
YDH- Middle East Eye (MEE), İran'ın güneyindeki Fars eyaletine bağlı Lamerd kentinde 28 Şubat'ta düzenlenen füze saldırısının, daha önce savaşta kullanılmamış yeni nesil ABD yapımı füzelerin “ilk muharebe testi” niteliğinde olduğunu yazdı.
Haberde, saldırının okul, spor salonu ve sivil yerleşim alanlarını hedef aldığı, ölen ve yaralananların “tamamının” sivil olduğu, MEE muhabirlerinin bölgede herhangi bir askeri hedefe rastlamadığı aktarıldı.
Lamerd'e dört yeni nesil füze isabet etti
MEE'nin haberine göre, İran'ın güneyindeki Fars eyaletine bağlı yaklaşık 30 bin nüfuslu Lamerd kentinde savaş tehdidi, “daha önce sahada hiç kullanılmamış” yeni bir füze sisteminin saldırısıyla gerçeğe dönüştü.
Haberde, saldırının Hürmüzgan bölgesindeki Minab kentinde bulunan Şecere Tayyibe Okulu'na yönelik ve 120 çocuk, 24 okul çalışanı, 7 veli, bir okul servisi şoförü ile bir eczacının hayatını kaybettiği "çifte saldırının" yalnızca altı saat sonrasında gerçekleştiği belirtildi.
MEE, Lockheed Martin tarafından geliştirilen Precision Strike Missile (PrSM) adlı füze sistemine ait dört füzenin ilk kez Lamerd'de kullanıldığını yazdı.
Habere göre, yerel saatle 17.11'de füzeler, konutların ve mahalle dükkânlarının bulunduğu yerleşim alanına isabet etti.
"Çocukların çığlıklarını duyuyorduk"
On iki yaşındaki Runiya Fekuri, ilk patlama sırasında okulun spor salonunda voleybol antrenmanı yaptığını anlattı.
MEE'ye konuşan Fekuri, "Antrenman yapıyorduk. İlk patlamayı duyunca kapıya koştuk." dedi.
Ancak kısa süre sonra ikinci füzenin isabet ettiğini belirten Fekuri, spor salonunun karanlığa gömüldüğünü, içeriyi yoğun duman ve sıcaklığın kapladığını, patlamanın etkisiyle kapıların kapandığını söyledi.
Voleybol antrenörü Rahime Şehabi ise MEE'ye yaptığı açıklamada, "Hiçbir şey göremiyorduk. Sadece çocukların çığlıklarını duyabiliyorduk." ifadelerini kullandı.
Futbol sahasında çocuklar hedef oldu
Habere göre, spor salonuna saldırı düzenlenirken okulun dışında futbol maçı devam ediyordu.
11 yaşındaki Mehdiyar, arkadaşları 12 yaşındaki İlya Hatemi ve Abdülmusavvar Rahmani ile futbol oynarken patlamanın saçtığı şarapneller bölgeyi kapladı.
Mehdiyar, kendisi ve arkadaşlarından birinin antrenörleri Mahmud Necefi'nin çağrısıyla sığınağa doğru koştuğunu anlattı.
İlya Hatemi ile antrenörü ise içeride mahsur kalan kız öğrenciler ve kadınlara yardım edebilmek amacıyla binaya yöneldi.
MEE'nin aktardığına göre tam bu sırada dördüncü füze spor salonunun yakınına isabet etti.
İlya'nın babası Muhammed Hatemi, saldırının gerçekleştiği noktayı göstererek, "Dördüncü füze tam buraya düştü. Patlamanın etkisi İlya'nın başının arkasına isabet etti." dedi.
Baba Hatemi, oğlunun hayatını başkalarını kurtarmaya çalışırken kaybetmesinin kendisi için tek teselli olduğunu belirterek, "Benim için çok acı verici. Ama oğlumun antrenörüyle birlikte kızların kapısını açmaya yardım etmeye çalışmış olmasıyla gurur duyuyorum." ifadelerini kullandı.
"Çocuklara karşı işlenmiş kasıtlı bir suç"
Lamerd'deki hastanede yaralı çocukları ameliyat eden doktorlardan biri olan milletvekili Musa Musevi, MEE'ye yaptığı açıklamada saldırıyı "çocuklara karşı işlenmiş kasıtlı bir suç" olarak nitelendirdi.
Musevi, saldırıdan birkaç gün sonra ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) sosyal medya hesabında yayımladığı açıklamaya dikkat çekti.
CENTCOM açıklamasında, "Tarihte ilk kez uzun menzilli Precision Strike Missile (PrSM) füzeleri Destansı Öfke Operasyonu sırasında muharebede kullanıldı ve benzersiz derin taarruz kabiliyeti sağladı." ifadelerine yer vermişti.
