Rubio'dan UCM'ye savaş ilanı: Tuğla tuğla sökeceğiz

14 Temmuz 2026

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkaran UCM'yi "tuğla tuğla sökme" tehdidinde bulunarak, mahkemeye karşı diplomatik savaş başlattıklarını ilan etti.

YDH- ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump rejiminin, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu hakkında 2024 yılında tutuklama emri çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni (UCM) "tuğla tuğla sökmek" için çalıştığını açıkladı.

Rubio, pazartesi günü The Wall Street Journal'da yayımlanan makalesinde, "UCM'nin Amerikan askeri ve kolluk kuvvetlerinin operasyonlarına müdahale etmesi, iddia ettiği yetkilerin yalnızca vahim biçimde aşılması değildir. Bu, ABD'nin egemen ve bağımsız bir ulus olarak ölümü anlamına gelir." ifadelerini kullandı.

ABD hükümetinin elindeki bütün araçları kullanacaklarını belirten Rubio, "Ortak bir zemin bulabildiğimiz her müttefikimizle birlikte çalışarak UCM'yi gerekirse tuğla tuğla sökeceğiz." dedi.

Rubio ayrıca, pazartesi günü X platformunda yayımlanan bir video mesajında, mahkemeyi, Amerikalıların kendi yasalarına tabi olma ve bir suçla itham edildiklerinde kendi yurttaşlarından oluşan bir jüri önünde yargılanma haklarını ellerinden almaya çalışmakla suçladı.

Rubio, "Bugün uzak yerlerdeki güçlü insanlar bunu elimizden almak istiyor. Sizin yasalarınız, ülkeniz ve hayatınız üzerinde söz sahibi olmaları gerektiğine inanıyorlar ve sizin bunu kabul edip etmemeniz umurlarında değil." ifadelerini kullandı.

Amerikalıların uluslararası mahkemenin hakimlerinin, savcılarının veya başkanlarının isimlerini muhtemelen bilmediğini ve "bilmek zorunda da olmamaları gerektiğini" savunan Rubio, UCM'yi ABD'ye karşı savaş yürütmekle suçladı.

Netanyahu hakkındaki tutuklama emrini anmadı

Rubio, 2002 yılında Ruanda ve eski Yugoslavya gibi bölgelerde yaşanan soykırımlar ve savaş suçlarına karşılık olarak kurulan UCM'ye ABD'de "iki partili bir muhalefet" bulunduğunu belirtti.

Ancak Rubio, UCM'nin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze'de insanlığa karşı suç işledikleri iddiasıyla çıkardığı tutuklama emirlerinden doğrudan söz etmedi.

"Kendini beğenmiş küreselciler"

Rubio, Beyaz Saray'ın mahkemeyi ortadan kaldırmaya yönelik politikasını milliyetçi bir söylem üzerinden savundu.

"ABD, basit bir mesajla diplomatik bir kampanya başlatıyor: Küreselciliğe karşı egemen devletler" diyen Rubio, 200 yıl önceki İngiliz sömürge politikasına atıfta bulunarak, "Atalarımız, sözde suçlardan yargılanmak üzere bizi denizlerin ötesine taşıyan yabancı bir güce karşı devrim yaptı." ifadelerini kullandı.

Rubio, "Bağımsızlık bizim doğuştan hakkımızdır. Bunu, kendisini 'uluslararası hukukun' ruhban sınıfı ilan etmiş bir grubun yönetimiyle takas etmeye niyetimiz yok." dedi.

UCM'nin 2020 yılında Afganistan'daki ABD askerlerinin savaş suçu işlediği iddialarına ilişkin başlattığı soruşturmaya da değinen Rubio, mahkemenin gelecekte ABD Sınır Devriyesi mensupları ve deniz piyadeleri hakkında da soruşturma başlatabileceğini ileri sürdü.

Rubio, "UCM, ABD'ye düşmanlıklarıyla birleşen güçlü bir solcu sivil toplum kuruluşları ağı, kendini beğenmiş küreselciler ve düşman Üçüncü Dünya hükümetleri tarafından destekleniyor ve yönetiliyor." iddiasında bulundu.

X'teki video mesajında Rubio, mahkemenin kendi yargı sistemlerinin harekete geçemediği ülkelerde en ağır suçları kovuşturmak amacıyla kurulduğunu ancak gerçekte "çok daha radikal ve aşırı bir yapı" olduğunu savundu.

Rubio, UCM'yi "yetkilerinin neredeyse sınırsız olduğunu iddia eden, seçilmemiş küreselci bürokratların görev yaptığı küresel bir mahkeme" olarak nitelendirdi.

Rubio, video mesajının sonunda Trump yönetiminin UCM'ye karşı tutumunu şu sözlerle özetledi:

"Bu yönetim, UCM ve müttefikleri halkımızı tehdit etmeye çalışırken seyirci kalmayacak. Egemenliğimizi elimizden alabileceklerine inanıyorlarsa, onlara Amerikan kararlılığının tam olarak ne anlama geldiğini öğreteceğiz."

ABD'nin UCM ile hesaplaşmasının geçmişi

UCM, Avrupa Birliği'nin bütün üyeleri dahil olmak üzere 125 üye ülkeye sahip.

ABD Başkanı George W. Bush, 2002 yılında Roma Statüsü'nden resmen çekilmiş ve ABD'nin UCM ile işbirliğini kısıtlayan Amerikan Askeri Personelini Koruma Yasası'nı (ASPA) yürürlüğe koymuştu.

Söz konusu yasa, gözaltındaki ABD personelinin kurtarılması için güç kullanımına dahi izin vermesi nedeniyle "Lahey'i İşgal Yasası" olarak anılıyor.

Washington ayrıca, ülkelerin ABD vatandaşlarını UCM'ye teslim etmesini önlemek amacıyla ikili dokunulmazlık anlaşmaları imzalamaları için baskı uyguladı.

UCM'ye karşı diplomatik savaş

Rubio'nun mahkemeye yönelik sert çıkışı, ABD ve en yakın ortaklarının, UCM'nin İsrail'i Gazze'deki savaş suçlarından sorumlu tutma girişimleri nedeniyle mahkemeye karşı diplomatik bir savaş yürüttüğü yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.

Gazze'deki saldırılar Birleşmiş Milletler, insan hakları kuruluşları ve soykırım uzmanları tarafından soykırım olarak nitelendirilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl İsrailli üst düzey yetkililere yönelik soruşturmalar nedeniyle UCM hakimlerine yaptırım uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı.

Bu yaptırımlar, hakimlerin seyahat özgürlüğünü, fiziksel güvenliklerini, ailelerini ve temel günlük işlemleri gerçekleştirme imkanlarını etkiledi.