Suudi Arabistan'da hacılara sosyal medya hapsi

02 Temmuz 2026

Suudi Arabistan'a hac, umre ve turistik ziyaret için giden yabancılar, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınıyor ve uzun hapis cezalarıyla karşı karşıya kalıyor.

YDH- Uluslararası Af Örgütü ile Suudi Arabistan merkezli insan hakları kuruluşu ALQST, Suudi Arabistan'a hac, umre veya turistik amaçlarla giden yabancı ziyaretçilerin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındığını belirten ortak bir rapor yayımladı.

Raporda, bu kişilerin adil olmayan yargılamalar sonucunda uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldığı ifade edildi.

Raporda, Temmuz 2022 ile 2025 yılının sonlarına kadar en az dokuz kişinin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanların çoğunluğunun Ortadoğu ve Küresel Güney ülkeleri kökenli olduğu kaydedildi.

Hac sırasında gözaltına alındı

Raporda yer verilen vakalardan biri, Fransa vatandaşı ve üç çocuk babası Amr Abdulfettah oldu.

Abdulfettah'ın Haziran 2024'te hac ibadetini yerine getirirken gözaltına alındığı belirtildi.

Yaklaşık 11 ay tutuklu kaldıktan sonra Mayıs 2025'te yargılanmaya başlandığı aktarılan Abdulfettah'ın, sosyal medya paylaşımlarında Suudi yönetimine "hakaret ettiği" ve "yargılanan kişileri övdüğü" iddiasıyla suçlandığı ifade edildi.

Raporda ayrıca, Abdulfettah'a “vize usulsüzlüğü” suçlaması da yöneltildiği, ancak Uluslararası Af Örgütü ile ALQST'nin bunun normal şartlarda para cezası veya sınır dışı edilmeyle sonuçlanması gerektiğini, hapis cezasını gerektirmediğini belirttiği kaydedildi.

Abdulfettah'ın eşi, Middle East Eye'a yaptığı açıklamada, eşinin yaygın bir vize dolandırıcılığının mağduru olduğunu belirterek, "Para cezası ve sınır dışı edilmesi gerekirken iki yıldır gözaltında tutuluyor. Gözaltında kötü muamele gördü ve barışçıl ifadeleri nedeniyle yeni suçlamalarla karşı karşıya bırakıldı." dedi.

İngiliz bankacıya beş yıl hapis

Raporda yer alan bir diğer vaka ise İngiltere vatandaşı Ahmed ed-Duş oldu.

Bank of America'da çalışan ed-Duş'un Ağustos 2024'te hamile eşi ve çocuklarıyla Suudi Arabistan'ı ziyaret ettikten sonra İngiltere'ye dönmek üzere bulunduğu Riyad Havalimanı'nda gözaltına alındığı belirtildi.

Hakkındaki suçlamaların, Suudi Arabistan'a gitmeden önce yaptığı sosyal medya paylaşımlarına dayandığı ifade edildi.

Middle East Eye'ın daha önce aktardığına göre, ed-Duş'un herhangi bir siyasi aktivizm geçmişi bulunmuyordu.

Eşi Amaher Nur, gözaltı sonrasında üç küçük çocuğuyla yalnız kaldığını, dördüncü çocuğunu ise eşi tutukluyken dünyaya getirdiğini söyledi.

Nur, "Ahmed benden ve çocuklardan hiçbir uyarı ya da açıklama yapılmadan alındı. Yokluğu hem benim hem de çocuklarım için son derece yıkıcı oldu." dedi.

Rapora göre, Suudi makamları, ed-Duş'un ailesine ve İngiltere'deki avukatına mahkeme belgelerini vermedi.

Ed-Duş'un ailesine yalnızca ailevi konular hakkında konuşmasına izin verildiği; gözaltı koşulları, sağlık durumu, dava süreci veya suçlamalar hakkında konuşması halinde telefon görüşmesinin kesileceği ve cezalandırılacağı yönünde uyarıldığı aktarıldı.

Ailesi ayrıca, son dönemde çocuklarıyla İngilizce konuştuğu gerekçesiyle kendisiyle iletişim kurmasının engellendiğini belirtti.

Raporda Abdulfettah'ın da gözaltı koşulları veya yargılama süreci hakkında konuştuğunda telefon görüşmelerinin kesildiği, Fransızca konuşmasına izin verilmediği ve yalnızca Arapça konuşabildiği ifade edildi.

ALQST ayrıca Abdulfettah'ın cezaevi görevlileri tarafından darbedildiğini bildirdi.

Umre ve hac ziyaretçileri de gözaltına alındı

Raporda, Kasım 2023'te gözaltına alınan Hollanda-Yemen vatandaşı Fahd Ramazan'ın da 18 ay boyunca herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeden tutulduğu belirtildi.

Ramazan, gözaltına alınmasının Suudi kraliyet ailesini eleştiren bir kişiye destek veren sosyal medya paylaşımlarıyla bağlantılı olduğunu düşündüğünü söyledi.

Rapora göre, sorgu sırasında kendisine X platformunda yaptığı dört paylaşımın yer aldığı Arapça bir belge imzalatılmak istendi ve Haziran 2025'te serbest bırakıldı.

Bazı yabancı ziyaretçilerin anlamadıkları Arapça belgeleri imzalamaya zorlandıkları da raporda yer aldı.

Gözaltına alınan dokuz kişiden dördünün hac veya umre ibadeti sırasında, diğer beşinin ise aile ziyaretleri kapsamında Suudi Arabistan'da bulunduğu belirtildi.

Kimliği açıklanmayan bir kişinin, umre sırasında Suudi yönetimini eleştiren sosyal medya paylaşımından yalnızca birkaç saat sonra Mekke'de gözaltına alındığı ve paylaşımlarını daha sonra silmesine rağmen 20 ay boyunca yargılanmadan tutuklu kaldığı aktarıldı.

Bir başka kişinin ise umre sırasında başka bir ülkedeki siyasi tutuklunun serbest bırakılmasını isteyen bir pankart taşıdığı gerekçesiyle bir yıl gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldığı ifade edildi.

“Şii sloganı” nedeniyle hapis

Raporda, Lübnan vatandaşı Haydar Selim'in de 2022 yılında hac sırasında “Şii dini sloganı” attığı görüntüleri kaydetmesi nedeniyle gözaltına alındığı belirtildi.

Selim'in beş yıl hapis ve 10 bin Suudi riyali para cezasına çarptırıldığı, diplomatik girişimlerin ardından Mart 2025'te serbest bırakıldığı aktarıldı.

Uluslararası Af Örgütü ile ALQST, ifade özgürlüğü kapsamında gözaltına alınan yabancı ziyaretçilerin gerçek sayısının, şeffaflık eksikliği ve insanların konuşmaktan çekinmesi nedeniyle raporda yer alan vakalardan “çok daha fazla” olabileceğini belirtti.

ALQST'den Nadin Abdulaziz, yabancı hükümetlere vatandaşlarına konsolosluk desteği sağlamaları ve yargılamaları takip etmeleri çağrısında bulundu.

Abdulaziz, "Evrensel insan haklarına inandığını söyleyen hükümetler, ifade özgürlüğünü kullandıkları için keyfi olarak tutuklanan herkesin serbest bırakılmasını talep etmelidir." dedi.