Trump'ın 2 milyar dolarlık geliri seçim öncesi ABD'yi sarstı

04 Temmuz 2026

ABD Başkanı Donald Trump'ın görevdeki ilk yılında elde ettiği 2 milyar doları aşan gelir, artan enflasyon ve zayıf istihdam verileriyle mücadele eden seçmen nezdinde yeni bir tartışma başlattı.

YDH - ABD Başkanı Donald Trump'ın görevdeki ilk yılında milyarlarca dolar gelir elde etmesi, ülkede yükselen fiyatlar ve durağanlaşan istihdam piyasasıyla mücadele eden seçmenlerin gerçekliğiyle tezat oluşturarak yaklaşan ara seçimler öncesinde siyasi gerilimi artırıyor.

Salı günü yayımlanan resmi finansal bildirim formları, Trump'ın 2025 yılında, 1,2 milyar doları kripto para girişimlerinden kaynaklanmak üzere, toplamda 2 milyar dolardan fazla gelir sağladığını ortaya koydu.

Bu tablo, Trump'ın son 18 aydaki ekonomik deneyimini seçmenin günlük geçim mücadelesiyle karşı karşıya getirmek isteyen Demokrat Partililere yeni bir argüman alanı açarken, Cumhuriyetçi Parti'nin kendi ekonomik mesajlarını seçmene ulaştırma çabalarını da karmaşık bir boyuta taşıyor.

Amerikan Aksiyon Forumu Başkanı Douglas Holtz-Eakin, konuya ilişkin değerlendirmesinde, bu durumun Cumhuriyetçilerin işini zorlaştırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bunun işleri zorlaştırdığına şüphe yok. Her şeyden çok isteyeceğiniz şey, parti liderinin halkın çektiği sıkıntıları hissetmesi ve onları huzursuz eden temel sorunlarla kendini özdeşleştirebilmesidir. Ancak mevcut durumda bunu sağlamanın hiçbir yolu bulunmuyor."

Milyar dolarlık kripto ve mülk gelirleri

Açıklanan veriler, Trump'ın 2024 yılında beyan ettiği 600 milyon doları aşkın gelire kıyasla çok büyük bir artışa işaret ediyor.

Başkan'ın 2025 yılındaki gelirinin yarısından fazlası, kendisi ve ailesinin çeşitli kripto para girişimlerinden elde edildi.

Trump, 2024 yılında oğullarıyla birlikte kurduğu World Liberty Financial adlı şirketle bağlantılı olarak yaklaşık 594 milyon dolar kazandı.

Gelir tablosundaki diğer bir büyük kalemi ise Ocak 2025'teki yemin töreninden kısa bir süre önce piyasaya sürülen "$TRUMP" adlı "meme coin" yatırımı oluşturuyor; bu kaynaktan elde edilen gelirin de 635 milyon doları bulduğu belirtiliyor.

Trump ayrıca, aralarında ABC, CBS, Meta, YouTube ve sosyal medya platformu X'in de yer aldığı önde gelen medya ve teknoloji şirketleriyle girdiği hukuki ihtilafların uzlaşma süreçlerinden 86,5 million dolar tahsil etti.

Başkan'ın sahip olduğu gayrimenkuller de yüksek gelir getirmeye devam ediyor. Florida'daki Mar-a-Lago malikanesi geçen yıl 77,4 milyon dolar kazandırırken; Florida, New York, New Jersey ve İskoçya'daki golf kulüpleri toplamda 252,5 milyon dolarlık bir gelir sağladı.

Bunun yanı sıra The New York Times, Trump ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in ABD ile Kazakistan arasında milyar dolarlık bir madencilik anlaşmasının güvence altına alınmasında rol oynadığını ve Trump'ın oğullarına ait bir yatırım firmasının bu madencilik projesiyle bağlantılı kurumsal bir yapıdan yüzde 20 hisse aldığını aktardı.

Demokratlar yolsuzluk gündemini köpürtüyor

Demokratlar, bu yüksek meblağların ortaya çıkmasının ardından Trump'ı kişisel zenginleşme ve hayat pahalılığıyla mücadele taahhütlerine aykırı davranmakla suçladı.

California Senatörü Demokrat Adam Schiff, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, "Başkanlığının ilk yılında Trump, hayatının geri kalanının toplamından daha fazla para kazandı. Bu sırada çoğu Amerikalı sadece günü kurtarmak için canını dişine takarak çalıştı. İşte yolsuzluğun bedeli budur" ifadelerine yer verdi.

Minnesota Temsilcisi Angie Craig de benzer şekilde, "Başkanlığı halkın cebine para koymak için kullanmak yerine, kendi ceplerini dolduruyor" diyerek tepki gösterdi.

Beyaz Saray ise Demokratların bu eleştirilerine sert bir yanıt vererek muhalefeti, seçmenlerin dikkatini eski Başkan Joe Biden döneminin başarısızlıklarından uzaklaştırmaya çalışmakla itham etti. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Demokratlar, Joe Biden'ın enflasyon krizinden güney sınırındaki büyük düzensizliğe ve transseksüel konularına yönelik saplantılarına kadar, kendi yetersizliklerini ve başarısızlıklarını örtbas etmek için her şeyi yapacaklardır. Neyse ki Amerikan halkı durumun farkındadır."

