
YDH- İran Devrim Muhafızları Ordusu başkomutanı, Devrim Lideri Seyyid Ali Hamenei'nin cenaze törenlerine İran ve Irak'ta on milyonlarca kişinin katılmasının "tarihte benzeri görülmemiş bir olay" olduğunu belirtti.
Komutan, ABD'ye ve Devrim Lideri'nin suikastından sorumlu olanlara yönelik misilleme talebinin "kesin, meşru ve unutulmaz" olduğunu vurguladı.
İran resmi haber ajansı IRNA'nın Sepah News'e dayandırdığı habere göre Devrim Muhafızları başkomutanı, "Ümmetin Şehit Lideri" için düzenlenen cenaze törenlerine katılan İran ve Irak halkları ile organizasyonda görev alanlara teşekkür mesajı yayımladı.
Mesajda, "Şehit Lider'e veda törenlerindeki görkemli katılım, mücahit ve şehit İmam'ın yoluyla yeniden ahitleşme, İslam ümmetinin ideallerine bağlılığın ilanı ve yıllardır Hüseyni kızıl bayrağın altında küfür ve emperyalizm cephesine karşı bir dağ gibi sağlam ve kararlı biçimde duran ümmetin birliğinin tezahürüydü." ifadelerine yer verildi.
"Şehadet yolun sonu değil, yeni bir dönemin başlangıcıdır"
Devrim Muhafızları başkomutanı, mesajında şu Kur'an ayetine yer verdi:
"Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlayacaktır." [Saff: 8]
Mesajda ayrıca, "Düşmanın seni öldürdü ama nurun sönmedi; evet, fani olmayan o tecelli Allah'ın nurudur." dizelerine yer verildi.
Devrim Lideri'ne yönelik büyük veda ve cenaze törenlerini "imanın yeniden dirilişi, sadakat kıyamı, Aşura kültürüyle ahdin yenilenmesi ve bir milletin iradesinin tezahürü" olarak nitelendiren Devrim Muhafızları başkomutanı, İran halkının Ayetullah Hamenei'nin kanını yolun sonu değil, "hak cephesinin izzet, direniş ve gelişiminde yeni bir dönemin başlangıcı" olarak gördüğünü ifade etti.
Halkın farklı kesimlerinin cenaze törenlerine kitlesel katılımının İran milletinin velayete bağlılığını, basiretini ve direnişini ortaya koyduğunu belirten Başkomutan, bunun aynı zamanda Aşura mektebinde yetişen bir halkın emperyalizm karşıtlığının tezahürü olduğunu kaydetti.
Mesajda, cenaze törenlerinin "Ümmetin Şehit Lideri'nin kanının hesabını sorma çağrısının güçlü yankısı" olduğu belirtilerek, bu çağrının İslam, devrim ve direniş cephesi düşmanlarının "sahte heybetini sarstığı" ifade edildi.
"On milyonların vedası tarihte benzeri görülmemiş bir olaydı"
Devrim Muhafızları başkomutanı, İran ve Irak halklarından on milyonlarca kişinin katıldığı cenaze ve veda törenlerinin "tarihte benzeri görülmemiş bir olay" olduğunu belirtti.
Mesajda, bu katılımın velayet ile halk arasındaki sevginin ulaştığı noktayı dünyaya gösterdiği ve İmam Ali'nin çizgisindeki İslami yönetim anlayışı ile diğer yönetim modelleri arasındaki farkı ortaya koyduğu ifade edildi.
Başkomutan, "Velayet-i fakih, 47 yıllık yönetimin ardından kendi halkının gözyaşı okyanusuyla uğurlanmaktır. Velayet-i fakih, 47 yıllık yönetimin ardından geniş ülkenizde bir metre toprağa dahi sahip olmayıp bunun karşılığında milyarlarca insanın gönlüne sahip olmaktır." ifadelerini kullandı.
Bu büyük olayın yıllar boyunca düşünürler tarafından incelenmesi ve yol gösterici hale getirilmesi gereken derin anlamlar barındırdığı belirtildi.
