Rubio: Terörle mücadele mimarisini yeniden kurmalıyız

17 Temmuz 2026

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 60'tan fazla ülkeden yetkilinin katıldığı Washington'daki konferansta, uluslararası terörle mücadele çalışmalarını "aşırı sol terör" üzerine yoğunlaştıracaklarını açıkladı.

YDH - ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, başkent Washington'da düzenlenen ve siyasi şiddet konusunun ele alındığı bakanlar düzeyindeki toplantıda, 60'tan fazla ülkeden gelen temsilcilere hitap etti.

Reuters'ın aktardığına göre Rubio, Washington'ın uluslararası terörle mücadele çalışmalarını "aşırı sol terör" olarak nitelendirdiği odağa yönlendireceğini belirterek, sol eğilimli şiddet eylemlerinin uzun süredir göz ardı edildiğini ifade etti.

Söz konusu konferans, Donald Trump yönetiminin terörle mücadele çalışmalarını siyasallaştırdığına ve kaynakları diğer radikal tehditlerden başka yöne kaydırdığına yönelik Demokratların tepkisini çekti.

Dışişleri Bakanı Rubio yaptığı konuşmada, koordineli uluslararası çalışmalar sayesinde İslami militanlık tehdidinin ciddi ölçüde azaldığını, buna karşın tırmanışa geçen sol şiddetin bir "kör nokta" oluşturduğunu söyledi.

Batı'dan nefret eden, siyasetçileri ve altyapıyı hedef alan gruplardan kaynaklanan sınır aşırı bir tehdit olduğunu iddia eden Rubio, "Bu tehdidi tanımlayıp haritalandırmalı ve onu yenmek için terörle mücadele mimarimizi yeniden kurmalıyız" dedi.

Bu konferans, Trump yönetiminin, eleştirmenlerin verilere dayanmadığını belirttiği yeni terörle mücadele odağını uluslararası alana yayma yönündeki en belirgin girişimi olarak kayda geçti.

Başkan Donald Trump, "aşırı sol gruplarla mücadeleyi" öncelik haline getirmişti. 2024 yılındaki seçim kampanyası sürecinde Antifa hareketini doğrudan hedef alan Trump, geçen yıl muhafazakar aktivist ve yakın müttefiki Charlie Kirk'ün öldürülmesinin ardından, şiddeti körüklemekle suçladığı sol gruplara karşı harekete geçme sözü vermişti.

Rubio, Trump yönetiminin mayıs ayında sol grupların oluşturduğu tehdidi ele almak üzere bir kolluk kuvveti çalıştayı düzenlediğini ve Almanya ile birlikte ikinci bir çalıştaya ev sahipliği yapacağını açıkladı.

Washington yönetimi, kasım ayından bu yana Avrupa merkezli Antifa Ost, Gayriresmi Anarşist Federasyonu/Enternasyonal Devrimci Cephe, Silahlı Proleter Adaleti ve Devrimci Sınıf Öz Savunması adlı dört grubu Yabancı Terör Örgütü olarak tanımladı.

Bu grupların finansman kaynaklarına dair bilgi sağlayanlara 10 milyon dolara kadar ödül teklif edildi. Rubio, yakın zamanda yeni grupların da bu listeye ekleneceğini bildirdi.

Rubio ayrıca şiddeti veya ekonomik sabotajı destekleyen ya da kışkırtan grupların üyelerini hedef alacak yeni bir vize kısıtlama politikası uygulayacaklarını duyurdu ancak bu politika kapsamında henüz bir vize yasağı kararı alınıp alınmadığına dair bilgi vermedi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessen de perşembe günkü konferansta yaptığı konuşmada, yabancı nüfuzu gizlemek ve şiddete zemin hazırlamak amacıyla insani yardım ve vakıf yapılarının kullanılmasını engellemek için yürütülen soruşturmaların genişletildiğini açıkladı.

Demokratlardan tepki

Demokrat partili 11 milletvekili, çarşamba günü Rubio'ya ortak bir mektup göndererek sol gruplara yönelik bu yeni odağın arkasındaki kanıtları sorguladı.

Vekiller, Beyaz Saray'ın mayıs ayında açıkladığı ve neonazi veya diğer aşırı sağcı gruplardan bahsetmeyen terörle mücadele stratejisini "siyasi ve taraflı bir belge" olarak nitelendirdi.

Mektupta, grupların "aşırı sol terör örgütü" olarak tanımlanmasının yasal protestoları ve siyasi muhalifleri hedef alma riski taşıdığına dair endişeler yer aldı.

Kongre üyeleri, bakanlığa hitaben yazılan mektupta şu ifadelere yer verdi:

"Bakanlığı, yönetim içindeki görüşleri ve politikalarıyla ABD ulusal güvenliğini ve Amerikan halkını riske atan aşırılıkçıların siyasi önceliklerini onaylamak yerine; tanımı gereği apolitik, verilere dayalı ve gerçekliğe kök salmış ciddi bir misyon setine geri dönmeye şiddetle çağırıyoruz."

Mektubu imzalayanlar arasında Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks ile Avrupa alt komitesinin kıdemli üyesi William Keating de yer aldı.

Konferansta konuşan Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Stephen Miller ise solcuların "haset ve nefret" ile hareket ettiğini ileri sürerek Antifa göstericilerini hedef aldı.

Göstericilerin dış görünüşlerini, giyimlerini ve tavırlarını eleştiren Miller, bu kişilerin dış görünüşlerinin içlerindeki nefretin bir yansıması olduğunu iddia etti.

Dışişleri Bakanı Rubio konuşmasında, 2020 yılında George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinin ardından düzenlenen gösterilerdeki yağma ve mülke zarar verme eylemlerini, göz ardı edilen sol şiddete örnek olarak gösterdi.

Düşünce kuruluşları ile gazetecilerin sıklıkla sol militanların hedeflerini onayladığını savunan Rubio, sol grupların ABD'ye düşman yabancı devletlerle çalıştığını ileri sürdü.

İran destekli ağların dünya genelindeki solcu militan gruplarla giderek daha yakın bağlar kurduğunu iddia eden Rubio, bu iddiaya dair somut bir kanıt sunmadı.

Rubio ayrıca, Küba'nın komünist liderlerinin de ABD'deki "aşırı solun" inşasına yardım ettiğini öne sürdü ancak bu iddiasını destekleyecek bir veri paylaşmadı.