
YDH- Irak Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) Komutan Yardımcısı iken şehit edilen Ebu Mehdi el-Mühendis’in ailesi, Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin Washington ziyareti ve ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleşen görüşmeye dair sert bir bildiri yayımladı.
Aile, görüşme sırasında Trump'ın, Süleymani ve el-Mühendis'e yönelik suikastı gündeme getirerek sarf ettiği ifadeleri "suçluluk psikolojisinin bir dışavurumu" olarak nitelendirdi.
Bildiride, Trump'ın suikastla ilgili ifadeleri, gerçekleştirdiği suçların ağırlığından duyduğu korkunun bir yansıması olarak değerlendirildi.
"Suçlunun yükü ne kadar ağırlaşırsa, intikamdaki kararlılığımız da o kadar artacaktır" ifadesine yer veren aile, başta Seyyid Ali Hamenei ve Seyyid Mücteba Hamenei olmak üzere tüm liderlere ve millete bağlılık yemini etti.
Aile, bildirisinde, "Bu suçlu (Trump) ve ABD ile bölgedeki yandaşları, ellerinde silah olmasa bile, döktükleri kanda boğulacaklardır" ifadelerini kullandı.
Açıklamada, Başbakan el-Zeydi'nin Washington ziyareti ve gündemdeki konular, iki ana başlık altında eleştirildi:
• Haşdi Şabi'nin tasfiyesi: İdeolojik bir güç olarak tanımlanan Halk Seferberlik Güçleri'nin ortadan kaldırılması planının, Ebu Mehdi el-Mühendis suikastıyla başlayan sürecin devamı olduğu savunuldu.
• Petrol zenginliği: Ziyaretin asıl hedefinin Irak'ın petrol kaynaklarının kontrol altına alınması olduğu öne sürüldü.
Aile, "silahların devlet kontrolüne bırakılması" adı altında dile getirilen taleplerin, aslında "direnişi silahsızlandırmaya yönelik" kabul edilemez bir Amerikan-Siyonist söylem olduğunu vurguladı.
Bildiri, Irak’ın askeri ve ekonomik varlığını hedef alan dış müdahalelere karşı topyekûn bir mücadele çağrısıyla sona erdi.