
YDH- The New York Times (NYT), İsrail güvenlik kurumlarının İran adına casusluk faaliyetlerine karşı yürüttüğü kampanyayı genişlettiğini ve bu kapsamda önde gelen hahamlar ile dini kanaat önderlerini de kamuoyunu uyarmak için devreye soktuğunu bildirdi.
Haberde, İsrail makamlarının son aylarda İran adına çalıştığı öne sürülen 60'tan fazla kişi hakkında dava açtığı ve özellikle sosyal medya ile Telegram üzerinden yürütülen çevrimiçi eleman kazanma faaliyetlerinden duyduğu endişenin arttığı belirtildi.
NYT'ye göre, İsrail Baş Hahamlık Konseyi üyesi ve sosyal medyada geniş bir takipçi kitlesine sahip olan Haham Yigal Cohen, yayımladığı görüntülü mesajda takipçilerine İran adına casusluk yapmamaları çağrısında bulundu.
Cohen, "Tanrı korusun, onlarla iş birliği yapanlar var." diyerek İsrail güvenlik yetkililerinin kendisinden İran istihbaratının yürüttüğü eleman kazanma faaliyetlerine karşı kamuoyunu uyarmasını istediğini söyledi.
Haham Cohen, İranlı ajanların internet üzerinden İsraillilere ulaşarak belirli noktaların fotoğraflarını çekmelerini, silah temin edip belirlenen yerlere bırakmalarını ve hatta suikast gerçekleştirmelerini teklif ettiğini öne sürdü.
Videoda, "Yalvarıyorum; Tevrat'a bağlı bir Yahudi'nin kendi halkına ihanet etmesinden daha büyük bir günah yoktur." diyen Cohen, İranlı ajanlarla temas kurulmasının hapis cezası ve hayatların mahvolmasıyla sonuçlanacağını ifade etti.
60'tan fazla dava açıldı
NYT, İsrail makamlarının uzun süredir kamuoyu kampanyalarıyla İran'ın İsrail içinde muhbir ve operasyon elemanı kazanmaya çalıştığı uyarısında bulunduğunu belirtti.
Haberde, hahamların da bu kampanyaya dahil edilmesinin İsrail'in aldığı tedbirlerden yalnızca biri olduğu kaydedildi.
İsrail polisinin verilerine göre savcılık, son aylarda askerler ve siviller, dindarlar ve laikler, Yahudiler ile Arap vatandaşlar hakkında İran adına casusluk yaptıkları iddiasıyla 60'tan fazla iddianame hazırladı.
İsrail polisi soruşturmacılarından Amichai Panetta da geçen ay yaptığı açıklamada, "Düşman adına casusluk yapan çok sayıda şüpheli ortaya çıkarıldı. Bazıları bunu savaş sırasında yaptı ve düşmanın İsrail topraklarındaki planlarını hayata geçirmesine yardım etti." dedi.
ABD vatandaşı din öğrencisi de zanlılar arasında
Haberde, son gözaltına alınan kişilerden birinin Kudüs'te ultra-Ortodoks bir dini okulda eğitim gören ABD vatandaşı olduğu belirtildi.
Savcılığın iddiasına göre zanlı, İran istihbaratıyla irtibat kurdu, para karşılığında hassas noktaların fotoğraflarını çekti ve devlet güvenliğine zarar vermekle suçlandı.
ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği konu hakkında yorum yapmazken, İranlı yetkililerin de NYT'nin değerlendirme taleplerine yanıt vermediği aktarıldı.
Telegram üzerinden eleman kazanma
NYT'ye göre İsrail polisi, İran'ın özellikle Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı sonrasında ve Haziran 2025'te İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından çevrimiçi eleman kazanma faaliyetlerini yoğunlaştırdığını öne sürdü.
İsrail makamları, İranlı ajanların çoğunlukla Telegram üzerinden sahte kimliklerle iletişime geçtiğini, ilk aşamada mahallelerin fotoğraf ve videoları karşılığında para teklif ettiğini, daha sonra ise kritik altyapılar, hava savunma sistemleri ve askeri tesisler hakkında bilgi toplamaya yöneldiğini iddia etti.
Casusluk suçlamasıyla yakalanan kişilerin yargılandığı belirtilirken, Haziran 2025'teki savaş sırasında füze önleme görüntülerini İranlı bir irtibat görevlisine gönderdiği öne sürülen bir askerin bu ay beş yıl hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.
Ultra-Ortodoks toplum da hedefte
NYT'nin incelediği dava dosyalarına göre, İran adına çalışmakla suçlanan kişilerin “farklı toplumsal kesimlerden” geldiği belirtildi.