MEE'ye göre Musevi, cerrah olarak görev yaptığı uzun yıllar boyunca, İran-Irak Savaşı dahil olmak üzere birçok çatışmada görev almasına rağmen bu tür mühimmatla ilk kez karşılaştığını söyledi.
Doktor Musevi, mühimmatın saçtığı tungsten parçacıklarının "tüfekten atılan mermiler gibi" davrandığını belirterek, bunların yalnızca vücuda saplanmadığını, organları parçaladığını, omuriliğe ulaştığını ve kalıcı felçlere yol açtığını anlattı.
Kalıcı sakatlıklar bırakan yaralar
MEE'nin haberine göre, “saldırıda yaralanan çocukların önemli bir kısmı kalıcı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.”
15 yaşındaki bir kız çocuğu patlama nedeniyle görme yetisini kaybetti. Çevresinde düzgün konuşmasıyla tanınan başka bir kız öğrenci ise hayatta kalmasına rağmen konuşma yetisini yitirdi.
Bir başka kız çocuğu ağır karın yaralanmaları geçirirken, şarapnel parçalarının omurgasına ulaşması nedeniyle başka bir çocuk felç olarak yatağa bağımlı hale geldi.
Haberde, İsrail ordusunun Filistinlilere karşı kullandığı belirtilen "kelebek mermiler"e benzetilen tungsten parçacıklarının “yalnızca öldürmek için değil, yaşam boyu sürecek ağır yaralanmalar oluşturmak amacıyla” tasarlandığı yönündeki değerlendirmeye yer verildi.
Futbol oynayan çocuklardan bazılarının bacak kasları ve kemiklerinin tamamen parçalandığı, bu nedenle yalnızca spor yapma değil, “yürüme kabiliyetlerini” de kaybettikleri aktarıldı.
En küçüğü iki yaşındaydı
MEE'nin aktardığına göre Lamerd saldırısında 6'sı çocuk olmak üzere 21 kişi yaşamını yitirirken, 150'den fazla kişi yaralandı.
Okul binası, derslerin bitmesinden birkaç saat sonra ve ramazan ayında iftara bir saatten az süre kala ağır hasar gördü.
Haberde, saldırının daha erken gerçekleşmesi halinde can kaybının çok daha yüksek olabileceği ifade edildi.
Okul saldırısında 10 yaşındaki Helma Ahmedizade, 11 yaşındaki İlham Zaeri, 12 yaşındaki İlya Hatemi ve 12 yaşındaki Abdülmusavvar Rahmani hayatını kaybetti.
Kentin başka bir noktasında ise 16 yaşındaki Zehra Gulami şarapnel isabet etmesi sonucu öldü.
Saldırının en küçük kurbanı ise evinin bahçesinde oyun oynarken şarapnel isabet eden iki yaşındaki Avina Bezingar oldu.
Doktor Musa Musevi'nin, emziği hâlâ ağzındayken üç saat boyunca ameliyat ettiği Avina, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Kızını kaybeden annelerden biri MEE'ye yaptığı açıklamada, "Kızım, Minab'da öldürülen çocuklar için üzülerek bahçede Kur'an okuyordu. PrSM füzesinin şarapnelleri ona isabet etti ve onu öldürdü." dedi.
Aynı anne, saldırının üzerinden aylar geçmesine rağmen evlerinde hâlâ "turuncu renkli bir tozun" kaldığını ve ne kadar temizlemeye çalışsalar da bunun çıkmadığını söyledi.
ABD iddiaları reddetti
MEE'nin haberine göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 31 Mart'ta yaptığı açıklamada Lamerd saldırısıyla ilgisi bulunduğu iddialarını reddederek olayın İran'a ait Huveyze seyir füzesinin hedefi şaşırması sonucu meydana geldiğini öne sürdü.
Daha sonra yapılan başka bir açıklamada ise ABD ordusunun Lamerd'in 48 kilometre çevresindeki hiçbir noktayı vurmadığı iddia edildi.
Ancak MEE, CENTCOM'un saldırıdan yalnızca dört gün sonra, 4 Mart'ta yayımladığı açıklamada aynı PrSM füzesinin muharebede kullanılmasını övgüyle duyurduğunu hatırlattı.
Haberde, CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper'ın da o açıklamada, "Personelimizin yenilikçi yöntemlerle düşman için yeni ikilemler oluşturmasından daha fazla gurur duyamazdım." ifadelerini kullandığı aktarıldı.
ABD yönetiminin Minab'daki okul saldırısını da İran'a yüklediği, daha sonra olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladığı belirtildi.
Trump yönetiminin ise haftalar sonra yaptığı açıklamada, Lamerd'deki spor salonu ve yerleşim alanının ABD güçleri tarafından vurulduğu yönündeki haberlerin "gerçeği yansıtmadığını" savunduğu ifade edildi.
