
YDH - Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri konusunda uzman olan İsa Amr, İsrail makamlarının Batı Şeria'yı yerli halkından arındırarak ilhak etmek amacıyla sahada hızlı bir şekilde yeni fiili durumlar yaratmaya çalıştığını belirtti.
Şihab Haber Ajansı'na özel açıklamalarda bulunan Amr, İsrail'in Batı Şeria'nın farklı bölgelerinde Filistinli nüfusu uzaklaştıracak caydırıcı bir ortam yaratmayı ve onların yerine radikal yerleşimcileri yerleştirmeyi amaçladığını ifade etti.
İsrail hükümetinin yerleşimcileri çiftçileri ve göçebe toplulukları topraklarından sürmek amacıyla birer "milis" gibi kullandığını kaydeden Amr, yaşanan süreci devlet tarafından doğrudan desteklenen ve korunan bir şiddet dalgası olarak nitelendirdi.
Amr, İsrail yönetiminin Gazze Şeridi'ndeki askeri faaliyetlerin yanı sıra Lübnan ve İran ile yaşanan bölgesel gerilimlere dünyanın odaklanmasını fırsat bilerek mümkün olan en geniş Filistin toprağını gasp etmeye çalıştığını ekledi. Uzman, genişleyen yerleşim planlarının temel amacının Filistin kentlerini birbirinden tamamen kopararak coğrafi bütünlüğü engellemek olduğunu vurguladı.
İşgal altındaki Batı Şeria, son yılların en yoğun yerleşim faaliyetlerine sahne oluyor. Mevcut İsrail hükümeti, Batı Şeria'nın idari olarak bütünüyle İsrail kontrolündeki "C bölgesi" olarak sınıflandırılan kesimlerinde kontrolü derinleştirmek amacıyla onlarca kaçak yerleşim birimini yasallaştırırken binlerce yeni konut inşasına da onay veriyor.
Hak örgütleri ve ihlal belgeleme merkezlerinin raporlarına göre, son yıllarda "kamu arazisi" veya "doğa rezervi" adı altında gerçekleştirilen toprak kamulaştırma faaliyetlerinde rekor artış kaydedildi.
Raporda ayrıca, silahlı yerleşimci grupların ekinleri yakma, tesisleri yıkma ve göçebe toplulukları zorla yerinden etme gibi sistematik eylemlerle Filistin kent ve köylerini birbirinden yalıtılmış coğrafi gettolara dönüştürmeyi hedeflediği aktarılıyor.