Galibaf'tan ABD'ye Hürmüz ve petrol resti

22 Temmuz 2026

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, bölgedeki çatışma denklemine dair yaptığı açıklamada güvenlik ve ticaretin bölünemezliğini vurgulayarak, Tahran'ın petrol satamadığı bir senaryoda kimsenin petrol satamayacağını bildirdi.

YDH - İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, bölgede tırmanan askeri gerilime ve güvenlik denklemine ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya platformu X üzerinden kamuoyuyla paylaştı.

Mevcut çatışma denklemine açıklık getiren Galibaf, durumun özetle "ya herkes ya hiç kimse" ilkesine dayandığını vurguladı.

Tahran'ın ekonomik ve fiziki güvenliğinin tehlikeye girmesi halinde bunun bölgesel sonuçları olacağına işaret eden Meclis Başkanı, "Petrol satamadığımız bir bölgede kimse petrol satamayacak" ifadelerini kullandı.

Kendi güvenliklerinin teminat altına alınmadığı bir vasatta hiçbir altyapı tesisinin güvende olamayacağını kaydeden Galibaf, bölgesel deniz trafiği ve güvenliği açısından hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'na dair de net mesajlar verdi.

Hürmüz Boğazı'nın emniyetinin ancak Amerikan kuvvetlerinin bölgedeki varlığının sona ermesiyle mümkün olabileceğini belirten Galibaf, boğazdaki durumun ve statünün artık savaş öncesindeki haline dönmeyeceğini kaydetti.

"İran yeni bir caydırıcılık aşamasına geçti"

Galibaf'ın açıklamalarıyla eş zamanlı olarak, İran Devrim Lideri'nin Siyasi ve Uluslararası İşlerden Sorumlu Danışmanı Ali Ekber Velayeti de bölgedeki askeri ve stratejik dengelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İran'ın savunma konseptinde yeni bir caydırıcılık safhasına geçtiğini belirten Velayeti, Tahran'a yönelik düşük maliyetli bir askeri darbe vurulabileceği yönündeki her türlü hesabın vahim bir hata olduğunu bildirdi.

Velayeti, bu tür yanlış hesaplamaların doğuracağı sonuçların yalnızca askeri alanla sınırlı kalmayıp çok daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği hususunda uyarıda bulundu.

Açıklamasında dogrudan Washington yönetimini hedef alan Velayeti, Beyaz Saray'ın İran'ı tehdit etmesinin, bölgesel müttefiklerini etrafında toplamasının yahut Avrupa lobisini harekete geçirmesinin Amerikan yönetimine veya bölgeye daha fazla güvenlik sağlamayacağını idrak etmesi gerektiğini vurguladı.