
YDH- ABD merkezli CNN International, İsrail'e yönelik eleştirilerin Demokrat Parti içinde “giderek daha belirgin bir ayrışmaya” yol açtığını bildirdi.
Haberde, son ön seçimlerde İsrail karşıtı tutumlarıyla öne çıkan adayların parti içindeki mevcut isimleri geride bırakmasının, kasım seçimleri sonrasında Temsilciler Meclisi grubunun bütünlüğünü zorlayabileceği belirtildi.
Brooklyn'deki bir kahve dükkanının İsrail konusundaki tutumu nedeniyle Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Dan Goldman'ı işletmeye almayacağını sosyal medya üzerinden duyurmasının, parti içindeki gerilimi yeniden görünür hale getirdiği kaydedildi.
Goldman'ın bazı Yahudi meslektaşlarının, Demokrat Parti yönetiminin konuya ilişkin tavır almasını istediği ancak Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries'in tartışma sosyal medyada hızla yayılmasına rağmen sessiz kaldığı aktarıldı.
Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Jared Moskowitz, parti yönetiminin seçimler öncesinde sol içindeki “antisemitizm” tartışmasını gündeme getirmekten kaçındığını savundu.
Moskowitz, “Seçimleri atlatabilmek için soldaki antisemitizmden söz etmemek adına ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını düşünüyorum. Bunun yaşanmadığını varsaymak daha kolaylarına geliyor.” dedi.
Goldman da CNN'e yaptığı açıklamada, olayın ardından kamuoyu önünde tepki gösterenlerin azlığının “dikkat çekici” olduğunu ifade etti.
CNN, söz konusu olayın, İsrail'in Ortadoğu'daki faaliyetlerini “kabul edilemez” bulan isimlerin Demokrat Parti içinde sayıca “artmasıyla” birlikte Washington'daki “Demokratların karşı karşıya kaldığı büyüyen açmazı” yansıttığını değerlendirdi.
Haberde, Demokratların kasım ayında Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazanması halinde parti içindeki İsrail tartışmasının grubu bir arada tutma çabalarını zorlaştırabileceği belirtildi.
Son ön seçimlerde İsrail'i sert biçimde eleştiren bazı adayların, aralarında Goldman'ın da bulunduğu görevdeki Demokratları geride bıraktığı hatırlatıldı.
103 Demokrat İsrail yardımını engellemek istedi
Parti içindeki gerilimin çarşamba günü 103 Demokrat milletvekilinin İsrail'e milyarlarca dolarlık dış yardımı engellemeyi amaçlayan bir önergeye destek vermesiyle açığa çıktığı bildirildi.
Söz konusu önergenin Cumhuriyetçi bir milletvekili tarafından sunulduğu, ancak Cumhuriyetçiler ile bazı Demokratların karşı oyları sonucunda kabul edilmediği belirtildi.
Demokrat Parti yönetiminin de oylamada bölündüğü aktarıldı.
Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries ile Demokrat Grup Başkanı Pete Aguilar önergeye karşı oy kullanırken, Azınlık Grup Başkanvekili Katherine Clark önergeyi destekledi.
Temsilciler Meclisi İlerici Grup Başkanı Greg Casar, İsrail'e yardımı engellemek için kendisiyle birlikte oy kullanan milletvekilleriyle yaptığı açıklamada, “Bu oylamadan sonra bu meselede artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünüyorum.” dedi.
Oylamadan bir gün sonra Demokrat Senatör John Fetterman da partisinin İsrail karşıtı bir politikayı resmen benimsemesi halinde Demokrat Partiden ayrılabileceği uyarısında bulundu.
Fetterman, konuyu “kırmızı çizgisi” olarak nitelendirerek, “Demokrat Parti resmen İsrail karşıtı hale gelirse bu beni partiden ayrılmaya zorlar.” ifadelerini kullandı.
CNN, Kongre’deki Demokratların bir bölümünün gerilimi küçümsediğini, bazılarının konunun partiyi rahatsız edici biçimde sarstığını kabul ettiğini, bazılarının ise İsrail konusunda kendilerinden tamamen farklı görüşlere sahip isimlerle ilişki kurmaya çalıştığını bildirdi.
Jeffries ise Demokratların İsrail konusunda yöneldiği çizginin gerisinde kalıp kalmadığına ilişkin CNN'in sorusuna tepki gösterdi.
Jeffries, “Bana ciddi bir soru sorarsanız size ciddi bir cevap veririm.” dedi.
Demokratların bu karmaşık meselede birleşebileceğini savunan Jeffries, partinin yaklaşımının “geniş ölçüde kapsayıcı” olacağını söyledi.
CNN'e göre Jeffries, İsrail konusunda rekabet halindeki parti içi gruplar arasında köprü kurmaya ve farklı görüşlerin bir arada var olmasını sağlamaya çalışıyor.
Jeffries'in İsrail'in “Yahudi devleti olarak var olma hakkını” savunduğu, ancak aynı zamanda İsrail hükümetinden hesap sorulabilmesi için ABD'nin İsrail politikasının değiştirilmesini istediği belirtildi.
