
YDH- İsrail Kanal 13 televizyonunda Raviv Drucker’ın sunduğu programda, Washington’da imzalanan Lübnan-İsrail çerçeve anlaşmasının perde arkası tartışıldı.
[video]
Gazeteci Drucker, "Alon, görünüşe göre Lübnan Devleti'ni bir iç savaşa doğru sürüklüyoruz" ifadesini kullanırken, "Belki de bu bizim için o kadar da kötü değildir; bırakalım Lübnan hükümeti Hizbullah ile savaşsın" sözleriyle değerlendirdi.
Program konuğu Alon ise bu değerlendirmeye "Baştan beri hedef buydu" yanıtını verdi. Ancak Lübnan hükümetinin mevcut şartlarda Hizbullah ile çatışmaya girme kapasitesine dair şüphelerini dile getiren Alon, "Şu anda, mevcut durumda bunu yapacak gücü olduğundan pek emin değilim" açıklamasını yaptı.
Alon, Lübnan’daki durumu "yeni sinyaller" üzerinden değerlendirirken, Litani Nehri üzerindeki köprülerin hedef alınmasını stratejik bir hamle olarak nitelendirdi ve "Yani bugün iki sinyal daha—bunlara öyle diyelim—altyapıya yönelik bir başka saldırı, Litani Nehri üzerindeki köprüler" ifadeleriyle İsrail’in bölgedeki askeri baskısını sürdürdüğünü vurguladı.
Washington’da günlerce süren müzakerelerin ardından, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun gözetiminde Lübnan ve İsrail heyetleri tarafından bir çerçeve anlaşması imzalandı.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, anlaşmayı İsrail için "büyük bir başarı" olarak nitelendirirken, mutabakatın Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına kadar bölgedeki İsrail askeri varlığını koruyacağını ve İran’ın Lübnan’daki nüfuzuna son vereceğini ilan etti.
İsrail medyasının kaynaklarına göre anlaşma, Lübnan ordusunun belirli bölgelerde İsrail güçlerinin yerini alacağı bir "pilot uygulama" sürecini içeriyor.
Plan kapsamında İsrail ordusu Litani Nehri'nin hem kuzeyinde hem de güneyinde belirlenen iki bölgeden çekilmeyi kabul ederken, Şakif Tepeleri gibi stratejik noktalar üzerindeki askeri hareket serbestisini koruyacak.
ABD'nin denetiminde eğitilecek Lübnan ordusu birlikleri, Hizbullah unsurlarından arındırılmış bölgelerde kontrolü devralacak. İsrail yönetimi, Hizbullah tam olarak silahsızlandırılana kadar "güvenlik bölgesi" olarak adlandırdığı alanlarda askeri hareket özgürlüğünü muhafaza edeceğini vurguladı.
İsrail’in ABD Büyükelçisi Yehiel Leiter, Washington'daki Dışişleri Bakanlığı binası önünde yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun güney Lübnan'dan çekilmesinin belirli bir takvime değil, Hizbullah'ın silahsızlandırılması sürecine bağlı olduğunu belirtti.
İsrail'in Lübnan'daki "tampon bölge" varlığını koruyacağını vurgulayan Leiter, Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin (LAF) Hizbullah'ı tasfiye etme kapasitesini ve güvenlik sorumluluğunu üstlenebileceğini kanıtlaması gerektiğini ifade etti.
Leiter, varılan anlaşmanın sabit bir zaman çizelgesi içermediğini, sürecin Lübnan ordusunun Hizbullah'ı silahsızlandırma konusundaki "ölçülebilir ilerlemesine" göre şekilleneceğini vurguladı.