
YDH - İran Silahlı Kuvvetleri Üst Düzey Sözcüsü Tuğgeneral Ebufazl Şikarçi, İslami Tebliğ Koordinasyon Konseyinin düzenlediği oturumda, ülkenin savunma imkanları ve yaşanan askeri çatışmalara dair açıklamalarda bulundu.
Küresel güçlerle onlarca yıldır süren mücadeleye değinen Şikarçi, yerli kaynaklara dayanmanın ve baskılara karşı durmanın kalkınmanın tek yolu olduğunu ifade etti.
Şikarçi, İsrail rejiminin ABD desteğiyle İran’ın hava savunma altyapısını hedef aldığını ve bu hamlenin yeni bir çatışma safhasını başlattığını anımsattı.
Gelişmenin ardından Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, Gulamali Reşid ve Sayyid Abdurrahim Musevi’nin ülke liderliğinden gerekli talimatları aldığını belirten sözcü; Aralık 2024 başı için öngörülen saldırı riskine karşı savunma düzeninin önceden alındığını ve 13 Haziran 2025’e kadar tatbikatların sürdürüldüğünü bildirdi.
Fars ajansının aktardığına göre Sözcü Şikarçi, 12 gün süren savaş boyunca stratejik füze ve İHA üretim tesislerinin kesintisiz çalıştığını, imal edilen silahların bekletilmeden operasyonel sürece dahil edilerek harcanan mühimmatın yerini aldığını açıkladı.
Düşmanın tüm teknolojik ve istihbarat imkanlarına rağmen İran’ın füze üretim merkezlerinin konumunu tespit edemediğini vurgulayan Şikarçi, bu tesislerin gizliliğini koruduğunu kaydetti.
Karşı tarafın stratejisine değinen Şikarçi, bir hafta içinde rejimi yıkma ve müteakip haftada İran’ı bölme planının yapıldığını, halkın sokak gösterileriyle bu sürece destek vereceğinin hesaplandığını ancak bu öngörünün tamamen boşa çıktığını dile getirdi.
Çatışmaların başlamasından kısa süre sonra komuta kademesinde gerçekleşen kayıpların ardından yeni komutanların atandığını ve İsrail hedeflerine yönelik karşı taarruzun başlatıldığını ifade etti.
Savaşa doğrudan müdahil olan ABD’nin, nihai aşamada İran’ın nükleer tesislerine saldırı düzenlediğini söyleyen Şikarçi, İran ordusunun önceden hazırlanan hedef bankası doğrultusunda yanıt verdiğini belirtti.
Operasyonlarda İsrail’in radar, elektronik harp ve savunma sistemlerinin vurulduğunu; ayrıca ABD, Avrupa ülkeleri ve İsrail tarafından Birleşik Arap Emirlikleri’nde 20 yılı aşkın sürede kurulan veri işleme merkezinin imha edildiğini aktardı.
ABD’nin bölgedeki 14 ana ve 3 bölgesel destek üssünün de ağır hasar aldığını ekledi.
Düşmanın, Dünya Savaşı seviyesindeki stoklarını ve henüz denenmemiş teknolojilerini sahaya sürdüğünü belirten Şikarçi; Hürmüz Boğazı’nı denetim altına alma, Hark Adası dahil stratejik adaları ele geçirme ve enerji kaynaklarına el koyma amaçlarının hiçbirinin gerçekleşmediğini vurguladı.
Çatışmalar esnasında komutanların ve sivillerin yaşamını yitirdiğini, Minab’daki bir okulun hedef alınmasıyla çocukların hayatını kaybettiğini anımsatan Şikarçi, askeri kayıplara rağmen stratejik hedeflerin korunduğunu söyledi.
Savaşın ardından ortaya çıkabilecek yeni çatışma ihtimallerine karşı savunma hazırlıklarının sürdürüldüğünü bildirdi.
Konuşmasının son bölümünde iç birliğin önemine dikkat çeken Tuğgeneral Şikarçi, askeri alanda hedeflerine ulaşamayan güçlerin psikolojik harp, sosyal ayrışma ve iç karışıklık senaryolarına yönelebileceği uyarısında bulundu.
Şikarçi, ülkenin temel stratejisinin ABD askeri varlığını Ortadoğu’dan tamamen çıkarmak olduğunu sözlerine ekledi.