
YDH- Emekli Tuğgeneral Nidal Zahvi, Lübnan ile İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmasının ardından güneydeki bölgelerin statüsü ve güvenlik düzenlemeleri üzerine kritik değerlendirmelerde bulundu.
Zahvi, bölgedeki "geçiş kapılarının" sivillerin geri dönüşü için değil, askeri düzenlemeler kapsamında geçici olarak tesis edildiğini belirtti.
İsrail’in bölgedeki varlığını "açık bir işgal" olarak tanımlayan Zahvi, İran’ın sürece doğrudan müdahil olup İsrail'in çekilmesinde ısrarcı olmaması halinde, Tel Aviv'in bu topraklarda yerleşim yerleri inşa etmeye başlayacağını öngörüyor.
Anlaşmayı imzalayan üst düzey Lübnanlı yetkilileri sert bir dille eleştiren emekli tuğgeneral, "Cumhurbaşkanı ve Başbakan bu bölgeyi fiilen teslim etmiş durumdalar; anlaşma metni okunduğunda bu acı gerçek açıkça görülüyor" dedi.
Direnişin işgale karşı sessiz kalmayacağını belirten Zahvi, olası bir askeri eylemin Lübnan iç siyasetinde bir "isyan" dalgası başlatıp başlatmayacağı sorusunu gündeme taşıdı.
Uluslararası karar alma mekanizmalarında Şiilerin Lübnan’daki varlığının tasfiyesine yönelik bir eğilim olduğunu savunan Zahvi, Lübnan sağ kanadıyla koordineli şekilde bir toplumsal dışlama stratejisi izlendiğini iddia etti.
Zahvi, Tahran’ın ise ekonomik baskı ve bölgesel ticaret yolları gibi elindeki kozları, müzakere sürecinin ilerleyen aşamalarında bir denge unsuru olarak kullanmaya devam edeceği görüşünde.
Askeri cephedeki söylentilere de değinen Zahvi, direnişe ait tünellerin bulunması veya silahların ele geçirilmesi haberlerinin stratejik bir sona işaret etmediğini vurguladı.
"Savaşın niteliği 2006'dan bu yana büyük değişim gösterdi; artık yöntemlerimiz yalnızca tünellere veya geleneksel araçlara bağlı değil" diyen Zahvi, Lübnan ordusu ile direniş arasında bir çatışma yaşanmayacağından emin olduğunu ifade etti.
Ordu liderliğinin ve askeri doktrinin İsrail’i "başlıca düşman" olarak görme temelinde şekillendiğini kaydeden Zahvi, askeri kurumun iç çatışmalara taraf olmayacağının altını çizdi.
Ayrıca ordu komutanının görevden alınması yönündeki ABD ve İsrail baskılarının, Lübnan’daki iç gerilimler nedeniyle karşılık bulamadığına dikkat çekti.