Bahreyn'de Şiilere yönelik baskılar derinleşiyor

14 Temmuz 2026

Bahreyn yargısının İran adına casusluk yaptıkları gerekçesiyle üç kişiye müebbet hapis cezası vermesi, krallığın İran ile yürütülen savaşın başlangıcından bu yana Şii nüfusa ve muhaliflere karşı yürüttüğü kapsamlı baskı politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

YDH- Bahreyn yargısı, Devrim Muhafızları için casusluk yaptıkları iddiasıyla yargılanan üç kişiye müebbet hapis cezası verdi.

Savcılık makamı, sanıkların Bahreyn Krallığı'na karşı düşmanca eylemlerde bulunmak ve krallığın çıkarlarına zarar vermek amacıyla İranlı operatörlerle iş birliği yaptıklarını öne sürdü.

Bu kararlar, Bahreyn’de 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaştan bu yana sürdürülen geniş kapsamlı operasyonların son halkasını oluşturuyor.

Krallık yönetimi, söz konusu dönem boyunca yüzlerce kişiyi gözaltına aldı, toplu gösterileri yasakladı ve muhalifleri hapis cezalarına çarptırdı.

Baskı politikaları, özellikle ülkenin Şii çoğunluğuna yönelik uygulamalarla dikkat çekiyor. Mayıs ayı başında İçişleri Bakanlığı, aralarında 30 Şii din adamının da bulunduğu 41 vatandaşın casusluk ve Devrim Muhafızları ile bağlantı suçlamasıyla tutuklandığını açıklamıştı.

Bahreyn yönetimi, muhalefeti susturmak amacıyla hukuki mekanizmaları kullanmaya devam ediyor.

Nisan ayı sonlarında, "İran'ın düşmanca eylemlerini övmek veya sempati duymak" suçlamasıyla 69 kişi ve ailelerinin vatandaşlıkları iptal edildi.

Bahreyn Haklar ve Demokrasi Enstitüsü (BIRD), bu hamlenin herhangi bir yasal güvence veya temyiz hakkı tanınmaksızın uygulandığını ve baskı döneminde tehlikeli bir safhanın başlangıcı olduğunu vurguladı.

Mart ayında ise Şii aktivist Mohammad al-Mousawi, casusluk suçlamasıyla gözaltına alındıktan sonra uğradığı işkence sonucu hayatını kaybetti; yayınlanan görüntülerde vücudunda darp, kabloyla kırbaçlama ve elektrik yanığı izleri olduğu görüldü.

Sünni el-Halife ailesi tarafından yönetilen ve Şii nüfusun çoğunlukta olduğu Bahreyn, bölgedeki en büyük ABD deniz üssüne ev sahipliği yapıyor.

ABD Beşinci Filosu'na merkezlik yapan krallık, İran'a karşı yürütülen savaşta stratejik bir lojistik merkez olarak kullanılıyor.

Manama yönetimi, İran yönetimine yönelik her türlü destek veya sempati ifadesini sert ve şiddetli bir politikayla bastırırken, casusluk suçlamalarını ulusal güvenlik tehditlerini nötralize etmek için bir araç olarak kullanıyor.

İran ise Bahreyn dahil olmak üzere Körfez ülkelerindeki üslerin Washington ve Tel Aviv ile iş birliği yapmasına misilleme olarak bu bölgelere binlerce füze ve İHA saldırısı gerçekleştirdi.