Jeffries'in ayrıca, Gazze'nin yeniden inşası, Filistinlilere insani yardım sağlanması ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması yönünde açıklamalarda bulunduğu aktarıldı.
Haberde, Jeffries'in geçmişte “antisemitizm” olarak değerlendirdiği bazı olaylara da tepki gösterdiği kaydedildi.
İsrail'e sağlanacak finansmanın oylanmasından bir gün önce Jeffries'in kapalı bir toplantıda Demokrat milletvekillerinden görüş ayrılıklarına saygı göstermelerini istediği bildirildi.
Toplantıda bulunan bir kişinin aktardığına göre Jeffries, “Bu meseleden kaçmamalı, üzerine gitmeliyiz. Herkesin bakış açısına saygı gösterelim ancak takım olarak birlikte ilerleyelim.” dedi.
Partinin kimliği tartışılıyor
Haberde, Demokrat milletvekilleri ve seçim kampanyası yöneticilerinin, partinin bundan sonraki kimliğinin ne olması gerektiği konusunda kapalı kapılar ardında sert tartışmalar yürüttüğü belirtildi.
Tartışmanın bir tarafında, ülkenin Demokratların güçlü olduğu bölgelerinde mevcut milletvekillerini geride bırakan ve İsrail'i açık biçimde eleştiren demokratik sosyalist adayların benimsenmesi gerektiğini savunanların bulunduğu kaydedildi.
Diğer tarafta ise partinin daha ılımlı bir çizgiye yöneltilmesini isteyen isimlerin yer aldığı aktarıldı.
Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Pramila Jayapal, geçen hafta Denver'da Demokratik Sosyalist Melat Kiros ile yaptığı görüşmede ortak zemin bulmaya çalıştığını söyledi.
Kiros, Jayapal'ın desteklediği Demokrat milletvekili Diana DeGette'yi ön seçimde geride bırakmıştı.
Jayapal, “Amacım gerçekten bir ilişki kurmak. Bir köprü olabileceğimi düşünüyorum.” dedi.
Kiros'un Demokrat grupta iletişim kurmak istediği milletvekillerinin listesini beraberinde getirdiğini belirten Jayapal, kendisinin de bu listeye bazı isimler eklediğini ve Kiros'a değerlendirebileceği komisyon görevleri konusunda önerilerde bulunduğunu aktardı.
Jayapal, demokratik sosyalist adayların tamamıyla görüşmeyi umduğunu söyledi.
Jayapal, “Ilımlı bir aday seçimi kazandığında, ‘ılımlıdan öğrenmemiz gereken çok şey var’ deniliyor. İlerici bir aday kazandığında ise ‘Aman Tanrım, partimizi yok ediyorlar, sola çekilemeyiz’ deniliyor. Şu anda Demokratlara öfkeli olan insanlardan neden bir şeyler öğrenemiyoruz?” ifadelerini kullandı.
Ancak CNN, Washington'daki pek çok Demokratın Jayapal ile aynı fikirde olmadığını ve özellikle Yahudi milletvekillerinin, bazı Demokratik Sosyalistler örgütü adaylarının İsrail konusundaki açıklamalarını “kabul edilemez” gördüğünü bildirdi.
İsminin açıklanmaması şartıyla CNN'e konuşan bir Demokrat milletvekili, “En azından basındaki algı, Demokratik Sosyalistler örgütünün Demokrat Partiyi ele geçirdiği yönünde. Ben ise partiyi ele geçirmelerine engel olunması gerektiğini açıkça söyledim. Çünkü sosyalistlerin Demokrat olduğuna inanmıyorum.” dedi.
Kendisini Siyonist olarak tanımlayan ve “iki devletli çözümü” desteklediğini belirten Illinois Temsilcisi Brad Schneider da aşırı sol adayların partinin geleceğini temsil etmediğini savundu.
Temsilciler Meclisi’ndeki 114 Demokratın yer aldığı ılımlı bir gruba liderlik eden Schneider, “Bu adaylar, Demokratların ezici üstünlüğe sahip olduğu seçim bölgelerinde ön seçimleri kazanıyor. Bu durum çoğunluğumuzu büyütmüyor ve Hakeem Jeffries'in Meclis Başkanı olmasına yardımcı olmuyor.” dedi.
Schneider, “Partinin ağırlık merkezi orta çizgiye doğru ilerlemeyi sürdürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Parti İsrail konusunda benden uzaklaştı”
Haberde, Kongre’deki Yahudi Grubunda yaklaşık 24 üye bulunduğu ve grup içinde İsrail konusunda neredeyse üye sayısı kadar farklı görüş olduğu ifade edildi.
Bu nedenle grubun ABD'nin İsrail'e daha fazla yardım sağlaması gibi konularda ortak ve resmi bir tutum benimsemediği belirtildi.
Bununla birlikte gruptaki milletvekillerinin, antisemitizmdeki artışla nasıl mücadele edileceği konusunda anlamlı görüşmeler yapmaya çalıştıkları aktarıldı.
