
YDH- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında ABD ile yürütülen diplomatik sürece ve bölgesel gelişmelere dair kritik açıklamalarda bulundu.
Bekai, ABD yetkilileriyle yakın dönemde herhangi bir görüşme planlanmadığını belirterek, müzakerelerin iptal edildiği iddialarını yalanladı ve "Gerçek durum budur" ifadesini kullandı.
ABD ile ilişkilerde temel stratejilerinin "adım adım ilerleme" olduğunu vurgulayan Sözcü Bekai, İran’ın varılan mutabakat zaptına sadık kaldığını ancak bu bağlılığın Washington’ın taahhütlerini yerine getirmesine endeksli olduğunu belirtti.
Mutabakatın 13. maddesinin nihai anlaşma müzakerelerini öngördüğünü hatırlatan Bekai, önceki maddelerin (petrol satışı ve varlıkların serbest bırakılması) uygulanmaması durumunda sürecin tıkanacağı konusunda uyarıda bulundu.
Bekai, Tahran’ın hiçbir Amerikan eylemini cevapsız bırakmadığını ve mütekabiliyet ilkesi gereği karşılık vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
İran’ın Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorumluluklarının bilincinde olduğunu ifade eden Bekai, bölgede üçüncü tarafların müdahalesine ihtiyaç duymadıklarını yineledi.
Lübnan konusundaki duruşlarının net olduğunu belirten sözcü, ABD’yi İsrail’in ihlallerine son vermesi için baskı yapmaya çağırdı.
NATO ülkelerinin İsrail’in askeri operasyonlarına verdiği desteği "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendiren Bekai, bazı Avrupa ülkelerinin bu desteği meşrulaştırma çabalarının sorumluluklarını ortadan kaldırmadığını savundu.
Basın toplantısında bölgesel ve ikili ilişkiler hakkında da önemli başlıklar öne çıktı:
• Irak ile dayanışma: Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Bağdat ziyaretinin, merhum Lider Ayetullah Hamaney'in cenaze töreni koordinasyonu ve iki ülke arasındaki sarsılmaz bağların teyidi amacıyla yapıldığını belirtti.
• Filistin ve soykırım: Uluslararası toplumu ve BM’yi, işgal altındaki topraklarda süren "soykırım ve etnik temizlik" faaliyetlerini durdurmak için derhal harekete geçmeye davet etti.
• Kanada ile diplomatik temas: Kanada ile ilişkilerin yeniden tesisinin mümkün olduğunu ancak bunun için Ottawa'nın resmi bir talepte bulunması gerektiğini, kararın devlet kurumlarının belirlediği ilkeler doğrultusunda alınacağını vurguladı.