
YDH- Taliban’ın üst düzey yetkililerinden Şahabettin Dilaver, Doha görüşmeleri sırasında ABD tarafının Afganistan’dan çekilme sonrasında ülkede kalıcı bir askerî üs tutma talebinde bulunduğunu, ancak bu talebin örgüt tarafından kesin bir dille reddedildiğini açıkladı.
Taliban’ın ABD ile yürüttüğü müzakere heyetinde görev alan Şahabettin Dilaver, dönemin ABD temsilcisi Zalmay Halilzad'ın, Amerikan askerî varlığının sona ermesinin ardından Afganistan'da en az bir askerî üssün muhafaza edilmesini talep ettiğini belirtti.
Dilaver, Halilzad'ın Taliban’ı ikna etmek için, "bazı cihatçı şahsiyetlerin ABD kontrolünde olduğunu" öne sürdüğünü ve "Amerikan güçlerinin çıkışının Afganistan’da istikrarsızlığa ve hatta parçalanmaya yol açabileceği" yönünde telkinlerde bulunduğunu aktardı.
Doha Anlaşması'nda herhangi bir "gizli ek protokol" bulunduğu iddialarını kesin bir dille reddeden Dilaver, anlaşmaya ekli tek belgenin, Amerikan askerlerinin tahliyesi sırasında güvenliğin sağlanmasına ilişkin teknik prosedürlerden ibaret olduğunu vurguladı.
Taliban’ın süreci kendi kontrolüne almasıyla birlikte anlaşmadaki tüm yükümlülüklere bağlı kaldığını savunan Dilaver, Afganistan'ın egemenliğini tehdit edecek hiçbir dış askerî varlığa müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizdi.
Açıklamalar, özellikle Bagram Hava Üssü’nün geleceğine yönelik spekülasyonların arttığı bir dönemde geldi.
Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın üssün yeniden ABD kontrolüne geçmesi yönündeki tehditkar söylemlerine değinen Dilaver, Taliban’ın millî egemenlik ilkesi çerçevesinde bu tür talepleri reddettiğini hatırlattı.
Trump, geçmişteki açıklamalarında Bagram’ın stratejik önemine dikkat çekerek üssün geri verilmemesi durumunda "kötü sonuçlar doğabileceği" uyarısında bulunmuştu.
Afgan makamları ise bu tür çıkışların sahadaki gerçeklikle bağdaşmadığını savunarak egemenlik vurgusunu yineledi.