Suudi ekonomist: Hürmüz krizi dünyayı vurabilir

13 Temmuz 2026

Ekonomi uzmanları, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin enerji fiyatlarını yükselterek enflasyonu körükleyebileceği ve küresel ticaret ile yatırımlarda ciddi sarsıntılara yol açabileceği uyarısında bulundu.

YDH- Ekonomi uzmanları, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yeniden başlatması ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapattığı yönündeki haberlerin ardından dünya ekonomisini etkileyebilecek “ciddi sonuçlar” konusunda uyardı.

Uzmanlar, gerilim nedeniyle enerji fiyatlarının doğrudan etkileneceğini, özellikle petrol ihracatının aksaması halinde yatırımların ve büyük projelerin geleceğine ilişkin risklerin artacağını belirtti.

Sputnik'in haberine göre, Suudi ekonomist Dr. Muhammed bin Delim el-Kahtani, küresel piyasaların kısa vadede "jeopolitik risk primi" olarak adlandırılan ek maliyeti fiyatlamaya başlayacağını ve bunun, fiili bir arz kesintisi yaşanmasa bile petrol ve doğal gaz fiyatlarını yükselteceğini söyledi.

Kahtani, krizin sürmesi veya deniz taşımacılığının uzun süre kesintiye uğraması halinde tüketici ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirme planlarını hızlandırabileceğini, alternatif boru hatlarına yatırımları artırabileceğini, stratejik rezervlerini yükseltebileceğini ve yenilenebilir enerji ile nükleer enerji projelerine daha fazla ağırlık verebileceğini ifade etti.

Dünya ekonomisinin yalnızca doğrudan gelişmelerden değil, "belirsizlik" ortamından da etkilendiğini belirten Kahtani, beklenen başlıca sonuçlar arasında nakliye ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi ile enflasyonist baskıların yeniden güçlenmesinin bulunduğunu kaydetti.

Kahtani'ye göre bu durum, uluslararası ticaretin yavaşlamasına, yatırımcı güveninin azalmasına ve finans piyasalarında sert dalgalanmalara yol açabileceği gibi merkez bankalarını faiz indirimlerini ertelemeye de zorlayabilir.

Deniz yollarında yaşanacak herhangi bir aksamanın bütün dünya ekonomisine yansıyacağını vurgulayan Kahtani, G20 ekonomilerinin yıllık 107 trilyon dolardan fazla üretim gerçekleştirdiğine dikkat çekti.

Körfez ülkelerinin krize dayanıklılığı

Bölge ülkelerinin krizle başa çıkma kapasitesine değinen Kahtani, başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin geçmişe kıyasla şokları absorbe etme konusunda daha güçlü bir konumda bulunduğunu savundu.

Kahtani, Fitch gibi uluslararası kuruluşların verdiği yüksek kredi notlarının bu ülkeleri desteklediğini, Suudi Arabistan'ın "A+" kredi notuna sahip olmasının yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın da kısa vadeli piyasa dalgalanmalarından bağımsız uzun vadeli büyük projelerini finanse edebilecek mali yeterliliğe sahip olduğunu belirtti.

Ekonomik çeşitlendirme programları, mali rezervler ve kurumsal kapasite sayesinde krizin mevcut sınırları içinde kalması durumunda etkilerinin sınırlı olacağını ifade eden Kahtani, buna rağmen bazı finansman maliyetlerinin artabileceğini ve tedarik zincirlerinin geçici olarak etkilenebileceğini kaydetti.

Kahtani, "en kötü senaryonun" ise krizin ticaret ve enerji akışında geniş çaplı kesintiye dönüşmesi olduğunu belirterek, bunun fiyatlarda ani ve sert yükselişlere ve küresel tedarik zincirlerinde büyük aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu.