
YDH- Financial Times (FT), ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen ay İran'la ateşkesin uzatılmasını ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını memnuniyetle karşılayarak dünya gemilerine "motorlarınızı çalıştırın", Ortadoğu'ya ise "PETROL AKSIN!" çağrısı yaptığını ancak bu hafta İran'a yönelik neredeyse her gün düzenlenen saldırıların yeniden başlamasını övgüyle karşıladığını bildirdi.
Trump'ın ABD ordusunun İran'ı "fena halde vurduğunu" söyleyerek askeri saldırılarla övündüğü belirtilen haberde, çatışmanın giderek “tüm başkanlık dönemini gölgede bırakma riski” taşıdığı ifade edildi.
FT, Trump'ın sert söylemlerinin ardında, özellikle sonbahardaki ara seçimler yaklaşırken son tırmanışın ekonomik, siyasi ve diplomatik maliyetlerini nasıl sınırlayacağının belirsizliğini koruduğunu kaydetti.
Cumhuriyetçi siyasi stratejist Ron Bonjean, "Trump, İran konusunda yolun sonuna gelmiş gibi görünüyor. Gerçekler kendini göstermeye başladı. Bu iş zaman alacak. Çatışmanın çözülmesi aylar, hatta yıllar sürebilir." dedi.
Haberde, “Trump'ın savaşın önceki aşamalarında başaramadığı halde İran'ı askeri güç kullanarak teslim olmaya zorlayabileceği hesabına bel bağladığı” belirtildi.
Topyekun savaşa dönüşün, Trump'ın “kısa süreceği ve ezici bir başarıyla” sonuçlanacağı sözünü verdiği Ortadoğu savaşının kasım ayındaki ara seçimlere, hatta daha sonrasına kadar uzaması ve ABD kamuoyunda tepki çeken bir çatışmaya dönüşmesi ihtimalini artırdığı ifade edildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), salı günü geç saatlerde yedinci saldırı dalgasını tamamladığını ve Hürmüz Boğazı ile İran'ın kıyı bölgeleri yakınlarında "onlarca askeri hedefi" vurduğunu açıkladı. Hedefler arasında İran'a ait füze ve SİHA mevzileri, deniz unsurları ve kıyı savunma sistemlerinin bulunduğu ileri sürüldü.
Washington merkezli Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi'nden savunma stratejisi uzmanı Becca Wasser, "İran'ı sürekli olarak hava gücüyle vurmanın ABD'ye gerçekte ne kazandıracağını görmek çok zor. Şu anda Başkan Trump'ın sürekli başvurduğu seçenek bu gibi görünüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Wasser, "Gerilimi azaltmak için tırmandırma yaklaşımının geçmişte pek başarılı olduğu kanıtlanmadı. Uzun vadeli bir stratejinin parçası olarak İran'ı ekonomik açıdan sıkıştırma çabaları da sürüyor ancak bu da şimdiye kadar Başkan Trump'ın istediği kadar başarılı olmadı. Gerçek bir çıkış yolu yok." dedi.
Hürmüz'de yüzde 20'lik ücret planından bir günde vazgeçti
Trump'ın pazartesi günü, ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etme çabalarına yeni bir unsur ekleyerek, seyrüsefer güvenliğini sağlama karşılığında boğazdan geçen gemilerden yüzde 20 ücret alınmasını önerdiği hatırlatıldı.
Ancak Trump, bir gün içinde keskin bir geri adım atmak zorunda kaldı. Körfez ülkelerinden gelen tepkilerin yanı sıra iş dünyası ve piyasalarda planın uygulanabilirliğine ve enerji maliyetlerini daha da artırabileceğine ilişkin endişeler üzerine Trump'ın öneriden aniden vazgeçtiği belirtildi.
Demokratların ise bu geri adımı, Trump'ın İran üzerinde baskı kurma arayışında bocaladığının kanıtı olarak değerlendirdiği aktarıldı.
Colorado Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Jason Crow, "Ortada bir strateji yok. İlerledikçe uyduruyor. Bu arada siz benzin, gıda ve diğer ürünlere daha fazla para ödüyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Savaşın askeri maliyeti büyüyor
Haberde, askeri açıdan en büyük tehlikelerden birinin, İran'ın Trump'ın sonunda geri adım atacağı hesabıyla ABD'nin müttefiklerine, askerlerine ve askeri varlıklarına yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde yeni saldırıların kontrolsüz bir tırmanma sarmalına yol açması olduğu belirtildi.
