ABD ve Körfez'den Hürmüz bildirisi

26 Haziran 2026

Washington ile Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı'nda serbest deniz ulaşımının sürdürülmesini isterken, İran ile ekonomik ilişkilerin mutabakata bağlı olacağını açıkladı.

YDH- Amerika Birleşik Devletleri ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), perşembe günü yayımladıkları ortak bildiride Hürmüz Boğazı'nda ücret alınmasına karşı çıktı.

Bildiride ayrıca, 17 Haziran'da Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptı memnuniyetle karşılanırken, Lübnan'ın egemenliği ile Gazze sakinlerinin geri dönüş hakkına destek yinelendi.

Bildiri, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile KİK Bakanlar Konseyi, dönem başkanı olan Bahreyn Dışişleri bakanının eş başkanlığında Bahreyn'in başkenti Manama'da düzenlenen bakanlar toplantısının ardından yayımlandı.

Toplantıya KİK üyesi ülkelerin dışişleri bakanları ile KİK genel sekreteri de katıldı.

Hürmüz Boğazı vurgusu

İran konusunda bakanlar, "ABD ile İran arasında 17 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptını" memnuniyetle karşılarken, Pakistan ile Katar'ın üstlendiği arabuluculuk rolünü takdir ettiklerini ifade etti.

Taraflar ayrıca, görüşmelerin bildiride "çatışmaların daha kalıcı biçimde sona erdirilmesi" ve "İran'ın hiçbir zaman nükleer silah geliştirmemesi ya da edinmemesi" şeklinde tanımlanan ortak hedef doğrultusunda sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Bildiride Hürmüz Boğazı'na da değinilerek, boğazın yeniden ulaşıma açılmasının önemine vurgu yapıldı. "Uluslararası hukukun güvence altına aldığı geçiş hakkı da dahil olmak üzere serbest, koşulsuz ve kısıtlamasız deniz ulaşımının bölgesel ve küresel güvenlik açısından hayati önem taşıdığı" ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, "Boğaz üzerinde kontrol kurulmasına yönelik her türlü girişimi ile geçiş ücreti veya harç uygulanmasını" reddettiklerini açıkladı. Bununla birlikte Umman ile Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün bölgede mahsur kalan 11 binden fazla denizcinin tahliyesine ilişkin planını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Bildiride, Tahran ile ekonomik ilişkilerin ise İran'ın mutabakat zaptı ve nihai anlaşmaya uymasına bağlı olacağı ifade edildi.

Metinde, "İran ile ticaret ve yatırımın koşullu ve geri alınabilir olduğu, bunun İran'ın mutabakat zaptına ve nihai anlaşmaya uymasına, istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini durdurmasına ve ekonomik iş birliği için gerekli koşulları oluşturmasına bağlı bulunduğu" kaydedildi.