
YDH- The Guardian gazetesi, Donald Trump'ın desteklediği ve savaş sonrası Gazze'yi 2027 sonuna kadar yönetmekle görevlendirilen "Barış Kurulu"nun, yöneticileri, yabancı personeli ve yüklenici şirketleri için kapsamlı “hukuki dokunulmazlık” talep ettiğini yazdı.
Gazetenin ulaştığı taslak karara göre, kurul ayrıca Gazze'deki kamu binaları ile kamu tesislerini herhangi bir bedel ödemeden kullanma yetkisi de istiyor.
Haberde, söz konusu düzenleme taslağının hukuk uzmanları arasında tepkiyle karşılandığı belirtilerek, bunun kurul yetkililerini hukuki sorumluluktan korurken Filistin toprakları üzerinde geniş idari yetkiler tanıyabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Guardian'a göre, bu yıl Birleşmiş Milletler destekli bir yetki çerçevesinde kurulan "Barış Kurulu", 2027 sonuna kadar Gazze'nin idaresinden sorumlu olacak.
Dört sayfalık taslak metinde, kurul üyeleri, Yüksek Temsilcilik Ofisi (OHR), kurul bünyesinde görev yapacak Filistinli yöneticiler, uluslararası askeri personel ve Gazze'de ikamet etmeyen yüklenici şirket çalışanlarının Gazze'deki mahkemeler veya diğer kurumlar tarafından yürütülecek tutuklama, gözaltı ve yargı süreçlerinden muaf tutulacağı belirtildi.
Taslağa göre, kurul başkanı Donald Trump'ın, yürütme kurulunun çoğunluk onayıyla herhangi bir kişinin dokunulmazlığını kaldırma yetkisine sahip olacağı ifade edildi.
Yürütme kurulunda Jared Kushner, Steve Witkoff, Susie Wiles ve Marco Rubio'nun yer aldığı kaydedildi.
Haberde, çeşitli ülkelerin Gazze'nin yeniden inşası için mali destek sözü vermesine rağmen vaat edilen fonların önemli bölümünün henüz aktarılmadığı ve büyük yeniden inşa ihalelerinin de verilmediği belirtildi.
Kurul iddiaları reddetti
Guardian'ın sorularını yanıtlayan Barış Kurulu ise böyle bir dokunulmazlık düzenlemesinin yürürlüğe girdiği yönündeki iddiaları reddetti.
Kurul açıklamasında, "Sorularınızda belirtilen türde yürürlükte olan herhangi bir karar ya da dokunulmazlık çerçevesi bulunmamaktadır. Bu sürecin hukuksuzluk veya cezasızlık yaratmayı amaçladığı yönündeki iddialar yanlış ve yanıltıcıdır." denildi.
Açıklamada ayrıca, "Başkan'ın Gazze'de dokunulmazlık tanınması veya kaldırılmasında rol oynayacağı iddiası kesinlikle doğru değildir." ifadelerine yer verildi.
"Hesap verebilirlik ortadan kalkabilir"
Guardian'ın görüştüğü uluslararası hukuk uzmanları ise taslağın, Gazze'de görev yapacak askerler, yetkililer ve yüklenici şirketlerin hesap verebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
Uluslararası insancıl hukuk alanında çalışan avukat Emily Schaeffer Omer-Man, taslağın "kurulu ve tüm personelini olası hukuki ihlaller nedeniyle hesap vermekten muaf tutma girişimi gibi göründüğünü" söyledi.
Taslakta kurulun kendi faaliyetlerinden kaynaklanan mal kaybı, yaralanma, hastalık ve ölümle ilgili başvuruları da kendisinin değerlendireceğine ilişkin hükümlerin yer almasının ayrıca endişe yarattığı ifade edildi.
Rutgers Üniversitesi öğretim üyesi Noura Erakat ise "Esasen uluslararası işgal hukuku da dahil olmak üzere hiçbir dış denetimi kabul etmeyen kendi hukuk sistemlerini kuruyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
Haberde, bazı hukukçuların taslağı ABD'nin Irak ve Afganistan'daki yeniden inşa süreçlerinde özel askeri şirketlerin karıştığı sivil ölümleri, yolsuzluk ve kötü muamele iddialarına ilişkin tartışmalarla karşılaştırdığı aktarıldı.
Kamu mülklerinin ücretsiz kullanımı
Taslağın son bölümünde, Barış Kurulu'na Gazze'deki görevlerini yerine getirebilmesi için gerekli kamu binaları ve tesislerinin ücretsiz tahsis edilmesinin öngörüldüğü belirtildi.
Guardian'a konuşan hukukçular, bu hükmün Filistin kamu mallarına el konulmasına hukuki dayanak oluşturabileceği, ancak bunun hangi yetkiyle ve herhangi bir tazminat mekanizması olmaksızın yapılacağının belirsiz olduğu uyarısında bulundu.
Haberde, söz konusu tesislerin kontrolünün hangi makam tarafından devredileceğinin ve bunun hangi hukuki çerçevede gerçekleştirileceğinin de taslakta yer almadığı ifade edildi.
Gazeteye göre Barış Kurulu, Washington'un savaş sonrası Gazze planının uygulanmasını destekleyecek uluslararası askeri güce lojistik destek sağlayacak merkezler kurmayı planlıyor.
Jared Kushner'in daha önce Gazze'nin “büyük ölçekli ticari projeler, lüks turizm yatırımları ve bölgesel yatırım planlarıyla” yeniden geliştirilmesini savunduğu hatırlatıldı.
DAWN İcra Direktörü Ömer Şakir ise taslağı değerlendirirken, kurulun Filistin toprakları, binaları ve mülklerine rıza, tazminat veya hukuki başvuru hakkı olmaksızın el koyma yetkisini tek taraflı ilan ettiğini belirterek bunun "İsrail'in baskıcı uygulamalarının benimsendiğini gösterdiğini" söyledi.
Şakir, belgenin "soykırımın, apartheidin ve işgalin sona erdiğine değil, bunların en ağır uygulamalarının kalıcı hale gelmesine işaret ettiğini" savundu.
Anayasal Haklar Merkezi'nden Brad Parker da kurulun hukuki yetkisini sorgulayarak, "İsrail'le bir kuvvetlerin statüsü anlaşması bulunmuyorsa, kurulun hukuki yetkisinin neye dayandığı açık değildir." dedi.
Guardian ayrıca, Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov'un Kahire'de Filistinli yöneticilerle kurulun yönetim modeli üzerine görüşmeler yürüttüğünü yazdı.
Haberde, görüşmelere yakın kaynaklara göre, dokunulmazlık taslağının henüz sürece katılan Filistinli yöneticilere sunulmadığı belirtildi.
Taslakta metnin Mladenov'un imzasıyla yürürlüğe gireceğinin yazıldığı, ancak uygulanabilmesi için başka makamların onayının gerekip gerekmediğinin ise belirsiz olduğu ifade edildi.