Fadlallah: Hükümetin İsrail ile yaptığı anlaşma diplomasi tarihinin en kötü metni

15 Temmuz 2026

Lübnanlı Milletvekili Fadlallah, ABD destekli Lübnan yönetiminin direnişi zayıflatmaya odaklandığını savunarak gündemdeki anlaşmayı "siyasi hediye" ve "diplomasi tarihinin en kötü metni" olarak niteledi.

YDH- Hizbullah'ın meclisteki grubunun Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan yönetimini sert bir dille eleştirerek, mevcut iktidarın halkı korumaktan ziyade, direnişin gücünü zayıflatmaya odaklanan "dış güdümlü" bir otoriteye dönüştüğünü savundu.

Aziz Teresa'daki bir anma töreninde konuşan Fadlallah, gündemdeki anlaşmanın Lübnan'ın ulusal çıkarlarını göz ardı ettiğini ve İsrail Başbakanı Netanyahu'ya siyasi bir hediye niteliği taşıdığını belirtti.

Milletvekili Fadlallah, üzerinde çalışılan metnin "geri çekilme" ifadesini dahi içermediğini vurgulayarak, anlaşmayı "uluslararası diplomasi tarihindeki en kötü metin" olarak tanımladı.

Fadlallah, "Bu anlaşma sadece direniş fikrine tarihsel olarak karşı olanların savunabileceği, uygulanabilirliği olmayan ve kendi kendini yok etmeye mahkûm bir belgedir" dedi.

Fadlallah ayrıca, iktidar kanadının "güçlü devlet" söylemlerini ulusal olmayan amaçlara hizmet etmek için kullandığını, asıl hedeflerinin halkı koruyacak yetkin bir devlet yapısı inşa etmek olmadığını iddia etti.

Güney Lübnan halkının tarihsel olarak en büyük beklentisinin kendilerini dış saldırılardan koruyabilecek güçlü bir devlet varlığı olduğunu ifade eden Fadlallah şu değerlendirmede bulundu: 

"Eğer Lübnan, dünyanın diğer ülkeleri gibi sağlam temeller üzerine kurulu, üzerine düşen sorumlulukları yerine getiren bir devlet olsaydı, Lübnanlılar Hizbullah'tan yıllar önce halk direnişini kurmak zorunda kalmazdı" 

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının tesadüfi olmadığını belirten Fadlallah, düşmanın Litani Nehri'nin güneyini boşaltıp ilhak ederek, Filistin ve Batı Şeria'da yaptığına benzer şekilde yerleşim birimleri kurmayı hedeflediğini öne sürdü.

Fadlallah, "Suriye'nin güneyinde direnişin olmadığı ve siyasi müzakerelerin tıkandığı bölgelerde şu an tam olarak bunu yapıyorlar" diyerek sahadaki tehdidin boyutuna dikkat çekti.

Hizbullah’ın tüm kaynaklarını, yerinden edilmiş vatandaşların köylerine geri dönmeleri ve evlerinin yeniden inşası için seferber ettiğini belirten Fadlallah, bu süreci "yasal, ahlaki ve ulusal bir sorumluluk" olarak gördüklerini söyledi.

Fadlallah, "Direniş ile halk arasında bir ayrım yoktur; Hizbullah'ın tüm imkânları bugün halkımızın acılarını hafifletmek ve bu saldırının etkilerini silmek için kullanılmaktadır" diyerek, kuşatma ve yaptırımlara rağmen yeniden yapılanma sürecinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.