
YDH- The Guardian'ın haberine göre, Donald Trump rejiminin “Barış Kurulu” aracılığıyla Gazze için hazırladığı yeniden inşa planı, tüm Gazze Şeridi'ni kapsayan iddialı bir projeden Refah'ın güneyinde kurulması planlanan “sınırlı bir pilot kampa” indirgenmiş durumda.
Haberde, yerinden edilen yaklaşık 2 milyon Filistinlinin yalnızca küçük bir bölümünü kapsaması öngörülen pilot projenin, Filistinli bir idare, yerel polis gücü ve küçük ölçekli uluslararası güvenlik birliğiyle işletilmesinin planlandığı, ancak yıl sonundan önce hayata geçirilmesinin beklenmediği belirtildi.
Habere göre son haftalarda bazı sınırlı hazırlık adımları atıldı. Fas ve Kosova'dan gelen az sayıda güvenlik görevlisinin, pilot kampın güvenliğini sağlaması planlanan “Uluslararası İstikrar Gücü”nün (UİG) çekirdeğini oluşturmak üzere İsrail'e ulaştığı, Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı yakınında bu güç için lojistik üs inşasının ise tamamlanmak üzere olduğu kaydedildi.
Buna karşın Refah yakınlarında kurulması planlanan pilot kampın inşasına henüz başlanmadığı, ISF'nin destek üssünün de kurulmadığı belirtildi. Uydu görüntülerinde bölgede yalnızca toprak hareketliliği görüldüğü, yeni yapıların bulunmadığı ifade edildi.
Haberde, somut ilerlemenin İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimlerden önce beklenmediği, seçimlerin Başbakan Benyamin Netanyahu'nun aşırı sağ koalisyonunu iktidardan düşürebileceği değerlendirmesine yer verildi.
İsrail, geçen ekim ayında ilan edilen ve Trump'ın arabuluculuğunda sağlanan “ateşkesi” defalarca ihlal etti, Gazze'deki yeniden inşa çalışmalarını engelledi ve insani yardımların girişini ciddi biçimde sınırlandırdı.
İsrail’deki Batılı diplomatların, Gazze'de ilerleme sağlanabilmesi için en büyük umudun İsrail'de yeni bir hükümet kurulması olduğu görüşünü dile getirdiği, ancak olası yeni koalisyonun mevcut yönetimden daha esnek davranıp davranmayacağının belirsiz olduğu aktarıldı.
Habere göre bir Batılı diplomat, “Barış Kurulu”nun sınırlı ilerlemeyi dahi sürdürmek zorunda olduğunu, başarısızlığın kabul edilmesi halinde İsrail hükümeti içindeki daha radikal çevrelerin “Gazze'nin nüfusunun topluca sürülmesi ve bölgenin sömürgeleştirilmesini” öngören planlarını devreye sokabileceğini savundu.
The Guardian, Netanyahu'nun seçimlerde yenilgi riskiyle karşı karşıya olması nedeniyle ekim ayındaki seçimlerden önce Gazze'ye yönelik “yeni ve kapsamlı bir askeri saldırı” başlatabileceğine ilişkin endişelerin arttığını yazdı.
Haberde, İsrail'in “ateşkes” ilanından bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 1100'den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, İsrail ordusunun “ateşkes” hattını birçok kez aşarak ilerlediği ve Gazze Şeridi'nin yüzde 60'tan fazlasını doğrudan işgal ettiği belirtildi.
The Guardian'a göre, kapsamlı savaşın yeniden başlaması halinde “Barış Kurulu”nun bugün için oldukça sınırlı hale gelen pilot kamp planının da tamamen ortadan kalkabileceği değerlendirildi.
Yeni savaş ve "pilot kamp" tartışması
The Guardian'ın aktardığına göre, Avrupa Dış İlişkiler Konseyi araştırmacısı Muhammed Şehade, pilot kamp projesinin İsrail tarafından Gazze'nin geri kalanına yönelik askeri operasyonlarla eş zamanlı bir “propaganda aracı” olarak kullanılabileceğini vurguladı.
Şehade, İsrail'in Refah'ta sınırlı sayıda Filistinlinin daha iyi koşullarda yaşayacağı, sıkı denetim altındaki sembolik bir yerleşim oluşturarak bunu Gazze'nin geri kalanına yönelik askeri saldırılarını meşrulaştırmak için kullanmayı hedeflediğini söyledi.
Haberde, İsrailli yetkililerin Hamas'ın silahsızlanmayı reddettiğini öne sürerek savaşın yeniden başlamasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdiği belirtildi.
Buna karşılık Hamas'ın belirli şartlar altında silah bırakmaya hazır olduğunu açıkladığı ve hafta sonu Kahire'de olası silahsızlanma mekanizmalarının ele alındığı görüşmelere katıldığı ifade edildi.
