük kaybeden biziz’

23 Haziran 2026

İsrail'de siyasi ve askeri çevreler, Luzern görüşmeleri sonrasında oluşan yeni Lübnan mekanizmasının Tel Aviv'in hareket alanını daralttığını ve İran'ın bölgesel rolünü güçlendirdiğini savunuyor.

İsrail'de rahatsızlık büyüyor

İsviçre görüşmelerine ilişkin “olumlu hava” İsrail'de “karşılık bulmazken”, İsrailli siyasi ve askeri çevreler son gelişmelerin "en büyük kaybedeninin" İsrail olduğunu düşünüyor.

Luzern bildirisi ve Lübnan'da "çatışmayı önleme birimi" kurulacağının açıklanmasının ardından İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, İsrail ordusunun Güney Lübnan'da "tam hareket özgürlüğüne" sahip olduğunu savundu.

Netanyahu, "Kuzey yerleşimlerinin sakinlerine veya askerlerimize yönelik herhangi bir tehdidi engellemek için güçlerimiz tam hareket serbestisine sahiptir." dedi.

İsrail'in Güney Lübnan'daki "güvenlik kuşağında" ihtiyaç duyulduğu sürece kalacağını da sözlerine ekledi. Ancak Netanyahu'nun açıklamaları İsrail içinde eleştirilere yol açtı.

Eski Başbakan Naftali Bennett, Netanyahu'ya hitaben, "Lübnan'da hareket özgürlüğünden söz ediyorsun ama aynı zamanda askerlerimizin ellerini bağlıyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Kanal 14 muhabiri Hillel Biton Rosen de "söylenenlerle sahadaki gerçekliğin birbirinden farklı olduğunu" belirterek son 48 saatte Güney Lübnan'da herhangi bir saldırı gerçekleşmediğine dikkat çekti.

Kanal 15'in askeri analisti Yossi Yehoshua ise İsviçre'de ortaya çıkan sonucu "İran karşısında Amerikan teslimiyeti" olarak nitelendirdi.

Yehoshua, anlaşmanın İran'ı Lübnan'daki denetim ve gözetim mekanizmasının parçası haline getirdiğini savunarak, "Buna Vance'in açıklamalarını da eklediğinizde İsrail açısından bir felaket ortaya çıkıyor." dedi.

Yeni mekanizmada İsrail yok

Kanal 12 muhabiri Barak Ravid ise Netanyahu'nun Lübnan dosyasında "histerik" davrandığını öne sürdü.

Ravid, bir ABD'li yetkilinin kendisine İsrail'in düzenlemelerin dışında bırakılmadığını ve Washington ile Tel Aviv arasında doğrudan koordinasyon bulunduğunu söylediğini aktardı.

Buna rağmen İsrailli yetkililerin Lübnan konusunda varılan yeni mutabakatların önceki döneme kıyasla “İsrail'in çıkarlarına hizmet etmediği” görüşünde olduklarını belirtti.

Joe Biden dönemindeki önceki mekanizmada “İsrail'in daha geniş hareket alanına sahip olduğu” kaydedildi.

Yeni düzenlemeler kapsamında ise İsrail'in yalnızca "acil ve doğrudan tehdit" oluşturan hedeflere karşı ve sadece "sarı hat" içinde hareket edebileceği ifade edildi.

Önceki mekanizmada Fransa, ABD, İsrail ve Lübnan yer alırken yeni yapıda İran, Katar, Pakistan, Lübnan ve ABD'nin bulunduğu, İsrail'in ise mekanizma dışında kaldığı belirtildi.

Ayrıca, önceki dönemde koordinasyonun Hizbullah'ın silahsızlandırılması amacıyla Lübnan ordusuyla yürütüldüğü, yeni mekanizmada ise odak noktasının İsrail ordusu ile Hizbullah arasında çatışmanın önlenmesi olduğu ifade edildi.