Trump'ın Suriye planına Tahran'dan kırmızı çizgi uyarısı

26 Haziran 2026

ABD'nin Suriye'yi Lübnan sınırında Hizbullah'a karşı bir cephe açmaya zorlama girişimi, Tahran'ın bölgedeki diplomatik uyarılarına ve Colani'nin çekincelerine takılırken; Türkiye'nin müdahaleyi önleme konusundaki güvencelerinin süreci kilitlediği bildiriliyor.

YDH- ABD Başkanı Donald Trump’ın, Colani rejimini Hizbullah’a karşı kuzeyden yeni bir cephe açmaya zorlama planı, bölgedeki stratejik dengeleri yeniden tartışmaya açtı. 

İran'dan yayın yapan Muhallil adlı telegram kanalının analizine göre, Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) rejimi üzerinde baskı kurarak Lübnan’daki direniş hattını zayıflatmayı hedefleyen bu plan, Suriye’nin iç dengeleri, bölgesel aktörlerin tavrı ve sınır hattındaki yoğun askerî yığınak nedeniyle oldukça karmaşık bir sürece işaret ediyor.

Washington rejimi, Colani'yi İsrail’in Hizbullah ile olan savaşında bir "vekil güç" olarak devreye sokmayı hedeflerken, HTŞ içinde bu fikre karşı ciddi bir tereddüt hâkim.

ABD içinde bazı çevrelerin Suriye’yi "İran ekseninden koparılan başarı modeli" olarak kurgulama arzusuyla çelişen bu baskı, HTŞ rejiminde tam bir uzlaşıya sahip değil. Ebu Enes Hattab gibi etkili isimlerin ve Colani rejiminin, İsrail’in çıkarlarına hizmet edecek böylesi bir "Hizbullah ile çatışma" senaryosuna mesafeli durduğu belirtiliyor.

Colani’nin, doğrudan savaşa girip bir bataklığa saplanmak yerine, sınır hattını kontrol altında tutmayı ve daha sınırlı operasyonel hedeflere yönelmeyi tercih eden "orta yol" siyaseti izlediği gözlemleniyor.

Analiz, sınır hattında son bir yıldır devam eden yoğun askerî hareketliliğe dikkat çekiyor.

Lübnan sınırına yaklaşık 5 bin Suriyeli paralı askerin FPV tipi modern İHA'larla donatılmış olarak konuşlandırıldığı, bu birliklerin eğitiminde Ukraynalı subayların rol aldığı iddiaları öne çıkıyor.

Ebu Malik et-Telli komutasındaki bu yapılanmanın, Hizbullah’ın dikkatini dağıtmaya yönelik bir "aldatma planı" olabileceği üzerinde de duruluyor.

Özellikle Suriye, BAE, Ukrayna ve Somaliland gibi aktörlerin bölgede artan görünürlüğü, "direniş eksenine karşı üçüncü tarafların güçlendirilmesi" şeklinde yorumlanıyor.

Trump’ın Şam üzerindeki "Lübnan’a girme" baskısı, Tahran’ın radarına girmiş durumda.

Tahran, Türkiye’ye yönelik yaptığı temaslarda, Suriye topraklarının Netanyahu’nun Lübnan’daki başarısızlıklarını telafi etmek için "günah keçisi" olarak kullanılmasına müsamaha gösterilmeyeceğini açıkça iletti.

Türk yetkililerin ise bu tarz bir müdahalenin önlenmesi noktasında ciddi güvenceler verdiği ve Colani ve ekibinin ABD taleplerine uyma eğiliminde olmadıklarını belirttikleri ifade ediliyor.

Türkiye’nin Colani rejimi üzerindeki etkisinin, İsrail’in bölgedeki uzun vadeli stratejik hamlelerini dengelemede kilit bir role sahip olduğu değerlendiriliyor.