Şüpheliler arasında eski Sovyet coğrafyasından göç edenler, aktif ve emekli askerler ile en az dokuz ultra-Ortodoks Yahudi'nin bulunduğu ifade edildi.
Haberde, ultra-Ortodoks erkeklerin büyük bölümünün askerlik yapmadığı ancak son yıllarda akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla internet üzerinden yürütülen faaliyetlere daha açık hale geldikleri değerlendirmesine yer verildi.
Ultra-Ortodoks yorumcu Israel Cohen de İsrail makamlarının yürüttüğü kampanyaya destek verdiğini belirterek radyo programlarında ve sosyal medya hesaplarında İran'ın eleman kazanma faaliyetlerine karşı uyarılar yayımladığını söyledi.
Cohen, topluluğun ilk etapta bu haberler karşısında "şok yaşadığını", ancak daha sonra tehlikenin büyümesini önlemek amacıyla uyarı kampanyalarını desteklediğini ifade etti.
"Binlerce kişiye mesaj gönderiliyor"
Habere göre, İran'ın yürüttüğü faaliyetler, İsrail'in gelişmiş istihbarat operasyonlarından farklı olarak daha çok geniş çaplı çevrimiçi temas kurmaya dayanıyor.
Eski Şin Bet yetkilisi Şalom Ben Hanan, eşinin neredeyse iki günde bir İran istihbaratı adına gönderildiği belirtilen kısa mesajlar aldığını söyledi.
Ben Hanan, "Binlerce denemeden yalnızca bir veya iki kişi kazanılsa bile bunu başarı olarak görüyorlar." dedi.
NYT, bu faaliyetlerin İsrail'e ne ölçüde zarar verdiğinin net olmadığını, ancak İsrail makamlarının tehdidi “ciddi biçimde” ele aldığını belirtti.
Demir Kubbe ve hava üsleriyle ilgili iddialar
Haberde, nisan ayında Hayfa'dan 22 yaşındaki bir kişinin üst düzey bir İsrailli siyasetçiye suikast planı kapsamında patlayıcı üretmekle suçlandığı aktarıldı.
Savcılığa göre zanlı, İranlı irtibat görevlilerinin talebiyle Hayfa Limanı ile İran füzelerinin isabet ettiği noktaların fotoğraflarını çekti.
Bir başka davada ise Demir Kubbe hava savunma biriminde görev yapan bir yedek askerin, Demir Kubbe bataryalarının yerleri ile en az yedi hava üssüne ilişkin bilgileri İranlı irtibat görevlisine verdiği öne sürüldü.
İsrail ordusunun ayrıca savaş uçakları ve radar sistemlerine ilişkin hassas bilgilere erişimi bulunan iki hava kuvvetleri teknisyenini de yaklaşık bir yıl boyunca Telegram üzerinden İranlı bir ajanla irtibat kurdukları iddiasıyla gözaltına aldığı belirtildi.
ChatGPT ile sahte istihbarat belgesi
NYT'nin aktardığı en dikkat çekici davalardan biri ise ultra-Ortodoks bilgisayar mühendisliği öğrencisi Meir Nahum hakkında açılan dava oldu.
İddianameye göre Nahum, ağabeyinin de yardımıyla kendisini İsrail ordusunun İstihbarat Birimi “8200” subayı gibi tanıttı ve İranlı irtibat görevlileriyle bu kimlikle yazıştı.
Haberde, Nahum'un ChatGPT kullanarak “Birim 8200” logosunu taşıyan sahte askeri belgeler hazırladığı ve bunları İran tarafına gönderdiği öne sürüldü.
İddianameye göre, kardeşler ayrıca rastgele seçtikleri bir İran vatandaşını İsrail adına çalışan muhbir gibi göstererek İranlı irtibat görevlilerine bildirdi.
Daha sonra ele geçirilen yazışmalarda İranlı görevlinin söz konusu kişinin sorgulandıktan sonra serbest bırakıldığını bildirdiği aktarıldı.
Ocak ayında gözaltına alınan kardeşlerin mart ayında resmen suçlandığı ve dijital para cinsinden yaklaşık 100 bin şekel ödeme aldıklarının tespit edildiği belirtildi.
Polis soruşturmacısı Roi Gavrieli, kardeşlerin tek motivasyonunun para olduğunu savunurken, avukatları ise müvekkillerinin İranlı ajanlarla temas kurduklarını kabul etmekle birlikte İsrail'e zarar vermediklerini, aksine İran'dan yanlış bilgi karşılığında para aldıklarını ileri sürdü.
NYT, İsrail makamlarının bu savunmayı kabul etmediğini ve davanın görülmeye devam ettiğini belirtti.