MEE: Bölgede askeri hedef yoktu
Middle East Eye, saldırının ardından Lamerd'e giden ilk yabancı basın kuruluşlarından biri olduğunu belirterek, “vurulan bölgelerde herhangi bir askeri hedef gözlemlemediğini” yazdı.
Habere göre, tanık ifadeleri ve MEE muhabirlerinin “saha incelemeleri, bölgede Devrim Muhafızları'na ait üs ya da başka herhangi bir askeri tesis bulunmadığını gösterdi.”
“Ölen ve yaralananlar arasında hiçbir askeri personelin yer almadığı, tüm kayıpların sivillerden oluştuğu” kaydedildi.
ABD'nin saldırı kabiliyetini "cerrahi hassasiyet" olarak tanımladığına dikkat çeken MEE, Lamerd'de vurulan noktaların okul, spor salonu ve çevredeki konutlardan oluştuğunu belirtti.
PrSM füzelerinin ilk muharebe kullanımı
MEE'nin haberine göre, Precision Strike Missile (PrSM) sistemi 2023 yılında hizmete alındı ve ABD ordusunun daha önce kullandığı ATACMS füze sisteminin yerini almak üzere geliştirildi.
Haberde, PrSM'nin yaklaşık 300 ila 500 kilometre menzile sahip olduğu, ABD'nin ise bin kilometrenin üzerine ulaşabilecek yeni versiyonları geliştirmeyi sürdürdüğü belirtildi.
MEE, savaşın ilk haftalarında ABD'nin PrSM stoklarının önemli bölümünü tükettiğini, bu nedenle sistemin üretimini hızla artırmaya yönelik yatırımlar yaptığını yazdı.
Habere göre her bir PrSM füzesi yaklaşık 180 bin tungsten parçacığı taşıyor. Dört füzenin patlamasıyla birlikte yaklaşık 720 bin tungsten parçacığı iki mahalle üzerine yayıldı.
MEE, Lamerd'in yaklaşık 30 bin nüfusu dikkate alındığında bunun kişi başına ortalama 24 tungsten parçacığına denk geldiğine dikkat çekti.
New York Times incelemesine atıf
Haberde, New York Times'ın silah uzmanlarına dayandırdığı incelemeye de yer verildi.
İncelemede, saldırı sonrasında bulunan şarapnel parçalarının ve mühimmatın havada infilak etme biçiminin, İran'ın Huveyze seyir füzesinden ziyade “PrSM sistemiyle daha fazla benzerlik gösterdiği” değerlendirildi.
MEE'ye göre, patlamaların ardından beton kavşaklar çok sayıda şarapnel iziyle delinirken, binaların duvarları parçalandı ve mahalle bloklarının tamamında yoğun hasar oluştu.
Haberde, PrSM gibi silah sistemlerinin geniş alanlarda “yüksek etkili tahribat” oluşturmak amacıyla tasarlandığı belirtildi.
En ağır hasarın okul yerleşkesindeki depo, derslikler, spor salonu, bir kuaför, seyahat acentesi ve şarapnel isabet eden konutlarda meydana geldiği aktarıldı.
MEE, hasarın dağılımının mühimmatın hedef üzerinde havada infilak ettiğini gösterdiğini, klasik füze saldırılarında görülen büyük kraterlerin bölgede bulunmadığını yazdı.
Şarapnellerle delik deşik olan araçların bir kısmının tamamen yandığı, saldırıda kullanılamaz hale gelen araçlardan bazılarının hâlâ kentte bırakıldığı belirtildi.
Seyahat acentesi ile kuaförün yakınındaki ağır hasarlı kamyonun da saldırının izlerini taşımaya devam ettiği ifade edildi.
"Herkes birbirine yardım etmek için seferber oldu"
MEE, yaşanan ağır kayıplara rağmen Lamerd halkının saldırının ardından dayanışma içinde hareket ettiğini aktardı.
Habere göre, çok sayıda kişi gönüllü olarak hastaneye giderek temizlik çalışmalarına katıldı, kan bağışında bulundu ve saldırıdan etkilenen ailelere destek verdi.
Bir hemşire MEE'ye yaptığı açıklamada, "Herkes 'Başkalarına yardım etmek için ne yapabiliriz?' diye soruyordu." dedi.
Aynı hemşire, "İran halkındaki bu birlik başka hiçbir yerde yok." ifadelerini kullandı.
Saldırıdan kurtulan çocuklardan Runiya'nın yeniden voleybola, Mehdiyar'ın ise futbola dönmek istediği belirtildi.
MEE'nin haberine göre, Mehdiyar'a gelecekte ne olmak istediği sorulduğunda verdiği cevap ise kısa oldu: "Futbolcu."