Ekonomik göstergelerdeki dengesizlik

Yılın başlarında Federal Rezerv'in yüzde 2'lik hedefinin yakınında seyreden enflasyon, son aylarda İran ile yaşanan gerilim ve çatışmaların etkisiyle yeniden yükselişe geçti.

Tüketici fiyatları mayıs ayında yıllık bazda yüzde 4,2 artarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. İstihdam piyasasından gelen veriler de karmaşık bir yapı sunuyor.

Haziran ayında beklentilerin altında kalarak sadece 57 bin yeni istihdam yaratıldığı açıklanırken, nisan ve mayıs aylarına ait güçlü istihdam verileri de geriye dönük olarak toplamda 74 bin kişi azaltılarak aşağı yönlü revize edildi.

Demokrat stratejist ve Biden'ın eski özel asistan yardımcısı Meghan Hays, "Trump ve Cumhuriyetçilerin sorunu, şeffaf davrandıkları ve bunu açıkça ortaya koydukları için ortada bir usulsüzlük olmadığını düşünmeleridir" değerlendirmesinde bulundu.

Demokrat Kongre Kampanya Komitesi Sözcüsü Viet Shelton da Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçileri hedef alarak, "Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri, Beyaz Saray'dan kaynaklanan bu haksız kazançları desteklemekte ve diğer herkes için maliyetlerin yükselmesinden sorumluluk taşımaktadır. Bu radikaller kasım ayında bunun bedelini ödeyecektir" dedi.

Cumhuriyetçi kanat ise bu iddiaları çaresizlik olarak nitelendiriyor. Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi Sözcüsü Mike Marinella, "Demokratlar, bu seçimi kendi başarısız sicilleri ve radikal sosyalist gündemleri dışındaki her konuya çekmek için çaresizce çabalıyor. Amerikalılar kazandıklarının ne kadarını ellerinde tutabildikleriyle ilgileniyor; Cumhuriyetçiler ise tarihi vergi kesintileri, bahşişlerden, fazla mesailerden ve sosyal güvenlik ödemelerinden vergi alınmaması gibi adımlarla güçlü sınır güvenliği ve güçlü bir Amerika inşa etmiştir" şeklinde konuştu.

Holtz-Eakin, Cumhuriyetçi Parti'nin bundan sonraki süreçte yasal reformlara ve özellikle "Çalışan Ailelerin Vergi Kesintileri" olarak adlandırdıkları yasa tasarısı ile konut paketine odaklanacağını tahmin ediyor.

Ancak Holtz-Eakin, "Gerçekçi olmak gerekirse Trump her zaman en etkili sözcüydü ancak şu an bu rol için daha az uygun durumda. Metne bağlı kalma eğilimi yok ve elinde, insanların yaşadığı zorluklarla tamamen çelişen bir finansal bildirim formu var" uyarısında bulundu.

Borsa performansı seçmenin hissiyatıyla uyuşmuyor

Trump ise çarşamba günü gazetecilerin soruları üzerine bu bildirimlerle arasına mesafe koyarak kişisel finansal işleriyle doğrudan ilgilenmediğini dile getirdi. Başkanlıktan maddi kazanç sağladığı yönündeki eleştirilere yanıt veren Trump, borsadaki yükseliş sayesinde kazancının arttığını savunarak "Herkes kazanıyor" dedi.

CNBC'ye verdiği mülakatta kripto para gelirleri hakkındaki soruları yanıtlayan Trump, ABD'nin bu sektörde lider konumda olması gerektiğini, aksi takdirde Çin'in sektörü ele geçireceğini ifade etti.

Başkan'ın ekonominin gücünü borsa endeksleriyle ölçme eğilimi uzun süredir biliniyor. Ancak borsa endeksleri ile genel ekonominin dinamikleri her zaman örtüşmüyor.

S&P 500 ve Nasdaq endeksleri son üç ayda 2020 yılından bu yana en iyi çeyreklik performanslarını sergilemiş olsa da bu durum geniş halk kitlelerinin ekonomik algısıyla tezat oluşturuyor.

Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi mayıs ayında tarihi düşük seviyeye geriledikten sonra haziran ayında yalnızca sınırlı bir toparlanma kaydetti.

Ekonomistler, yüksek gelirli hanelerin durumunun iyileştiği, dar gelirlilerin ise daha da geride kaldığı "K-şekilli" bir ekonomik yapının belirginleştiği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Uzmanlar, Demokratların seçim kampanyasında bu dengesizliği işleyerek Trump'ın ortalama bir Amerikalının gerçekliğinden kopuk olduğu tezini savunacağını öngörüyor.

Stratejist Meghan Hays ise bu durumun geniş kitlelerde derin bir adaletsizlik hissi yarattığını vurgulayarak, "Zenginlerin farklı kurallara göre oynadığı algısı, insanların siyasetten ve Washington'dan soğumasının en büyük nedenidir" değerlendirmesini yaptı.