The Guardian'a göre, Kahire'deki temaslarda Hamas'ın yanı sıra İsrail destekli silahlı çetelerin de silahsızlandırılması, teslim edilecek silahların hangi kuruma verileceği, nasıl muhafaza edileceği ve piyade tüfeklerinin kişisel silah mı yoksa ağır silah mı sayılacağı gibi başlıklar ele alındı.
Ancak Mısır'dan gelen bilgilere göre, İsrail'in hava saldırılarını sürdürmesi ve Gazze'de ilerlemeye devam etmesi nedeniyle silahsızlanma konusunda somut ilerleme sağlanmasının beklenmediği aktarıldı.
Haaretz'e konuşan Filistinli bir kaynak ise İsrail'in Gazze'den kademeli çekilmeyi ve sahadaki mevcut durumu değiştirmeyi kabul etmediği sürece müzakerelerin ilerlemesi için bir zemin bulunmadığını söyledi.
Haberde ayrıca, “Barış Kurulu”nun Gazze Özel Temsilcisi olarak atanan Nickolay Mladenov'un mayıs ayında BM Güvenlik Konseyine sunduğu raporda, İsrail'in ateşkes ihlallerine doğrudan değinmeden Hamas'ı barış sürecindeki tıkanıklıktan sorumlu tuttuğu gerekçesiyle eleştirildiği kaydedildi.
The Guardian, buna karşın İsrail üzerindeki baskının daha çok, “kapalı diplomatik kanallardan” yürütüldüğünü belirtti.
Habere göre, Trump yönetiminin İsrail'deki baş müzakerecisi ve aynı zamanda “Barış Kurulu” danışmanı Aryeh Lightstone, haziran ayında Netanyahu hükümetine gönderdiği özel mektupta Gazze'ye girişine izin verilmeyen "çift kullanımlı" insani yardım malzemelerine yönelik kısıtlamaların gevşetilmesini istedi.
Haberde, su boruları ve güneş panelleri gibi temel altyapı malzemelerinin bu kısıtlamalar nedeniyle Gazze'ye ulaştırılamadığı belirtildi.
Lightstone'un mektubunda ayrıca, “Uluslararası İstikrar Gücü” ile denetimden geçirilmiş Filistin polis gücünün ileride Gazze'ye girişine onay verilmesinin talep edildiği, ancak İsrail hükümetinin bu taleplerin hiçbirini şimdiye kadar kabul etmediği ifade edildi.
Pilot kamp planı daraltıldı
The Guardian'ın haberine göre, Refah yakınlarında kurulması planlanan pilot kamp, “Barış Kurulu”nun yılın başında açıkladığı Gazze'nin tamamını kapsayan yeniden inşa hedeflerinden “oldukça uzak” bir noktaya geriledi.
Haberde, iki hafta önce Kıbrıs'ta düzenlenen toplantılarda Barış Kurulu temsilcileri, Aryeh Lightstone, Tony Blair Enstitüsü danışmanları ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin katılımıyla bugünkü sınırlı pilot plan üzerinde uzlaşı sağlandığı belirtildi.
Yılın başında Barış Kurulu tarafından oluşturulan ve 13 Filistinli uzman ile teknokrattan meydana gelen Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin ise İsrail tarafından Gazze'ye girişine izin verilmediği, komitenin çalışmalarını Kahire'den yürüttüğü kaydedildi.
Mevcut plana göre Refah yakınındaki ateşkes hattı boyunca oluşturulacak tampon bölgede on binlerce yerinden edilmiş Filistinlinin yaşayacağı prefabrik konutlardan oluşan bir yerleşim kurulacak.
İsrail ordusunun ateşkes hattından çekilmesinin öngörüldüğü, Hamas'ın kontrolündeki Gazze ile pilot kamp arasındaki güvenliğin ise Uluslararası İstikrar Gücü (UİG) ile özel eğitim almış Filistin polis gücü tarafından sağlanmasının planlandığı ifade edildi.
Haberde, söz konusu polis gücünün resmî olarak Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ve UİG tarafından denetleneceğinin öngörülmesine rağmen, görevlendirilecek personelin belirlenmesinde son sözün fiilen İsrail'e ait olmasının beklendiği belirtildi.
Filistin polisinin Mısır'da alacağı eğitimin henüz başlamadığı ve aylar süreceği, yaklaşık 5 bin kişiden oluşması planlanan UİG’in ise Fas, Kosova ile muhtemelen Arnavutluk ve Kazakistan'dan gelecek personelden oluşturulmasının hedeflendiği kaydedildi.