Çatışmaların yeniden başlamasının pahalı hava savunma önleyici füze stoklarını tüketme, askeri teçhizatta daha fazla yıpranmaya yol açma ve askerlerin toparlanma sürelerini uzatma riski taşıdığı kaydedildi.
Bunun yanı sıra ABD ordusunun kaynaklarını ve dikkatini dünyanın diğer bölgelerine kaydırma kabiliyetinin de gecikebileceği ifade edildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının eski istihbarat direktörü emekli Korgeneral Karen Gibson, "Hassas hava saldırıları, hem askeri hem de ulusal istihbarat açısından son derece yoğun kaynak gerektiren operasyonlardır ve genellikle başka bölgeleri izlemek için kullanmak istediğimiz varlıkları, dikkati ve odağı kendine çeker." dedi.
Savaşın ilk hedefleri gündemden düştü
FT, Trump'ın İran savaşının başlangıçtaki hedeflerini terk etmek ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımını yeniden açmak gibi çok daha dar bir hedefle yetinmek zorunda kalmış olabileceğine ilişkin endişelerin de bulunduğunu bildirdi.
ABD Savunma Bakanlığı bünyesinde Körfez ve Arap Yarımadası Direktörlüğü görevini daha önce yürüten Elizabeth Dent, "Tüm çatışma artık başlangıçta savaşa girme nedenimiz olan nükleer program, balistik ve seyir füzesi programı ile İran'ın bölgedeki müttefik güçlerini kullanma kapasitesi yerine Hürmüz Boğazı meselesine dönüştü." dedi.
Dent, "Artık bunların hiçbirini konuşmuyoruz bile" ifadelerini kullandı.
Savaşın yeniden başlamasının, Tahran'a çok fazla taviz verildiği gerekçesiyle ateşkes anlaşmasından rahatsız olan Kongre’deki bazı Cumhuriyetçi şahinleri memnun ettiği belirtildi.
Cumhuriyetçi Arkansas Senatörü Tom Cotton, Trump'ın İran'a ağır bedeller ödetmekte haklı olduğunu savunarak, "İran'ın komşularına ve boğaza yönelik saldırılarına sıfır tolerans gösterilmelidir." dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Olivia Wales ise gerilimin tırmanmasından Tahran'ı sorumlu tuttu.
Wales, "ABD'nin İran'la bir anlaşması vardı ve onlar bunu ihlal ederek barış yerine şiddeti seçti. Başkan, İran'ın ihlallerine yanıt vermek ve ABD'nin ulusal çıkarlarını güvence altına almak için bütün seçeneklere sahiptir." ifadelerini kullandı.
Ara seçimler yaklaşırken Cumhuriyetçiler endişeli
Bununla birlikte FT, özellikle kasım ayındaki ara seçimlerde zorlu yarışlarla karşı karşıya olan salıncak bölgelerin Cumhuriyetçi temsilcilerinin, Trump'ın savaşı sona erdirememesinden giderek daha fazla endişe duyduğunu bildirdi.
Salı günü açıklanan ABD ekonomik verilerinin, seçim mücadelesinin yoğun olduğu bölgelerde Cumhuriyetçiler açısından riskin boyutunu ortaya koyduğu belirtildi.
İran'la sağlanan ateşkesin petrol ve benzin fiyatlarında düşüşe yol açması ve Hürmüz Boğazı üzerinden daha fazla enerji arzı sağlanacağı yönündeki beklentiler sayesinde enflasyonun geçen ay gerilediği kaydedildi.
Ancak savaştaki son tırmanışla birlikte Brent petrolün yalnızca bir haftada yüzde 15 yükseldiği ve bunun seçimler yaklaşırken ABD'de tatil sezonunda benzin fiyatlarının yeniden hızla artmasına yol açabileceği belirtildi.
Bonjean, "Bunun sonu görünmüyor. İnsanlar dünya haritalarına göre değil, ceplerine göre oy verir. Nihai hedefin tam olarak ne olduğu, İran'ın nükleer silaha sahip olmadığı ve enerji fiyatlarının makul kaldığı bir noktaya nasıl ulaşılacağı konusundaki belirsizlik devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.