
YDH - Gazze Şeridi'nde sosyal medya platformları üzerinden yayılan "26 Haziran Hareketi" eylem çağrıları, sahada kitlesel bir karşılık bulamadı.
Gazze'deki mevcut askeri operasyonlar ve çatışma ortamı devam ederken, güvenlik güçlerini ve toplumsal yapıyı hedef aldığı belirtilen bu girişimlerin başarısızlığı, bölgedeki analistler, yazarlar ve aktivistler tarafından ele alındı.
Çağrıların karşılık bulmamasını yorumlayan yakın tarih araştırmacısı ve yazar Dr. Nihat eş-Şeyh Halil, Şehab ajansına verdiği demeçte, Filistin halkının tarihsel deneyimleriyle taleplerini dile getirme anları ile dış tehditlere karşı iç cepheyi koruma anları arasındaki ayrımı yapabildiğini belirtti.
Şeyh Halil, krizlerin derinleştiği dönemlerde dahi toplumun dayanışma gösterdiğini ifade ederek, Gazze halkının mevcut yıkım ve zorunlu göç şartlarında bile iç güvenlik ve istikrarı, ellerinde kalan son korunma mekanizması olarak gördüğünü kaydetti.
Yaşanan sıkıntılardan hareketle intikam veya hesaplaşma amacı güden çağrıların genel kamuoyu nezdinde karşılık bulmasının zor olduğunu ekleyen Şeyh Halil, halkın önceliğinin kayıpları azaltmak ve istikrarı korumak olduğunu dile getirdi.
Siyasi aktivist İbrahim Müslim ise hareketin başarısız olmasını, çağrıyı yapan figürlerin halk nezdindeki güvenilirlik kaybına bağladı.
Geçmişteki benzer başarısız girişimlerin bu isimlere yönelik şüpheleri artırdığını belirten Müslim, bu tür çağrıların arkasında dış ajandaların bulunduğu algısının halkta yerleştiğini vurguladı.
Müslim ayrıca, Gazze halkının yaşanan insani krizin, ateşkesin engellenmesinin ve yeniden imar sürecinin aksamasının baş sorumlusu olarak doğrudan İsrail'i gördüğünü, bu durumun da iç protesto çağrılarına katılımı sınırladığını ifade etti.
Yazar Fayiz Ebu Şemale de eylem çağrılarının karşılıksız kalmasının siyasi mesajlar taşıdığını dile getirdi.
Ebu Şemale'ye göre, sokakların sessiz kalması, direniş liderliğine yönelik dış baskılara karşı bir duruş niteliği taşırken, aynı zamanda İsrail'e karşı da iç yapının kolayca bölünmeyeceği mesajını veriyor.
Yazar ve analist İbrahim el-Medhun, Gazze Şeridi'ndeki mevcut sakinliğin siyasi bir bilinç yansıması olduğunu belirtti.
El-Medhun, bu aşamada önceliğin halkın direncini desteklemek ve insani yardımları ulaştırmak olması gerektiğini belirterek, iç çatışma veya kaos yaratabilecek girişimlerin ancak mevcut askeri hedeflere hizmet edeceğini iddia etti. El-Medhun, tüm tarafları ulusal birliği korumaya ve gerilimi artıracak adımlardan kaçınmaya çağırdı.