
YDH- Somaliland’ın son dönemde İsrail'le geliştirdiği diplomatik ilişkiler, Afrika Boynuzu'ndan Doğu Akdeniz ve Güney Asya'ya uzanan yeni bir jeopolitik yeniden yapılanmanın parçası olarak değerlendiriliyor.
The Jerusalem Post'ta 22 Haziran'da yayımlanan analizde, Londra merkezli, İran Devrimi'ne muhalif Farsça yayın yapan eski Manoto TV Genel Yayın Yönetmeni Tina Gazimurad, bölgesel gelişmeleri “İsrail'in güvenlik perspektifinden” değerlendirdi.
Gazimurad, Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullah'ın İsrail ziyaretinin, İsrail, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan ve Somaliland arasında şekillenen "yeni bir stratejik çerçevenin işareti" olduğunu ileri sürdü.
Analizde, "Somaliland cumhurbaşkanının İsrail ziyareti tarihi bir andı. Batı Asya ile Doğu Akdeniz'in jeopolitik haritası, tarafsızlık anlayışından açık güvenlik hesaplarına doğru köklü biçimde yeniden şekilleniyor." ifadelerine yer verildi.
Hindistan'ın bölgesel rolü
Gazimorad, Hindistan Başbakanı Narendra Modi döneminde Yeni Delhi'nin dış politikasında önemli bir değişim yaşandığını ileri sürdü.
Analize göre Hindistan, Güney Asya, Körfez, Doğu Akdeniz ve Doğu Afrika'yı birbirine bağlayacak kıtalar arası güvenlik ve ekonomi koridorunun başlıca mimarlarından biri olmaya çalışıyor.
Gazimurad, Modi'nin Şubat 2026'da İsrail'e yaptığı ziyaret sırasında iki ülke ilişkilerini "tam bir inanç" temelinde tanımlamasını, Hindistan dış politikasındaki dönüşümün göstergesi olarak değerlendirdi.
Analizde ayrıca, Hindistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında Mayıs 2026'da imzalanan savunma, siber güvenlik ve istihbarat anlaşmalarının, Yeni Delhi, Abu Dabi ve Tel Aviv arasındaki entegrasyonu derinleştirdiği öne sürüldü.
Babülmendep'in önemi
Gazimurad, Somaliland'ın Aden Körfezi ve Babülmendep Boğazı üzerindeki konumunun, önerilen “stratejik yapının” temel unsurlarından biri olduğunu savundu.
Analizde, Babülmendep'in Hint Okyanusu'nu Kızıldeniz ve Akdeniz'e bağlayan kritik deniz ticaret hattı üzerinde bulunduğu belirtilerek, Somaliland'ın bu güzergâh üzerindeki denetiminin “stratejik önem” taşıdığı ifade edildi.
Berbera Limanı'nın ise özellikle Etiyopya başta olmak üzere Doğu Afrika pazarlarına açılan önemli bir lojistik merkez olabileceği ileri sürüldü.
Gazimurad ayrıca, Somaliland ile İsrail arasında gelişen güvenlik iş birliğinin “Babülmendep çevresindeki deniz gözetleme kapasitesini artıracağını ve deniz yolunun güvenliğini güçlendireceğini” iddia etti.
Yunanistan ve İran değerlendirmesi
Analizde, Yunanistan'ın “Türkiye ile yaşadığı gerilimler” nedeniyle İsrail ve bölgedeki ortaklarıyla savunma, enerji ve istihbarat alanlarındaki iş birliğini derinleştirdiği belirtildi.
Gazimurad, oluşan yapının “yalnızca güvenlik odaklı bir düzenleme değil, aynı zamanda mevcut altyapı projelerine alternatif oluşturacak ekonomik bir koridor” niteliği taşıdığını savundu.
Yazının dikkat çeken bölümlerinden birinde ise uzun vadede bu yapının "özgür bir İran" olmadan tamamlanamayacağı iddia edildi.
Gazimurad, İran'da yaşanacak siyasi dönüşümün Çabahar Limanı merkezli ulaştırma koridorları üzerinden Basra Körfezi, Orta Asya, Avrupa ve Hint Okyanusu arasında yeni ticaret bağlantıları oluşturabileceğini öne sürdü.
Analizde, böyle bir dönüşümün Hindistan, Körfez ülkeleri, Orta Asya ve Avrupa arasındaki ekonomik bağları güçlendireceği, aynı zamanda mevcut jeopolitik güç merkezlerine olan bağımlılığı azaltacağı savunuldu.
Yazının sonunda Gazimurad, Asya diplomasisinde geleneksel tarafsızlık anlayışının yerini “güvenlik ortaklıkları, ekonomik rekabet ve teknoloji iş birliklerinin” aldığını ileri sürdü.