
YDH - ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun dün Bahreyn’in başkenti Manama’da Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanlarıyla gerçekleştirdiği ve İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın Körfez güvenliğini garanti altına alması gerektiği yönünde güvence vermeyi amaçlayan toplantı, bölgedeki güvenlik mimarisine dair tartışmaları yeniden başlattı.
Savaş sürecinde ABD’nin Körfez ülkelerini gerilime dahil etme çabaları ve İran ile imzalanan mutabakat zaptı sonrasında Washington’ın bölge üzerindeki nüfuz arayışı sürerken, Hürmüz Boğazı’ndaki rota anlaşmazlığı askeri ve diplomatik bir krize dönüştü.
ABD’nin diplomatik baskıları sonucunda Umman, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun 60 günlük süre boyunca ücretsiz ve güvenli geçiş için belirlediği rotaya alternatif olarak kendi karasularındaki geçiş koridorunu kullanıma açtığını duyurdu.
Bu hamleye sert tepki gösteren Tahran yönetimi, koordinasyon dışı rotaların güvenli geçiş garantisi kapsamında olmadığını açıkladı. Bu karşılıklı açıklamaların ardından Umman’ın güneydoğusunda, Hürmüz Boğazı’na 7,5 deniz mili mesafede kimliği belirsiz bir mühimmatla hedef alınan bir kargo gemisinin köprü üstünde hasar meydana geldi.
Bloomberg, saldırının ardından Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı yönüne giden bazı gemilerin rotalarından geri döndüğünü, Uluslararası Denizcilik Örgütünün (IMO) ise boğazda mahsur kalan gemi ve mürettebatın tahliyesini geçici olarak askıya aldığını bildirdi.
Wall Street Journal gazetesine konuşan ABD’li yetkililer, Singapur bayraklı kargo gemisine düzenlenen saldırının arkasında İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun olduğunu öne sürdü.
Buna karşılık İran Hürmüz Boğazı Kurumu, belirlenen güvenli geçiş koridorunun dışındaki rotaları kullanan gemilerin güvenlik garantisi altında olmayacağını ve yetkisiz rotaların tercih edilmesinden doğacak tüm sorumluluğun gemi sahipleri ile yatırımcılara ait olduğunu duyurdu.
Umman resmi ajansının aktardığına göre ise Maskat yönetimi, IMO ile koordineli olarak tüm gemilerin kullanımına açık geçici bir deniz koridoru oluşturdu.
Umman Deniz Güvenliği Merkezi, sosyal medya platformu X üzerinden yayımladığı haritada, Umman geçiş koridorunu kullanacak gemiler için rota, tahmini geçiş süresi ve hız limitlerine dair teknik detayları paylaştı. Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi de boğazdaki geleceğe yönelik seyrüsefer düzenlemelerinin herhangi bir geçiş ücreti dayatmasını içermediğini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı konusunda Tahran ile işbirliği yapması durumunda Umman’ı hedef alan sert tehditlerinin ardından Maskat’ın bu adımı atması, İran askeri makamlarının tepkisini çekti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, İran ile koordinasyon kurulmadan ilan edilen rotaların kabul edilemez ve tehlikeli olduğunu açıkladı.
Gelişmeler üzerine İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Ummanlı mevkidarışı Bedr el-Busaidi telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Arakçi'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre iki bakan, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini ve 60 günlük geçici önlemleri ele alarak teknik işbirliği ve ikili istişarelerin sürmesi gerektiğini belirtti.
Bakanlar ayrıca, İran heyetinin yakın zamanda Maskat’a gerçekleştirdiği ziyaretin sonuçlarından memnuniyet duyduklarını ifade ederek ortak konuların diplomatik kanallardan takibini kararlaştırdı.
Manama’daki toplantının ardından yayımlanan ve ABD’nin bölge politikasını yansıtan ortak bildiride, İran’ın nükleer silah geliştirmesinin önlenmesi ve bölgedeki askeri faaliyetlerinin durdurulması çağrısı yapıldı.
Bildiride, bölgesel barışın sağlanması için İran’ın füze ve insansız hava aracı programları ile bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin engellenmesi gerektiği savunuldu.
Ayrıca Hürmüz Boğazı üzerinde herhangi bir geçiş ücreti, vergi veya denetim kurulması girişimlerine karşı çıkılacağı belirtilirken, İran ile yapılacak herhangi bir ticaret veya yatırımın, Tahran'ın mutabakat zaptı ve nihai anlaşma şartlarına uymasına bağlı olduğu kaydedildi.
Ortak bildiride Lübnan konusuna da değinilerek, İsrail ile Lübnan arasında ABD ara buluculuğunda yürütülen müzakereler memnuniyetle karşılandı ve bu sürecin diğer bölgesel çatışmalarla ilişkilendirilmemesi talep edildi.
Bildiride Lübnan’daki tüm silahlı grupların silahsızlandırılması ve devletin silah tekelini yeniden tesis etmesi gerektiği vurgulandı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio toplantıyı "önemli" olarak nitelendirerek ortak hedeflerinin bölgede güvenlik ve istikrar olduğunu söyledi.
İran ile yürütülen müzakerelerde müttefiklerinin çıkarlarının korunacağını belirten Rubio, ABD'nin şu ana kadar İran'a herhangi bir fon aktarmadığını ve Körfez ülkeleriyle İran’ın yeniden imarı için bir fon kurulması konusunu görüşmediklerini ifade etti.