Depremi fırsata çeviren İsrail, Venezuela'da nüfuzunu artırıyor

23 Temmuz 2026

İsrail'in Venezuela'daki arama-kurtarma faaliyetlerinin insani yardımın ötesinde, "yumuşak güç", kamu diplomasisi ve güvenlik iş birlikleri üzerinden yeni nüfuz alanları oluşturmayı hedeflediği değerlendirildi.

YDH- Middle East Eye (MEE), Venezuela'da 24 Haziran 2026'da meydana gelen ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından İsrail'in yürüttüğü yardım faaliyetlerinin yalnızca insani amaç taşımadığını, Tel Aviv'in Gazze savaşı nedeniyle derinleşen uluslararası yalnızlığını aşmak ve Latin Amerika'da yeni diplomatik kanallar açmak için afeti siyasi bir fırsata dönüştürmeye çalıştığını yazdı.

Venezuela'nın kıyı eyaleti La Guaira'da binaların yaklaşık yüzde 80'i depremde yıkıldı. Can kaybı 5 binin üzerine çıkarken, çok sayıda ülke arama-kurtarma ekipleri, mühendisler ve insani yardım malzemeleriyle bölgeye destek gönderdi.

İsrail’in ise 2009 yılından bu yana diplomatik ilişkisinin bulunmadığı Venezuela'ya Dışişleri Bakanlığı ile İç Cephe Komutanlığı personelinden oluşan bir heyet göndermesi dikkat çekti.

İsrail'in Meksika Büyükelçisi olarak görevlendirilen Yoed Magen'in başkanlığındaki heyetin faaliyetleri, İsrail ordusu ve İsrail yanlısı çevreler tarafından sosyal medya üzerinden yoğun biçimde tanıtıldı.

Bu kampanya’nın, Gazze'de Ekim 2023'ten bu yana on binlerce Filistinlinin öldürüldüğü ve bölgenin büyük bölümünün yerle bir edildiği savaşla oluşan uluslararası algıyı yumuşatmaya yönelik olduğu dikkatlerden kaçmadı.

Filistin Politika Ağı eş-Sebeki'nin ABD politika uzmanı Tarık Kenney-Şeva, İsrail'in bu tür insani yardım faaliyetlerinin daha geniş bir dış politika stratejisinin parçası olduğunu söyledi.

Kenney-Şeva, "Bu durum, İsrail'in uluslararası alanda giderek artan yalnızlığı ve yeni ilişkiler kurmak için gösterdiği çabanın parçası olarak görülmeli. İsrail'in insani jestleri hiçbir zaman bunun ötesine geçmiyor; bunlar yalnızca jestten ibaret." ifadelerini kullandı.

Caracas'ın söylemi değişiyor

3 Temmuz'da Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, düzenlediği basın toplantısında İsrail'den gelen ekibi "yüksek uzmanlığa sahip profesyonel bir ekip" olarak nitelendirdi.

Rodriguez, heyetin hasar tespiti, altyapının incelenmesi ve enkaz altında kalanların bulunmasına katkı sunduğunu belirterek, İsrail hükümetiyle koordinasyonu sağlayan Venezuela Başhahamı Isaac Cohen'e teşekkür etti.

Bundan birkaç gün sonra Rodriguez, İsrail heyetiyle yeniden bir araya gelerek yeniden imar çalışmalarını görüştü ve ekibin görev süresinin iki hafta daha uzatılmasını istedi. Bunun üzerine İsrail'in faaliyet alanını genişletmek amacıyla yeni personel gönderdiği belirtildi.

Bu Hugo Chavez'in 2009 yılında İsrail ile diplomatik ilişkileri kesmesinden bu yana Caracas ile Tel Aviv arasında gerçekleşen ilk resmi temas oldu.

Eski Devlet Başkanı Nicolas Maduro da aynı politikayı sürdürdü, ancak ABD güçlerince 3 Ocak 2026'da kaçırılmasının ardından yönetimi devralan Delcy Rodriguez'in farklı bir çizgi izlemeye başladı.

Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'nden Venezuela uzmanı Carlos Eduardo Pina, Rodriguez'in başlangıçta Venezuela iktidarının son 27 yıldır sürdürdüğü İsrail karşıtı çizgiyi koruduğunu söyledi.

Pina, Rodriguez'in ABD saldırısını ve Maduro'nun kaçırılmasını kınadığını, saldırıyı destekleyen çevreleri suçladığını ve bunların arkasında "Siyonist etkiler" bulunduğunu söylediğini hatırlattı.

Ancak Pina'ya göre, Rodriguez yönetimi zamanla siyasi hesaplarını değiştirdi.

Analiste göre Caracas yönetimi, Washington nezdinde en büyük sorunlardan biri olarak görülen Hizbullah, İran ve Hamas'la kurduğu yakın ilişki algısını değiştirmeye çalışıyor.

