
YDH- ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, iki ülke arasındaki ilişkinin tarihsel ve ideolojik temellere dayandığını savunarak, "İsrail olmasaydı ABD de olmazdı." dedi.
Huckabee, The Jerusalem Report dergisine verdiği söyleşide, ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümü kutlamaları öncesinde iki ülke ilişkilerini ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump tarafından büyükelçilik görevine getirilen Huckabee, “ABD'nin İsrail'e ihtiyaç duyduğu kadar İsrail'in de ABD'ye ihtiyaç duyduğunu” söyledi.
Huckabee, Yahudiliğin Hristiyanlığın temeli olduğunu savunarak, Batı medeniyetinin "Yahudi-Hristiyan değer sistemi" üzerine inşa edildiğini ve ABD'nin köklerinin de bu anlayış üzerinden “Kudüs'e” uzandığını iddia etti.
"ABD-İsrail ilişkisi tarihsel temellere dayanıyor"
Jerusalem Post'un aktardığına göre, Huckabee'nin makam odasında, ABD Başkanı Harry Truman'ın 1948'de İsrail'i tanıyan telgrafı ile Tevrat'tan sahneleri tasvir eden büyük bir duvar resmi bulunuyor.
Huckabee, Truman'ın İsrail'i bağımsızlığını ilan ettikten yalnızca 11 dakika sonra tanımasının "Amerikan tarihinin en önemli anlarından biri" olduğunu söyledi.
ABD'nin İsrail'i tanımasının diğer ülkeleri de etkilediğini savunan Huckabee, Truman'ın bu konuda hiçbir zaman “tereddüt etmediğini” belirtti.
Büyükelçi, son dönemde ABD'de İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığını kabul etmekle birlikte, bu tepkilerin büyük bölümünün "gerçeklerden değil, olaylara ilişkin algılardan kaynaklandığını" öne sürdü.
Huckabee, Gazze'deki gelişmelere yönelik eleştiriler hakkında da İsrail'in saldırılarının 7 Ekim 2023'te Hamas'ın gerçekleştirdiği saldırıların ardından başladığını öne sürerek, ABD'nin benzer bir saldırıyla karşılaşması halinde farklı davranmayacağını söyledi.
Ayrıca ABD'deki üniversitelerde “Ortadoğu çalışmaları programlarının ve sosyal medyanın” genç kuşakların İsrail'e bakışını etkilediğini savunarak, bunun "gerçeklerin kaybolmasına yol açtığını" iddia etti.
Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti
Jerusalem Post'un aktardığına göre Huckabee, en sert eleştirilerini Hamas'a yöneltirken, son dönemde Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarına da değindi.
Huckabee, Batı Şeria'daki şiddetin tamamının bölgede yaşayan yerleşimciler tarafından gerçekleştirildiği yönündeki değerlendirmelerin doğru olmadığını savundu.
Bölgede yaşayan İsraillilerin büyük bölümünün aileleriyle barış içinde yaşamak istediğini öne süren Huckabee, ev yakma, hayvan çalma ve benzeri saldırıların çoğunlukla bölgede yaşamayan "tepe gençliği" olarak tanımladığı gruplarca gerçekleştirildiğini iddia etti.
Bu nedenle söz konusu kişileri "yerleşimci" olarak nitelendirmediğini belirten Huckabee, "Ben onlara yerleşimci demiyorum. Bunlar 'yerleşim karşıtı' kişiler. Yahudiye ve Samiriye'de yaşayan yarım milyon İsrailliyi temsil etmiyorlar." ifadelerini kullandı.
"ABD-İsrail ilişkileri güçlü"
Huckabee, Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasında özellikle İran konusunda yaşanan görüş ayrılıklarının iki ülke ilişkilerini zedelediği yönündeki değerlendirmeleri kabul etmedi.
ABD başkanı ile İsrail başbakanının her konuda aynı görüşte olmasının beklenemeyeceğini söyleyen Huckabee, "Evli çiftler bile her konuda anlaşamaz." dedi.
Buna rağmen tarafların görüş ayrılıklarını “yönetebildiğini” savunan Huckabee, “ABD-İsrail ilişkilerinin zayıfladığı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını” öne sürdü.
İlişkilerin daha da güçlenmesi için İsrail'in uluslararası medya platformlarında daha etkin bir iletişim yürütmesi ve yabancı ziyaretçilerin ülkeye gelerek gelişmeleri yerinde görmesi gerektiğini savunan Huckabee, insanların hem İsraillilerle hem de Filistinlilerle konuşarak kendi değerlendirmelerini yapmalarını istedi.
Huckabee, mevcut dönemin özellikle bilgi kirliliği ve sosyal medya nedeniyle zor geçtiğini, ancak buna rağmen ABD ile İsrail arasındaki ilişkilerin "belki de hiç olmadığı kadar güçlü" olduğunu savundu.