
YDH- İtalyan “Il Riformista” gazetesi, 1991'de “bağımsızlığını” ilan eden ancak uluslararası alanda İsrail hariç hiçbir ülke tarafından tanınmayan Somaliland'ın, bugün bölgesel güçler arasındaki jeostratejik rekabetin en önemli odak noktalarından biri haline geldiğini belirtti.
Gazete, Somaliland'ın İsrail ile geliştirdiği ilişkilerin Kızıldeniz ve Babülmendep hattındaki güç mücadelesinde yeni bir döneme işaret ettiğini değerlendirdi.
Analizde, 1991'de bağımsızlığını ilan eden Sünni Müslüman nüfusa sahip Somaliland'ın “istikrarlı devlet kurumları, kendi para birimi, ordusu ve görece yerleşik demokratik yapısına” rağmen uluslararası alanda tanınmadığı ve resmen Somali'nin bir parçası kabul edilmeyi sürdürdüğü belirtildi. Bu durumun, Somaliland'ı uluslararası siyasetin en dikkat çekici istisnalarından biri haline getirdiği ifade edildi.
Gazeteye göre son dönemde bu tablo değişmeye başladı ve Aden Körfezi kıyısındaki Somaliland, bölgesel güçler arasındaki “stratejik rekabetin” en fazla ilgi gören alanlarından biri haline geldi.
İsrail-Somaliland yakınlaşması
Il Riformista, İsrail ile Somaliland arasında giderek derinleşen iş birliğinin “son ayların en dikkat çekici jeopolitik gelişmelerinden biri” olduğunu belirtti.
Analizde, İsrail'in 26 Aralık 2025'te Somaliland'ı resmen tanıyan dünyadaki tek ülke olduğu hatırlatılarak, bu yakınlaşmanın Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Babülmendep Boğazı'nı kapsayan bölgede askeri, ekonomik ve lojistik çıkarların kesişmesinden kaynaklandığı ifade edildi.
Gazetenin de belirttiği üzere, yaklaşık 137 bin kilometrekare yüzölçümüne sahip Somaliland, altı milyonu aşkın nüfusa sahip olmasına rağmen, Siad Barre yönetiminin çökmesinin ardından 1991'de “bağımsızlığını” yeniden ilan etmesine karşın uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından hâlâ Somali'nin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor.
Berbera Limanı'nın stratejik önemi
Analizde, Somaliland'ın en önemli avantajının “coğrafi konumu” olduğu belirtildi.
Berbera Limanı'nın, Süveyş Kanalı'nı Hint Okyanusu'na bağlayan uluslararası deniz ticaret hattı üzerinde, Aden Körfezi kıyısında bulunduğu; Avrupa ile Asya arasındaki binlerce ticaret gemisinin her yıl bu rotayı kullandığı ifade edildi.
Gazete, Berbera'nın Yemen'e kuş uçuşu yaklaşık 300 kilometre, Ensarullah'ın kontrolündeki Sanaa'ya ise yaklaşık 550 kilometre mesafede bulunduğunu belirterek, bunun “İsrail'in bölgeye yönelik stratejik ilgisini açıklayan başlıca unsur” olduğunu değerlendirdi.
Gizli operasyonlar ve yeni iş birliği alanları
Analize göre Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullahi'nin geçen haziran ayında İsrail’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, iki tarafın uzun süredir çeşitli “gizli ortak operasyonlar” yürüttüğünü açıkladı.
Gazete, askeri iş birliğinin yanı sıra İsrail'in su yönetimi, tarım, sağlık ve ekonomik kalkınma alanlarındaki teknolojilerini Somaliland'a ihraç etmeyi hedeflediğini aktardı.
İsrail'in uluslararası kalkınma ajansı MASHAV'ın Genel Müdür Yardımcısı Eynat Shlein'in de ikili iş birliğinde öncelikli alanların su kaynakları yönetimi ile sağlık sektörü olduğunu açıkladığı belirtildi.
Somaliland açısından diplomatik kırılma
Il Riformista'ya göre, Somaliland yönetimi açısından İsrail ile kurulan ilişki yalnızca ekonomik fırsat anlamına gelmiyor.
Analizde, İsrail'in verdiği ilk diplomatik tanımanın, 35 yıllık uluslararası izolasyonu kırabilecek “siyasi bir emsal” oluşturduğu ve başka ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik edebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Etiyopya bağlantısı
Gazete, Berbera Limanı'nın ekonomik öneminin de giderek arttığını belirtti.
Analize göre liman, denize çıkışı bulunmayan ve 130 milyondan fazla nüfusa sahip Etiyopya'nın dış ticareti açısından önemli bir alternatif haline geliyor.
Son yıllarda liman kapasitesinin artırılması ve Afrika Boynuzu'nun iç kesimlerine uzanan kara ulaşım ağlarının geliştirilmesine yönelik önemli yatırımlar yapıldığı, Berbera'nın bölgenin geleneksel ticaret koridorlarına alternatif bir merkez olarak öne çıkarılmasının hedeflendiği ifade edildi.
Kızıldeniz rekabetinin yeni halkası
Il Riformista, İsrail ile Somaliland arasındaki yakınlaşmanın, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, İran, Suudi Arabistan, ABD ve Çin'in Kızıldeniz limanları ile enerji güzergâhları üzerindeki rekabetinin bir parçası olduğunu belirtti.
Analizde, “İsrail açısından temel önceliğin Aden Körfezi ile Babülmendep Boğazı'nın İran'ın bölgesel müttefiklerinin etkisi altına girmesini engellemek” olduğu savunuldu.
Gazete, Ensarullah'ın Kızıldeniz'deki saldırılarının ve Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin politikalarının, küresel ticaret yollarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu ileri sürdü.
Analizde, dünya ticaretinin başlıca deniz güzergâhlarından birinin tehdit edilmesinin taşımacılık maliyetleri, sigorta primleri ve küresel tedarik zincirleri üzerinde kısa sürede etkiler oluşturabildiği ifade edildi.
Somali açısından yeni gerilim
Gazeteye göre, Somaliland için İsrail ile geliştirilen iş birliği; yatırım çekme, altyapıyı geliştirme ve uluslararası meşruiyeti güçlendirme fırsatı anlamına geliyor.
Buna karşılık, Somaliland üzerinde egemenlik iddiasını sürdüren Somali açısından ise bu gelişme yeni bir siyasi gerilim kaynağı oluşturuyor.
Afrika Boynuzu da rekabet sahası
Il Riformista, İsrail ile İran arasındaki jeopolitik mücadelenin artık yalnızca Gazze, Lübnan veya Hürmüz Boğazı'nda yaşanmadığını, Afrika Boynuzu'nun da giderek daha önemli bir rekabet alanına dönüştüğünü değerlendirdi.
Analizde, uzun yıllar uluslararası siyasetin dışında kalan “Somaliland'ın, Kızıldeniz ve Babülmendep üzerindeki güç mücadelesinde önümüzdeki dönemin en önemli jeostratejik ileri karakollarından biri haline gelmesinin beklendiği” ifade edildi.