The Economist: Trump, Hürmüz'de seçeneksiz

14 Temmuz 2026

The Economist'e göre ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz'de ne savaşı tırmandırabiliyor ne de krizi sona erdirebiliyor.

YDH- The Economist'e göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen ay İran ile imzaladığı ön mutabakat metni (MOU), Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve Körfez savaşının sona ermesi beklentisini boşa çıkardı.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bir ay geçmeden taraflar arasındaki çatışmalar yeniden alevlenirken, boğazdaki deniz trafiği tarihi dip seviyelere geriledi.

Mevcut kriz, anlaşmanın sağladığı çözüm zeminini ortadan kaldırarak tarafları yeniden şiddet sarmalına sürüklemiş durumda.

Hürmüz'de "kısasa kısas" saldırıları

13 Temmuz gecesi İran füzelerinin Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait iki tankeri hedef almasıyla tırmanan gerilim, bir denizcinin hayatını kaybetmesine yol açtı.

ABD'nin buna yanıt olarak İran'daki askeri hedefleri bombalaması, ardından İran'ın Arap devletlerine İHA ve füze saldırılarıyla karşılık vermesiyle tırmanış sürüyor.

7 Temmuz’dan bu yana bölgede beş gece süren "kısasa kısas" saldırılarına rağmen taraflar, genel bir savaştan kaçınmak adına şimdilik askeri operasyonları sınırlı tutmaya çalışıyor.

Diğer yandan, Trump’ın elindeki askeri seçeneklerin de bir sınırı bulunuyor:

• Sınırlı saldırılar: Beş gece süren 300'den fazla operasyon, İran'ın askeri davranışlarını değiştirmeye yetmedi.

• Topyekûn tırmanış: Önemli altyapı tesislerinin vurulması, Körfez ülkelerine karşı misilleme riskini ve savaş suçu tartışmalarını beraberinde getiriyor.

• Kara harekatı: Washington yönetimi için kara birliklerinin sevki neredeyse imkansız bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

İran'ın bölgedeki füze ve İHA kapasitesi, boğazın denetimini stratejik bir "koz" haline getirirken, uluslararası toplumdan beklenen kapsamlı destek gelmiyor.

Avrupa ülkeleri, Japonya ve bölge devletleri, Tahran'ın misillemesinden çekinerek somut bir denizcilik misyonuna katılmaya temkinli yaklaşıyor.

Çin'in boğazın açılması yönündeki çağrıları ise diplomatik söylemin ötesine geçemiyor.

Uzmanlar, hem askeri hem de ekonomik açıdan her iki tarafın da hedeflerine ulaşamadığı bu süreçte, "atışlar altında parçalanan" mutabakat metninin halen taraflar için uygulanabilir en "az kötü" seçenek olduğunu vurguluyor.