Pina, Cumhuriyetçi siyasetçilerin uzun yıllardır Venezuela yönetimini bu ilişkiler nedeniyle hedef aldığını ve ABD'nin Caracas'a yönelik politikalarını bu gerekçeler üzerinden meşrulaştırmaya çalıştığını söyledi.

Rodriguez yönetiminin bu nedenle söz konusu aktörlerden uzaklaştığı izlenimi vermeye çalışırken, aynı zamanda İsrail'le yeni bir iletişim kanalı oluşturmayı hedeflediğini belirten Pina, bu sürecin depremle başlamadığını, aylardır hazırlıkları yürütülen kademeli bir normalleşme planının parçası olduğunu ifade etti.

Analiste göre yönetim, kendi siyasi tabanında oluşabilecek tepkileri de dikkate aldığı için İsrail'le yakınlaşmayı bir anda değil, adım adım hayata geçiriyor.

"İnsani yardım" mı, kamu diplomasisi mi?

İsrail'in doğal afet bölgelerine arama-kurtarma ekipleri göndermesi yeni bir uygulama değil. Ancak Venezuela örneği, Gazze'de devam eden savaş nedeniyle ortaya çıkan tablo düşünüldüğünde dikkat çekici bir çelişki oluşturuyor.

Eş-Şebeke'den Tarık Kenney-Şeva, İsrail'in Venezuela'da binlerce kişinin enkaz altında kaldığı bir depreme müdahale ettiğini, buna karşın Gazze'de İsrail bombardımanları sonucu yaklaşık 10 bin kişinin hâlâ enkaz altında kayıp olduğunun tahmin edildiğini hatırlattı.

Kenney- Şeva, Gazze'deki yıkımın büyüklüğüne dikkat çekerek, İsrail'in saldırılarının ardından ortaya çıkan moloz miktarının, 2008 yılından bu yana dünya genelindeki tüm çatışmaların ürettiği enkazın yaklaşık 20 katına ulaştığını söyledi.

1953'ten Haiti'ye uzanan strateji

İsrail'in afet diplomasisini ilk kez 1953 yılında, Nekbe'den yalnızca beş yıl sonra Yunanistan'daki deprem sırasında kullandı.

Yeni kurulan İsrail ordusunun Yunanistan'a gönderdiği yardım heyetinin dönemin basını tarafından "kurtuluş denizcileri" olarak tanıtıldı, Kefalonya Adası'nda bir caddeye "İsrail" adının verildi ve bu isim günümüze kadar korundu.

2010 Haiti depremi de İsrail açısından önemli bir “uluslararası tanıtım fırsatına” dönüştü.

O dönemde Haiti'de faaliyet gösteren İsrail merkezli IsraAID kuruluşunun kurucusu Shachar Zahavi, "Her zaman İsrail bayrağı taşıyoruz ve çalıştığımız her yere asıyoruz. Gizli hiçbir şey yapmıyoruz." demişti.

Aynı dönemde İsrail Gazze ve Batı Şeria'daki askeri saldırılarını sürdürüyordu.

Ayrıca İsrail geçmişte Haiti'deki çeşitli diktatörlüklere de silah sattı.

Zaka ve IsraAID yeniden sahada

Venezuela'da devlet kurumlarının yanı sıra IsraAID ile Zaka da faaliyet yürütüyor.

Zaka 7 Ekim 2023 olaylarının ardından "başı kesilmiş bebekler" ve sistematik cinsel saldırılarla ilgili doğrulanmayan iddialar yaymıştı.

Venezuela'daki çalışmalar, İsrailli haham Yosef Garmon liderliğinde oluşturulan "İnsani Yardım Koalisyonu" çatısı altında yürütüldü.

Garmon, 2018 yılında Guatemala'daki Fuego Yanardağı patlamasının ardından Zaka'nın Latin Amerika'daki ilk şubesini kurdu.

Bu gelişme, Guatemala Devlet Başkanı Jimmy Morales'in ülkesinin büyükelçiliğini Tel Aviv'den işgal altındaki Kudüs'e taşımasından yalnızca bir ay sonra gerçekleşti.

Zaka ve IsraAID'in Guatemala'da yerinden edilen aileler için konutlar inşa etti, "Yeni Kudüs" adı verilen bir yerleşim oluşturdu ve İsrail Dışişleri Bakanlığı bölgeye maddi yardım gönderdi.

Guatemala birkaç on yıl önce Maya yerlilerine yönelik devlet destekli katliamların yaşandığı ülkelerden biri olup, İsrail ise o dönemde Guatemala ordusuna verdiği askeri destek nedeniyle eleştirildi.

"Doğal afetler büyük propaganda fırsatı"

Venezuelanalysis Genel Yayın Yönetmeni Ricardo Vaz, doğal afetlerin İsrail açısından önemli bir kamu diplomasisi zemini oluşturduğunu söyledi.

Vaz, "Her şeyini kaybetmiş bir aileye bir kutu gıda verip İsrail bayrağıyla fotoğraf çektirmelerini istediğinizde büyük ihtimalle bunu kabul ederler." ifadelerini kullandı.

