
YDH- İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in liderliğinde yürütülen stratejik plan, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini benzeri görülmemiş bir hızla genişleterek bölgenin siyasi ve coğrafi haritasını kalıcı olarak değiştirmeyi hedefliyor.
Haaretz ve Israel Hayom gazetelerine yansıyan raporlar, "yerleşim, güvenlik demektir" mottosuyla yürütülen bu sürecin, bağımsız bir Filistin devleti ihtimalini coğrafi olarak imkânsız hale getirmeyi amaçlayan organize bir ilhak politikası olduğunu ortaya koyuyor.
İsrail hükümetinin son dönemdeki politikaları, 1967'den bu yana sürdürülen yerleşim faaliyetlerini kısa sürede katlamış durumda.
Mevcut kabinenin onayıyla 103 yeni yerleşim birimi kurulurken, yasallaştırılma aşamasındaki 300'den fazla birimle birlikte bölgedeki yerleşim noktalarının sayısı 470'i aştı.
Maliye Bakanı Smotrich’e Savunma Bakanlığı bünyesinde verilen geniş yetkiler, planlama ve ruhsatlandırma süreçlerini hızlandırarak, C Bölgesi'ndeki İsrail hakimiyetini pekiştiren idari bir mekanizma oluşturdu.
2025 sonuna kadar 60 bin konut biriminin inşasına onay verilmesi, bölgedeki demografik yapıyı İsrail lehine değiştirmeye yönelik devasa bir yatırım hamlesini gözler önüne seriyor.
Smotrich’in "bölgesel süreklilik" olarak tanımladığı strateji, Filistinlilerin yaşadığı bölgeleri birbiriyle bağlantısız "adalara" hapsetmeyi amaçlıyor.
Yerleşim çiftlikleri ve stratejik yol ağları ile örülen bu yeni harita, Filistinli toplulukların bir bölgeden diğerine geçişini imkânsız kılacak bir fiziki bariyer oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, bölgede halihazırda 925 güvenlik kontrol noktası bulunuyor. Filistin coğrafyasının bu şekilde parçalanması, ticari ve sosyal erişimi kısıtlarken, Filistinlileri giderek daha küçük ve izole alanlara mahkûm eden bir kuşatma düzeni yaratıyor.
İnsan hakları örgütleri ve İsrailli güvenlik uzmanları, bu politikaların sadece Filistinliler için değil, İsrail'in kendi geleceği için de büyük riskler taşıdığı konusunda uyarıyor.
Tel Aviv Üniversitesi Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nün analizlerine göre, yerleşim genişlemesi İsrail ordusunun üzerindeki güvenlik yükünü artırırken, İsrail’in uluslararası alanda derinleşen siyasi izolasyonunu ve barışçıl bir çözüm arayışını tamamen rafa kaldırıyor.
Yaklaşık 20 milyar şekeli bulan altyapı ve güvenlik bütçesiyle desteklenen bu proje, gelecekte kurulabilecek herhangi bir hükümetin "geri dönüş" yapmasını teknik ve siyasi açıdan neredeyse olanaksız hale getirecek bir "fiili ilhak" sürecini temsil ediyor.