
YDH- Hizbullah'ın meclisteki grubunun milletvekili İhab Hammade, "çerçeve anlaşması" adıyla gündeme gelen metnin hukuki bir nitelik taşımadığını, İsrail tarafından dayatılan bir formül olduğunu belirterek, bu girişimin Lübnan Anayasası ve ulusal tüzükle temelden çeliştiğini ifade etti.
Baalbek'in Buday kasabasında düzenlenen bir cenaze töreninde konuşan Hammade, söz konusu metni "İsrail-İsrail anlaşması" olarak nitelendirdi.
Lübnan tarafının bu süreçte yalnızca "alıcı konumunda" tutulduğunu savunan Hammade, metnin ne hukuki bir varlığının ne de bağlayıcı bir etkisinin olduğunu vurguladı.
Önerilen planın cumhurbaşkanlığı makamının yetkilerini aştığını ve devletin temel yapıtaşlarıyla uyuşmadığını belirten Hammade, "Lübnan'ın anayasal ve yasal mevzuatına tamamen aykırı bir süreçle karşı karşıyayız" dedi.
Lübnan Ceza Kanunu'nun 285. maddesinin düşmanla teması suç saydığını hatırlatan Hammade, bu süreçte rol alanların yasal sorumluluk taşıması gerektiğini söyledi.
Anayasa'nın "birlikte yaşam" ilkesini ihlal eden hiçbir otoritenin meşru sayılamayacağını belirten milletvekili, bu çerçevenin uygulanmasının Lübnan’ı iç savaşa sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Hammade, "Bu çerçeve, pratik olarak Lübnan’ın mevcut haliyle sonu demektir; Taif Anlaşması'nı ve ulusal uzlaşma zeminini tamamen ortadan kaldırmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
Metindeki silahsızlanma ve güvenlik düzenlemelerini "ulusal egemenliğin ihlali" olarak tanımlayan Hammade, söz konusu anlaşmanın geçerlilik kazanması için Bakanlar Kurulu'nda üçte iki çoğunluk ve ardından Parlamento onayı gerektiğini belirtti.
Hizbullah Partisi olarak bu çerçeveyi tanımadıklarını yineleyen Hammade, İsrail'in çekilme şartı yerine getirilmedikçe anlaşmanın tüm maddelerinin uygulanamaz olduğuna dikkat çekerek, bölgesel gelişmelerin ve ABD-İran eksenindeki seyrin süreci doğrudan etkileyeceğini ifade etti.