
YDH- İsrail merkezli Maariv gazetesi, Lübnan hükümeti ve İsrail tarafından onaylanan "çerçeve anlaşmasını" kağıt üzerinde olumlu ancak uygulama aşamasında oldukça zayıf bir girişim olarak değerlendirdi.
Gazete, söz konusu metnin bir barış anlaşmasına giden yolda siyasi bir hamle niteliği taşısa da sahadaki gerçeklerin iyimserliğe yer bırakmadığını öne sürdü.
Analizde, elde edilen bu sonucun temelinde yatan başarının esasen Washington’a ait olduğu vurgulandı.
ABD rejiminin, İran ile varılan mutabakat zaptını güvence altına almayı hedeflediği belirtilen değerlendirmede, Tahran’ın Lübnan sahasını Washington ile olan ilişkilerine yeniden entegre etmesiyle birlikte, ABD’nin bölgedeki "Lübnan mayını" olarak nitelendirilen riskleri minimize etmeye çalıştığı kaydedildi.
Maariv’in analizine göre, İsrail açısından imzalanan anlaşma her ne kadar bir kazanım gibi görünse de metnin uygulanabilirliği son derece düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Lübnan hükümetinin hedeflerine ulaşabilmesi için siyasi bir bilgelik sergilemesi gerektiğine dikkat çeken gazete, Tel Aviv'in ise son yıllarda bu tarz bir stratejik bilgelikten yoksun kaldığını savundu.
Sahadaki bu karmaşık ve hassas denemenin başarıya ulaşması için Washington’ın İsrail üzerinde çok daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğinin altı çizildi.
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasındaki derin görüş ayrılıklarına da değinilen haberde, anlaşmanın başarı şansını artırmak adına süreç boyunca mutlak bir "Amerikan arabulucusuna" ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.