Haberde, bu gücün de eğitiminin aylar süreceği, İsrail ile hukuki düzenlemelere ilişkin müzakerelerin ise devam ettiği ifade edildi.
Planlama sürecini yakından takip eden bir yetkilinin, pilot projenin aralık ayına kadar hayata geçirilmesi halinde bunu “başarı” olarak göreceğini söylediği aktarıldı.
Habere göre pilot yerleşime öncelikle “Refah'ın eski sakinlerinin kabul edilmesi” planlanıyor. Ancak Filistinlilerin hangi kriterlere göre seçileceğinin henüz netleşmediği belirtildi.
The Guardian, eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in de aralarında bulunduğu bazı isimlerin projeyi "kurulmakta olan bir toplama kampı" olarak nitelendirdiğini aktarırken, “Barış Kurulu” yetkililerinin ise pilot bölgeye giriş ve çıkışların serbest olacağını savunduğunu yazdı.
Haberde, pilot bölgede insani yardım girişinin genişletilmesinin planlandığı ancak İsrail hükümetinin burada da “insani yardım ile yeniden inşa faaliyetleri arasında ayrım” yapılmasını istediği, yeniden inşa malzemelerine izin verilmediği belirtildi.
Finansman tartışması ve Filistin tarafının itirazları
The Guardian, pilot kamp projesinin finansmanının da belirsizliğini koruduğunu yazdı.
Habere göre, Trump rejiminin Gazze için hazırladığı 20 maddelik plan kapsamında daha önce taahhüt edilen 17 milyar dolarlık finansmanın “çok küçük bir bölümü” bugüne kadar sağlanabildi.
Avrupa Birliği Filistin Bağışçılar Grubu'nun pazartesi günü Gazze için 883 milyon avro toplandığını açıkladığı, bu kaynağın su, kanalizasyon ve atık yönetimi gibi temel altyapı hizmetlerinin yeniden kurulmasına ayrıldığı ve “Barış Kurulu” projelerini tamamlayıcı nitelikte planlandığı belirtildi.
Haberde ayrıca, “Barış Kurulu”nun, İsrail tarafından el konulan ve dondurulan yaklaşık 11 milyar dolarlık Filistin vergi gelirleri ile banka varlıklarının bir bölümünün pilot proje için kullanılmasına yönelik görüşmeler yürüttüğü ifade edildi.
Müzakereler hakkında bilgi sahibi bir kaynağın, bu konunun halen görüşülmekte olduğunu söylediği aktarıldı.
Söz konusu önerinin Batı Şeria'daki Filistin yönetiminin sert tepkisine yol açtığı belirtilirken, Filistin Dışişleri Bakanı Varsen Ağabekyan'ın bu kaynakların İsrail'e ait olmadığını, pazarlık konusu yapılamayacağını ve herhangi bir koşul ileri sürülmeden derhal Filistin tarafına aktarılması gerektiğini söylediği kaydedildi.
Habere göre Ağabekyan, Gazze'nin tamamını kapsayan yeniden inşa yaklaşımından vazgeçilerek küçük ölçekli pilot projeye yönelinmesinin Filistinliler açısından ciddi bir ikilem oluşturduğunu ifade etti.
Ağabekyan'ın, insani felaketin parçalı çözümlerle yönetilemeyeceğini ancak Filistinlilerin hayatını gerçekten kurtaracak her girişimin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söylediği, bununla birlikte geçici düzenlemelerin kalıcı çözümlerin yerine geçmesine veya mevcut durumun normalleştirilmesine karşı olduklarını vurguladığı aktarıldı.
The Guardian'a konuşan ve Kıbrıs görüşmeleri hakkında bilgi sahibi bir yetkili, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyeleri arasında da pilot kamp planına ilişkin görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi.
Habere göre bazı komite üyeleri, Refah'taki pilot projenin Gazze'deki yaklaşık 2,1 milyon Filistinliyi birbirinden ayıracağı, insani yardımların dağıtımında nüfusun büyük bölümünü ikinci plana iteceği gerekçesiyle projeye karşı çıktı.
Muhammed Şehade ise “Barış Kurulu”nun, pilot kamp önerisinin komitenin tamamı tarafından defalarca reddedilmesi üzerine yalnızca seçilmiş bazı Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerini Kıbrıs toplantılarına davet ettiğini söyledi.
Şehade, pilot kampta daha iyi gıda ve barınma koşulları sunulmasının kitlesel göçe yol açabileceğini, bunun da savaş sırasında ABD ve İsrail destekli yardım dağıtım merkezlerinde yaşandığı gibi yardım almak isteyen Filistinli kalabalıkların hedef alınmasına benzer yeni olaylara zemin hazırlayabileceğini vurguladı.