İsrail, yardım faaliyetlerini yalnızca insani destek olarak değil, “uluslararası kamuoyunda olumlu görünürlük elde etmenin” bir aracı olarak da kullanıyor.

Venezuela'daki faaliyetler de bu uzun vadeli stratejinin son halkası olarak değerlendiriliyor.

"Kameralar ve bayraklarla gelen yardım"

MEE'ye konuşan eş-Şebeke’nin uzmanı Tarık Kenney-Şeva, İsrail'in afet bölgelerine yalnızca arama-kurtarma ekipleri göndermediğini, aynı zamanda bunu küresel kamuoyuna gösterecek “kapsamlı bir medya organizasyonu” da yürüttüğünü söyledi.

Kenney- Şeva, İsrail'in "kameralar ve bayraklarla birlikte" hareket ettiğini belirterek, amaçlarından birinin İsrail'in afet mağdurlarının yardımına koştuğu algısını oluşturmak olduğunu ifade etti.

Analiste göre, sosyal medya ve geleneksel medya ağı, İsrail'in propaganda faaliyetlerinin en önemli araçlarından biri haline geldi.

Kenney-Şeva, son aylarda İsrail'in özellikle genç kuşaklar arasında hızla gerileyen desteği tersine çevirebilmek amacıyla sosyal medya propagandasına ayırdığı bütçeyi dört katına çıkaracağını açıkladığını hatırlattı.

Kenney- Şeva, "Venezuela'da ya da Haiti'de yardım eden İsrailli ekiplerin fotoğraflarının, İsrail'in dünya kamuoyu nezdindeki itibarını temelden değiştirebileceğini düşünmüyorum." dedi.

İsrail'in artık Gazze'deki savaşı “meşrulaştıracak” argüman üretmekte zorlandığını savunan Kenney- Şeva, bu nedenle Tel Aviv'in doğrudan siyasi tartışmalar yerine "yumuşak güç" alanlarında avantaj sağlamaya çalıştığını vurguladı.

Yardımdan güvenlik ortaklığına

İsrail’in Venezuela'daki varlığı yalnızca deprem yardımıyla sınırlı değil, bu, Latin Amerika'da giderek genişleyen güvenlik ve teknoloji iş birliklerinin bir parçası.

Honduras'ta Nasry Asfura, Ekvador'da Daniel Noboa ve 7 Ağustos'ta göreve başlayacak Kolombiya Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella yönetimleriyle İsrail arasındaki ilişkiler hızla gelişiyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın öncülük ettiği yeni “bölgesel güvenlik ekseni” kapsamında İsrail'in Latin Amerika ülkeleriyle büyükelçiliklerin yeniden açılması, güvenlik ekipmanı satışı ve gözetleme teknolojileri alanındaki iş birliklerini artırdı.

Venezuelanalysis editörü Ricardo Vaz, fiilen ABD'nin kontrolü altındaki Venezuela'da İsrail'in özellikle isyan bastırma yöntemleri, gözetleme teknolojileri ve casus yazılımlar konusundaki deneyimini mevcut yönetime veya gelecekte kurulacak yönetimlere pazarlayabileceğini söyledi.

Vaz, "Bugün bile Venezuela semalarında ABD ve İsrail'e ait insansız hava araçları uçuyor." iddiasında bulundu.

Gazze'de kullanılan teknoloji Venezuela'da

Venezuela'daki arama-kurtarma faaliyetlerinde Tel Aviv merkezli XTEND şirketinin insansız hava araçları da kullanıldı.

Şirket, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Venezuela'daki deprem sonrası arama-kurtarma çalışmalarına teknolojileriyle katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını açıkladı.

Aynı insansız hava araçları, Gazze'de binaların keşfi ve mühimmat bırakılması amacıyla da kullanılıyor.

Şirket İsrail ordusunun Yiftah Tugayı ile birlikte bu sistemlere savaş başlığı entegre ederek saldırı amaçlı kullanıma uygun hale getirdi.

Ayrıca şirket Ağustos 2025'te İsrail ordusuna 5 bin adet 10 inçlik saldırı tipi FPV drone tedarik etmek üzere sözleşme kazandı.

"İlişkilerin yeniden kurulması an meselesi"

Ricardo Vaz, Gazze'deki savaş nedeniyle İsrail'in uluslararası alanda siyasi bir bedel ödemesi gerektiğini savunurken, Delcy Rodriguez yönetiminin ise bunun tersine "en az direnç gösterecek yolu" seçtiğini söyledi.

Vaz'a göre Caracas yönetiminin attığı adımlar, İsrail ile diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasının önünü açıyor.

İsrail'in Venezuela'da sahada görev yapan personeli, gözetleme teknolojileri ve güvenlik alanındaki artan varlığıyla birlikte iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden tesis edilmesi için uygun zeminin oluştuğu değerlendirmesiyle analiz son buldu.