ABD'deki Presbiteryen Kilisesi'nden İsrail'e ‘soykırım’ kararı

09 Temmuz 2026

ABD'deki Presbiteryen Kilisesi, Gazze'de yaşananları "soykırım" olarak tanımlayarak İsrail'e silah satışının durdurulması çağrısında bulundu.

YDH- “Felesteen News”e konuşan Kutsal Topraklar Hristiyan Ulusal Topluluğu Başkanı Dimitri Deliyani, ABD'deki Presbiteryen Kilisesi Genel Kurulu'nun İsrail'in Gazze'de işlediklerini "soykırım" olarak nitelendiren kararının, uluslararası kilise çevrelerinin tutumunda önemli bir dönüm noktası oluşturduğunu söyledi.

Deliyani, 454 kabul oyuna karşılık 15 ret oyuyla alınan kararın, Presbiteryen Kilisesi Genel Kurulu'nun İsrail'in Gazze'de işlediği fiilleri "soykırım" olarak değerlendirdiğini ve bunların Hristiyan inancının temel ilkeleriyle bağdaşmadığı yönündeki kanaatini ortaya koyduğunu söyledi.

Kararın yalnızca dini değil, aynı zamanda siyasi ve ahlaki sonuçlar doğuracağını ifade eden Deliyani, bunun Filistin meselesine ABD kamuoyunda kurumsal düzeyde önemli bir destek sağladığını kaydetti.

Haberde, ABD'nin en büyük Protestan mezheplerinden biri olan Presbiteryen Kilisesi Genel Kurulu'nun 22 Haziran-2 Temmuz tarihleri arasında Wisconsin eyaletinin Milwaukee kentinde toplandığı belirtildi.

Habere göre kilise, uzun yıllardır Filistin meselesinde insan hakları, yerleşim karşıtlığı ve uluslararası hukuk temelinde İsrail politikalarını eleştiren tutumuyla öne çıkıyor.

"Sembolik değil, fiili adımlar"

Deliyani, alınan kararın yalnızca ahlaki bir açıklama olmadığını, aynı zamanda siyasi ve ekonomik baskı araçlarını da içerdiğini söyledi.

Buna göre Presbiteryen Kilisesi Genel Kurulu, kilisenin Kamu Tanıklığı Ofisi'ne ABD'nin İsrail'e silah satışlarının durdurulması için girişimlerde bulunma görevi verdi.

Ayrıca kilise üyelerine, uluslararası hukukun ihlalinde rol aldığı belirtilen İsrailli şirketlerin ürünlerini boykot etme çağrısı yapıldı.

Haberde, Genel Kurul'un ayrıca Palantir Technologies ile GE Aerospace şirketlerini de İsrail askeri sanayisiyle bağlantıları nedeniyle kilisenin yatırım yapılmayacak şirketler listesine ekleme kararı aldığı belirtildi.

Deliyani, bu kararların kilisenin tutumunu sembolik açıklamaların ötesine taşıyarak siyasi ve ekonomik baskı niteliği kazandırdığını ifade etti.

Kararın ABD hükümeti veya Kongre açısından hukuki bağlayıcılığı bulunmadığını belirten Deliyani, buna karşın kilisenin kurumları açısından uygulanmasının zorunlu olduğunu ve Washington'da organize girişimlerin önünü açacağını söyledi.

"Filistinli tanıklar oylamayı etkiledi"

Deliyani, oylama öncesindeki tartışmalarda Filistinli Hristiyanların tanıklıklarının belirleyici rol oynadığını belirtti.

Kutsal Topraklar Hristiyan Ulusal Topluluğu başta olmak üzere çeşitli Hristiyan kurumlarının, Filistinlilerin yaşadıklarını doğrudan Genel Kurul üyelerine aktardığını ifade etti.

Habere göre, 1948 Nekbesi'nden sağ kurtulan ve Presbiteryen Kilisesi Genel Kurulu eski Başkanı olan Filistin asıllı Amerikalı papaz Fahd Ebu Akıl da oturumda söz alarak çocukken yaşadığı zorunlu göç ile bugün Gazze'deki çocukların yaşadıkları arasında benzerlik kurdu.

Deliyani, bu konuşmanın delegeler üzerinde güçlü etki bıraktığını söyledi.

Genel Kurul komisyonunun ayrıca Batı Şeria'daki gelişmeleri anlatan Nihad Şahin'in yanı sıra Gazze'deki Aziz Porfirios Kilisesi'nin yerinden edilmiş sivillere ev sahipliği yaptığı sırada bombalanmasını anlatan Filistinli Nuvvar Diyab'ın görüntülü tanıklığını da dinlediği belirtildi.

"Kiliseler somut adımlar atmalı"

Deliyani, bundan sonraki süreçte ABD ve Avrupa'daki kiliselerin Gazze'de yaşananları açık biçimde "soykırım" olarak tanımlamaları ve bunu somut adımlarla desteklemeleri gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda İsrail'e silah ihracatının durdurulması için baskı yapılması, askeri operasyonlarla bağlantılı şirketlerden yatırımların çekilmesi ve işgali meşrulaştırdığı belirtilen kurumlarla ilişkilerin gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

ABD'deki kiliselerin ayrıca "Hristiyan Siyonizmi" olarak tanımladığı anlayışla da yüzleşmesi gerektiğini savunan Deliyani, dini metinlerin sömürgeci bir projeyi meşrulaştırmak amacıyla kullanılmasına karşı çıkılması gerektiğini ifade etti.

"Bin gün sonra sessizlik mazeret olamaz"

Gazze savaşının bininci gününe de değinen Deliyani, dünyanın artık bölgede yaşananlardan habersiz olduğunu ileri süremeyeceğini söyledi.

Yerleşim alanlarının yıkıldığını, hastanelerin bombalandığını, çocukların enkaz altında veya açlık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Deliyani, gazeteciler, sağlık çalışanları ve yerinden edilmiş sivillerin de saldırıların hedefi olduğunu ifade etti.

Presbiteryen Kilisesi'nin kararının, ABD'deki dini ve akademik kurumlarda giderek güçlenen yeni yaklaşımın göstergesi olduğunu belirten Deliyani, Amerikan Din Akademisi'nin de Gazze ile dayanışma kararı aldığını ve Filistin eğitim sisteminin hedef alınmasını kınadığını hatırlattı.

Batılı kurumların uzun yıllardır İsrail'e sağladığı ahlaki desteğin zayıflamaya başladığını savunan Deliyani, savaşın bininci gününün kiliseler ve dini kurumlar açısından hükümetlerin İsrail'e verdiği askeri ve siyasi desteği sorgulama fırsatı oluşturduğunu söyledi.

Deliyani, savaşın bininci gününün Filistinli sivillerin hikâyelerini yeniden görünür kılmak için değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, dünyanın farklı ülkelerindeki kiliselerde Gazze'de hayatını kaybedenler için ayinler düzenlenmesi, kilise çanlarının çalınması, şehitlerin isimlerinin okunması ve yıkıma ilişkin tanıklıkların paylaşılması çağrısında bulundu.