
YDH- İsrail ordusu, 28 Haziran 2026 gecesi saat 22:48'de Lübnan'ın güneyindeki Mecdelzun köyünde Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen geniş bir tünel kompleksini tonlarca patlayıcı kullanarak havaya uçurduğunu iddia etti.
İsrail Jeoloji Enstitüsü, patlamanın büyüklüğü nedeniyle güney Lübnan merkezli yapay bir sismik hareketlilik tespit ettiğini doğruladı.
Operasyon öncesinde işgal altındaki toprakların kuzeyindeki Yukarı Celile Bölge Konseyi, deprem takip sistemlerinin tetiklenebileceği uyarısıyla halka yüksek yoğunluklu kontrollü patlama bilgisi verdi.
Patlamanın Hula Vadisi dâhil tüm çevrede yankılanacağı, şiddetli sarsıntının bağımsız sismik cihazları tetikleyebileceği, ancak bunun bir deprem olmadığı ve yerleşimciler için risk taşımadığı aktarıldı.
Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA) ise patlamanın Sur başta olmak üzere Mansuri, Haniyeh, Ensariye ve Zahrani gibi çevre köylerin tamamında güçlü şekilde hissedildiğini ve zemin sarsıntısı yarattığını bildirdi.
Tünelin 200 metreden uzun ve 25 metre derinlikte inşa edildiği, içerisinde İsrail topraklarını hedef alan dört fırlatma rampası, intihar İHA'ları, tanksavar füzeleri ve mühimmat odalarından oluşan 12 farklı bölüm bulunduğu belirtildi.
İsrail Ordu Sözcülüğü, bu yapının sıradan bir sığınak olmadığını, doğrudan İran teknolojisi ve finansmanı ile kurulan gelişmiş bir İHA üretim ve fırlatma üssü olduğunu savundu.
İşgal varlığının iddialarına göre, tüneldeki düzinelerce odanın bir kısmı, onlarca İHA'nın gövde, kanat ve iletişim sistemleri hâlinde kitler olarak getirilip yerinde birleştirildiği depolardan oluşuyordu.
İşgal makamları, "Son Söz" (Sof Pasuk) adı verilen bu imha faaliyetini 91. Tümen komutasındaki 551. Rezerv Komando Tugayı, elit Yahalom istihkam birimi ve 601. Tabur'un gerçekleştirdiğini açıkladı.
Yüzlerce ton patlayıcının kullanıldığı imha işleminden önce İsrail, ABD yönetimini ve Lübnan'daki ABD temsilcisini önceden bilgilendirdi.
İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde "İHA kalesi" olarak nitelendirdiği İran destekli stratejik tesisi imha etmesi, beraberinde ciddi bir istihbarat zafiyeti tartışmasını getirdi.
Ordu yönetimi operasyonu büyük bir başarı hikâyesi olarak kamuoyuna sunsa da, askeri analist Yossi Yehoshua, yaşananların aslında paha biçilemez teknik verilerin patlayıcılarla yok edildiği bir operasyonel ihmal tablosu olduğunu ortaya koydu.
[video]
i24 News askeri analisti Yossi Yehoshua, operasyonun arka planındaki hatalara dikkat çekerek sürecin "başarı" yerine bir "operasyonel başarısızlık" örneği teşkil ettiğini vurguladı.
Yehoshua’nın aktardığına göre, aylar önce İsrail ordusunun 36. Tümeni bölgeye operasyon düzenlenmesi yönünde teklif sundu.
Ancak Hava Kuvvetleri istihbarat birimleri, tesisin artık boş olduğunu ve kullanılabilir herhangi bir teçhizat barındırmadığını öne sürerek bu talebi reddetti.
İstihbaratın "boş" raporuyla görmezden gelinen tüneller, ancak sahadaki birliklerin inisiyatif alarak ilerlemesiyle ele geçirilebildi.

Tesise giren birlikler, İran teknolojisine ait oldukça kritik verilerle karşılaşsa da Yehoshua şu yorumda bulunuyor:
''Tüm o başarı hikayesiyle, 'patlattık, ulaştık' demekle... bu, çok önceden inisiyatif alarak ulaşmamız gereken bir hedefti. Şimdi 90. dakikada gelip de bu hikayeyi kutlayacağımız bir durum değil. Ordunun bundan dersler çıkaracağını çok umut ediyorum.''
Bölgeye giren işgal askerleri mühimmat ele geçirmeyi umuyordu. Ancak dün geceki operasyon sonucunda ortaya çıktı ki, İran'ın söz konusu İHA sistemine ilişkin teknolojik altyapısını, çalışma prensiplerini ve komuta-kontrol mekanizmasını ortaya koyabilecek istihbarat çevrelerinin"kritik önemde istihbarat kazanımı" olarak nitelendirdiği teknik veriler de bulundu.
Yehoshua, asıl tartışmanın bu noktada yoğunlaştığını belirterek, "Bu kadar kritik teknik veriler neden önceden incelenmedi, doğrudan hedef alınarak imha edildi?" sorusunu gündeme taşıdı.

Yehoshua, ele geçirilmiş olsaydı söz konusu unsurların İHA'ların izini sürmek ve Hizbullah’ın hava gücünün teknik altyapısını deşifre etmek açısından "saf altın" değerinde olduğunu belirtiyor.
Analiste göre, askeri açıdan, tonlarca patlayıcıyla infilak ettirilen o tünelde asıl yitirilen unsurlar fiziksel mühimmatlar değil, İran’ın bölgedeki İHA teknolojisinin operasyonel mimarisini deşifre eden kritik teknik sırlar oldu.
Analist, ordunun bu operasyonu bir zafer olarak kutlamasına tepki göstererek, gelinen noktayı "başarı hikâyesi" yerine "doksanıncı dakikada yapılan bir müdahale" olarak nitelendirdi.
Yehoshua, kritik istihbaratın çok daha erken bir evrede toplanması gerektiğini vurgulayarak, Hizbullah’ın İHA mimarisini deşifre edebilecek eşsiz fırsatların, tesisin imhasıyla birlikte telafisi zor bir şekilde yok edildiğini savundu.