İran ve Irak halklarına teşekkür
Devrim Muhafızları Ordusu, cenaze ve defin törenlerinin görkemli, düzenli, güvenli ve onurlu biçimde gerçekleştirilmesini sağlayan İran halkına, yetkililere ve organizasyonda görev alanlara teşekkür etti.
Mesajda, İran halkının kitlesel katılımıyla dünyaya birlik, izzet, direniş ve İslami ve devrimci ideallere bağlılık mesajı verdiği belirtilerek, "Hiçbir tehdit, cinayet veya komplo bu halkların İslam'ı, İran'ı ve direniş cephesini savunma iradesini sarsamayacaktır." denildi.
Devrim Muhafızları başkomutanı ayrıca, Necef ve Kerbela'da düzenlenen cenaze törenlerine geniş ve tarihi bir katılım gösteren Irak halkı ve yetkililerine teşekkür etti.
Irak'taki törenlerin İran ve Irak halkları arasındaki kopmaz bağı ve direniş cephesinin birliğini dünyanın gözleri önüne serdiğini belirten Başkomutan, bu katılımın "Şehit Mücahit İmam'ın yoluyla yeniden ahitleşme ve İslam ümmetinin ideallerine sadakatin ilanı" olduğunu ifade etti.
Mesajda, Devrim Lideri'nin kanının İslam ümmeti için "uyanış, izzet, güç ve dayanışmanın kaynağına" dönüştüğü belirtilerek, bunun özgür halkların bu yolu sürdürme iradesini daha da güçlendireceği ve düşmanları yenilgi, tecrit ve pişmanlıkla dolu bir geleceğe yaklaştıracağı kaydedildi.
"Suikastın failleri ve destekçileri cezalandırılacak"
Devrim Muhafızları Başkomutanı, ABD yöneticileri ile İslam Devrimi ve direniş cephesinin tüm düşmanlarının, Devrim Lideri'ne yönelik suikastla "ilahi nuru söndüremeyeceğini, inançlı halkların iradesini zayıflatamayacağını ve direniş bayrağını yere düşüremeyeceğini" vurguladı.
Mesajda şu ifadeler kullanıldı:
"Ümmetin Şehit Lideri'nin pak kanı, dünyanın bütün özgür insanlarının omuzlarına ebedi bir sorumluluk yüklemiştir. Şehitlerin kanının hesabının sorulması ve bu cinayetin faillerinin, emrini verenlerin ve destekçilerinin cezalandırılması kesin, meşru ve unutulmayacak bir talep olarak kalacaktır."
Bu talebin adalet tamamen sağlanıncaya ve başta "çocuk katili ABD ordusu" olmak üzere sorumlulara gereken karşılık verilinceye kadar İslam ümmetinin ve direniş cephesinin tarihsel hafızasından silinmeyeceği belirtildi.
"Devrim Lideri'nin yolu sürdürülecek"
Devrim Muhafızları başkomutanı, İran Silahlı Kuvvetleri ve direniş cephesi savaşçılarının, Başkomutan Ayetullah İmam Seyyid Mücteba Hamenei'nin komutası altında İran halkı ve direniş cephesinin tüm mücahitleriyle birlikte "güç, hazırlık, teyakkuz ve sarsılmaz bir kararlılıkla Ümmetin Şehit Lideri'nin yolunu sürdüreceğini" ifade etti.
Mesajda, Devrim Lideri'nin kanının halkların uyanışı ile izzet, bağımsızlık ve özgürlük yolunun devamı için ebedi bir sermaye olduğu vurgulandı.
Devrim Muhafızları başkomutanı, "Şehitlerin pak kanıyla aydınlanan bu yol, özgür halkların inancı ve ilahi ideallere bağlılığıyla devam edecektir. Hiçbir güç bu yolu durduramayacaktır. Gelecek hak cephesinindir ve Allah'ın müminlere yardım, müstekbirleri ise yenilgiye uğratma vaadi değişmez bir hakikattir." ifadelerini kullandı.