Sisi'nin büyük temizliği

30 Haziran 2026

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, 2013'teki darbeden bu yana yönetimde bulunan çekirdek kadroyu tasfiye ederek, istihbarat ve medya üzerindeki etkilerini kıran kapsamlı bir güç yeniden yapılandırmasını sessizce tamamlıyor.

YDH- Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, 2013 yılındaki darbeden bu yana devlet aygıtını, medyayı ve siyasi yapıyı şekillendiren çekirdek kadroyu tasfiye ederek, rejim içindeki güç dengelerini kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırıyor.

30 Haziran 2013'teki iktidar değişikliğinden on üç yıl sonra, Sisi'nin yanındaki kurucu kadrodan neredeyse hiçbir ismin kalmadığı belirtiliyor.

Sisi’nin etrafındaki "30 Haziran figürleri" için değişimin en somut göstergesi, 16 Ekim 2024 tarihli kararname oldu.

Sisi’nin en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan ve altı yıldır Genel İstihbarat Müdürlüğü'nü yöneten Tümgeneral Abbas Kamil, Cumhurbaşkanı danışmanlığına getirilerek görevinden alındı; yerine ise Tümgeneral Hasan Reşad atandı.

Mısırlı kaynaklar, bu değişikliğin arkasında sadece idari bir tasarrufun değil; ABD'deki "Menendez davası" gibi uluslararası süreçlerin yarattığı diplomatik utanç ve Filistin, Sudan ve Libya dosyalarındaki "istihbarat başarısızlıklarının" etkili olduğunu öne sürüyor.

Abbas Kamil ve yardımcısı Ahmed Şaban tarafından kurulan etki ağı, medya kurumlarından Ulusal Eğitim Akademisi'ne kadar uzanan geniş bir alanı kapsıyordu.

Ancak Sisi, bu ağın gücünü kademeli olarak kırdı. Şaban ile bağlantılı medya kuruluşları mali krizlerle sarsılırken; Cumhurbaşkanlığı Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhsin Abdülnabi’nin öncülüğünde, daha çatışmacı olmayan bir yönetim anlayışına geçildi.

Cumhurbaşkanlığı, istihbarat kontrolündeki Birleşik Medya Hizmetleri Şirketi yerine Mısır televizyonu gibi geleneksel kurumları desteklemeye başladı.

Siyasi alanda ise Genel İstihbarat himayesindeki "Milletin Geleceği Partisi"ne alternatif olarak "Ulusal Cephe Partisi"nin kurulması, Sisi'nin siyasi arenadaki rolleri yeniden dağıtma stratejisi olarak görülüyor.

Sisi’nin güç merkezlerini yeniden dizayn etme başarısına rağmen, rejim köklü sorunlarla yüzleşmeye devam ediyor.

Eski ekibin yetiştirdiği genç kadroların performansı düşük kalırken, kabine bakanlarının yaş ortalamasının 56 civarında seyretmesi, siyasi elitin yenilenmesindeki tıkanıklığı gözler önüne seriyor.

Muhalefet üzerindeki baskı sürerken, ekonomik kriz ve yurt dışına göç dalgası ülkede gerilimi tırmandırıyor.

Tüm bu süreç, 2030 yılında cumhurbaşkanlığı adaylığı için yeni bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duyan Sisi’nin, hem iktidarını konsolide etme hem de meşruiyetini genişletme çabası olarak değerlendiriliyor.