Tennessee Temsilcisi Steve Cohen, partisinin yıllar içinde İsrail konusunda kendisinden uzaklaştığını söyledi ve Demokratları bu değişimi görmezden gelmemeleri konusunda uyardı.
Cohen, “Kongre’ye ilk geldiğimde İsrail'e bu kadar karşı olan insanlar kesinlikle yoktu. Şimdi İlerici Grup içinde böyle isimler var.” dedi.
Cohen'in Kongre’ye girdiği 2007 yılında, İsrail yanlısı lobiyle rekabet eden ve iki devletli çözümü savunan ilerici Yahudi örgütü J Street'i destekleyen ilk isimlerden biri olduğu hatırlatıldı.
Ancak Cohen, görev süresi boyunca partisinin kendi sol eğilimli siyasetinin de ötesine geçtiğini savundu.
CNN, Cohen'in 77 yaşında yeniden aday olmama kararında, seçim bölgesinin yeniden düzenlenmesinin yanı sıra İsrail tartışmasının da etkili olduğunu bildirdi.
Cohen, yeniden aday olması halinde İsrail meselesinin nasıl ele alınacağına ilişkin, “İşlerin gerçekten çirkinleşeceğini ve antisemitizmin tartışmaya dahil olacağını öngördüm.” dedi.
Cohen'in geçen yıl İlerici Gruptan da ayrıldığı belirtildi.
Cohen, “2007'de katıldığım grupla artık aynı olmadığını gördüm. Daha çok sosyalist bir gruba dönüşmüştü ve yönetimin çoğunu sosyalist Demokratlar oluşturuyordu. Kendimi rahat hissetmedim.” ifadelerini kullandı.
Cohen, Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Reşide Tlaib'in kınanması yönünde oy kullanan 22 Demokrattan biriydi.
Tlaib, Filistin yanlısı “Nehirden denize” sloganını savunduğu ve dönemin ABD Başkanı Joe Biden'ı Filistinlilere yönelik “soykırımı” desteklemekle suçladığı bir video nedeniyle kınanmıştı.
Cohen, bu oylamadan sonra Tlaib'in kendisiyle konuşmayı reddettiğini söyledi.
Tlaib'in sözcüsü Jessica Lee ise Kongre üyesinin şu anda Detroit'teki geniş çaplı elektrik kesintilerinin ardından kent sakinlerine yeniden elektrik sağlanmasına odaklandığını belirtti.
Lee, Tlaib'in Washington'da ailelerin yaşam koşullarını iyileştirmek için çalışmayı sürdüreceğini ve gerektiğinde herkesle iş birliği yapacağını ifade etti.
“Antisemitizm ile İsrail eleştirisi ayrılmalı”
Vermont Temsilcisi Becca Balint ise Demokratların “antisemitizm ile İsrail'e yönelik meşru eleştiri arasındaki farkı” dikkatle değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.
Balint, “Bunu kendi içimizde çözüme kavuşturamazsak, bu meseleye derinden önem veren kendi seçmenlerimizle gerçek anlamda ilişki kurma yeteneğimizi kaybedeceğimizi düşünüyorum.” dedi.
Balint, kısa süre önce bir seçmeninin İsrail'in eylemlerini tanımlamak için “soykırım” kelimesini kullanması nedeniyle kendisini “hain” olarak nitelendirdiğini aktardı.
Balint, buna karşılık büyükbabasının Holokost'ta öldürüldüğünü hatırlattığını söyledi.
“Tam da ailem bu acıyı yaşadığı için bu meseleler üzerinde çok dikkatli düşünüyorum ve ayrıntıları göz önünde bulundurmaya devam etmem gerektiğini kendime bir sorumluluk olarak yüklüyorum.” ifadelerini kullandı.
Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Greg Landsman ise parti yönetiminin meşru politika anlaşmazlıklarına alan açarken, tartışmaların kişisel saldırılara veya antisemitizme dönüşmemesi için kesin bir çizgi belirlemesi gerektiğini söyledi.
Landsman, Demokratik Sosyalistler örgütü adaylarının da daha sonra bu sınırlar çerçevesinde karar vermesi gerekeceğini belirtti.
Landsman, “Bu bizi bölen ve dolayısıyla zayıflatan bir mesele. Bu da parti açısından sorun oluşturuyor.” dedi.
Parti liderlerinin ve İsrail konusunda güçlü görüşlere sahip herkesin, hangi tarafta bulunurlarsa bulunsunlar, ortak zemin bulmaları gerektiğini söyleyen Landsman, Demokratların daha sonra kendilerini birleştiren ve seçmenlerin çoğunluğu açısından önem taşıyan meselelere odaklanması gerektiğini ifade etti.
CNN, Demokrat Parti içinde İsrail konusunda uzun süredir var olan görüş ayrılıklarının, İsrail'e askeri yardımı engelleme yönündeki oylama ve İsrail'i eleştiren demokratik sosyalist adayların ön seçim başarılarıyla birlikte yeni bir aşamaya girdiğini değerlendirdi.