
YDH- Hizbullah'ın parlamento kanadı olan Direnişe Vefa İttifakı Milletvekili Hasan Fadlallah, direnişin İsrail işgaline karşı mücadeledeki rolünün süreceğini söyledi.
Fadlallah, dış dayatmalarla şekillendirilen siyasi düzenlemeleri reddettiklerini belirterek, destekçilerinin Lübnan'ın egemenliğini ve onurunu savunmaya devam edeceğini ifade etti.
Pazar günü Beyrut'un Güney Banliyösü'nde düzenlenen anma töreninde konuşan Fadlallah, direnişin yolunun fedakârlık ve ulusal varlığın korunması üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Fadlallah, "Bu, onur, haysiyet ve özgürlük içinde yaşayabilmek uğruna verilen fedakârlıklarla dolu tarihimizdir." dedi.
Direnişin, halkını koruyabilecek bir devletin bulunmaması nedeniyle zorunlu olarak ortaya çıktığını belirten Fadlallah, 1982'deki İsrail işgaline işaret etti.
Fadlallah, "Varlığımızı savunmak ve topraklarımızı kurtarmak için silaha sarılmak zorunda kaldık. Çünkü sorumluluğunu üstlenen ve görevini yerine getiren bir devletimiz yoktu. Hatta bazı dönemlerde devlet, 1982'de olduğu gibi işgalin yanında yer aldı." ifadelerini kullandı.
Fadlallah, Lübnan'da halkı koruyabilecek ortak bir yönetim yapısının bulunmadığını ifade ederek, temel siyasi aktörlerin ulusal çıkarlar yerine dış bağlantıları öncelediğini söyledi.
Washington'da cuma günü Lübnan temsilcileri, ABD ve İsrail arasında imzalanan üçlü çerçeve anlaşmasına da değinen Fadlallah, söz konusu metni "teslimiyet belgesi" olarak nitelendirdi.
Anlaşmanın egemenliği ve ulusal karar alma mekanizmasını zayıflattığını söyleyen Fadlallah, bunun Güney Lübnan'ı dış baskılara açık hale getireceğini vurguladı.
Milletvekili ayrıca devlet kurumlarını anayasal çerçeveyi devre dışı bırakmakla ve "gerçekleri çarpıtan, ulusal birlik duygusunu zayıflatan" politikaların uygulanmasına zemin hazırlamakla suçladı.
"Direniş savunma aracıdır"
Fadlallah, direnişin mezhepsel değil ulusal bir proje olduğunu belirterek, amacının Lübnan'ın toprağını, halkını ve bağımsızlığını savunmak olduğunu söyledi.
"Silahlarımız bizi koruyan, toprağımızı kurtaran ve varlığımızı savunan unsurdur." diyen Fadlallah, genç kuşaklar arasında askeri eğitime yönelik ilginin artmasının da tehdit altındaki toplumları savunma kararlılığını gösterdiğini ifade etti.
Direnişin belirli bir gruba aitmiş gibi gösterilmesini reddeden Fadlallah, verilen fedakârlıkların Güney Lübnan başta olmak üzere farklı toplumsal kesimler tarafından paylaşıldığını belirtti.
Mevcut gelişmeleri bölgesel dengelerle ilişkilendiren Fadlallah, Lübnan'ın siyasi yapısını yeniden şekillendirmeye yönelik girişimlerin "Direniş Ekseni'ni zayıflatmayı amaçlayan dış gündemlerle bağlantılı" olduğunu vurguladı.
Direnişin rolünü sınırlandırmaya yönelik çabaların başarısız olacağını söyleyen Fadlallah, Lübnan'ın birçok stratejik koridoru kapsayan daha geniş bölgesel denklemin bir parçası olmaya devam ettiğini ifade etti.
Fadlallah son olarak, Lübnan'ı ilgilendiren herhangi bir siyasi çözümün, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesini ve devam eden saldırıların sona ermesini güvence altına alması gerektiğini belirtti.