Politico: Petrol fiyatlarındaki artış Trump yönetimini seçim öncesi zorluyor

25 Temmuz 2026

İran'a açılan savaşın devam etmesi ve Karadeniz'deki seyrüsefer riskleri, Kasım 2026'daki Kongre ara seçimleri öncesinde ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin benzin fiyatlarını düşürme hedefini zorlaştırıyor.

YDH - Bölgedeki savaşlar, 3 Kasım 2026'da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde benzin fiyatlarını kontrol altına almaya çalışan ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin manevra alanını daraltıyor.

Küresel petrol piyasalarında sevkiyat güvenliği bu hafta itibarıyla üç ana rota üzerinde birden teminat altından çıktı. Hürmüz Boğazı'ndaki askeri hareketliliğe Kızıldeniz ve Karadeniz'deki saldırılar eklendi.

Çatışmaların başladığı dönemden bu yana piyasayı dengelemek amacıyla başvurulan ulusal stratejik rezerv satışlarının sonuna gelinirken, küresel ham petrol stokları kritik eşiklere geriledi.

Başkan Donald Trump'ın İran ile sağlanan kırılgan ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından küresel Brent ham petrolünün varil fiyatı 25 dolardan fazla artış gösterdi.

Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz hattındaki en az bir tankeri hedef almasıyla fiyatlar perşembe günü kısa süreliğine 100 doları aştı.

Amerikan Otomobil Birlikleri (AAA) verilerine göre ABD'deki ortalama benzin fiyatı bir haftada 15 sent artarak galon başına 4,09 dolara yükseldi. Temsilciler Meclisi ve Senato'daki hassas çoğunluklarını korumak isteyen Cumhuriyetçi Parti mensupları için yükselen akaryakıt maliyetleri siyasi bir risk oluşturuyor.

Politico'ya konuşan Rice Üniversitesi Baker Kamu Politikaları Enstitüsünden siyaset bilimci Mark Jones, seçime üç aydan az bir süre kaldığına dikkat çekerek, çatışmalar kısa sürede çözülse bile tüketicilerin sandık gününden önce fiyat düşüşünü hissedemeyebileceğini kaydetti.

Jones, Cumhuriyetçilerin Kongre kontrolünü kaybetme riskinin yaz başındaki tahminlerin de ötesine geçtiğini savundu.

Sevkiyat rotalarında üçlü kriz

Yılın ilk döneminde Çin'in ham petrol alımlarını azaltması, nakliye şirketlerinin alternatif güzergahlara yönelmesi ve ABD Stratejik Petrol Rezervi (SPR) ile sanayi ülkelerinin stoklarından piyasaya sürülen 400 milyon varile yakın petrol, fiyat artışlarını sınırlamıştı. Ancak son gelişmelerle birlikte piyasadaki tampon mekanizmalar zayıfladı.

Denizcilik istihbarat firması Windward, İran'ın bu hafta Hürmüz Boğazı'nın güney koridorunda seyreden üç tankere 48 saat içinde müdahale ettiğini bildirdi.

İran'ın çağrısıyla harekete geçen Yemen'deki Husiler ise Kızıldeniz'in güneyindeki Babülmendep Boğazı'nı hedef almaya başladı. Suudi Arabistan, Basra Körfezi riskine karşı petrolünün bir kısmını boru hattıyla batıdaki Yenbu Limanı'na yönlendirmişti.

Denizcilik yayın kuruluşu Lloyd's List Intelligence, savaşın başından bu yana Yenbu üzerinden yapılan ham petrol ihracatının beş kat arttığını, ancak Husilerin Babülmendep üzerinden Suudi ihracatına abluka ilan etmesiyle tankerlerin geri dönmeye başladığını kaydetti.

İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi (UKMTO) de çarşamba günü Suudi kıyıları açıklarında bir geminin vurulduğunu doğruladı.

Üçüncü aksama ise Karadeniz'de yaşanıyor. Ukrayna'nın Rusya'nın Novorossiysk Limanı'nda bekleyen tankerlere yönelik saldırılarını artırması üzerine Kazakistan petrolünü taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) boru hattındaki sevkiyat durduruldu.

ABD'li enerji şirketleri Chevron ve ExxonMobil'in de hissesinin bulunduğu konsorsiyum sözcüsü, akışın tamamen kesildiğini açıkladı. Kazakistan hükümeti ise saldırıları uluslararası ticareti ve küresel enerji piyasalarını istikrarsızlaştırıcı olarak niteleyerek kınadı.

Rystad Energy Analiz Başkan Yardımcısı Artem Abramov, boru hattının bir haftadan fazla kapalı kalması durumunda küresel piyasada 25 milyon varillik bir kayıp oluşacağını ve bu durumun Hürmüz ile Kızıldeniz'deki krizlerin etkisini katlayacağını bildirdi.

Beyaz Saray yetkilisi, ABD yönetiminin Ukrayna'yı Karadeniz'de Rusya dışındaki ülkelerin tankerlerine saldırmaması konusunda uyardığını kaydetti.

İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Politico'ya yaptığı açıklamad,a CPC boru hattının Avrupa için Rus enerjisine alternatif oluşturan vital bir hat olarak görüldüğünü belirtti.

PVM Oil Associates analisti John Evans, dünyadaki petrol arzının büyük bölümünün savaş bölgesinde kaldığını, ABD'nin iç üretimini daha fazla artıramayacağını ve stratejik rezerv kozunun tükendiğini vurgulayarak fiyat artışlarının kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.

Eurasia Group kıdemli analisti Gregory Brew, ABD'deki rafinelerin tam kapasiteyle çalıştığını, bu nedenle ham petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan pompaya yansıyacağını belirtti.

Brew, gerilimin düşmemesi halinde sonbaharda benzin fiyatlarının galon başına 4,5 ila 5 dolar bandına çıkabileceğini öngördü.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol da Aspen Güvenlik Forumu'nda yaptığı değerlendirmede, fiyatları 85 dolar seviyesinde tutmaya yarayan araçların sonsuz olmadığını söyleyerek küresel ekonominin henüz tehlikeyi atlatmadığı uyarısında bulundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers ise perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD ordusunun İran'ın gemilere yönelik engellemelerini etkisiz hale getirmesiyle akaryakıt fiyatlarının çatışma öncesi seviyelere gerileyeceğini savundu.

Rogers, Başkan Trump'ın ABD'nin enerji bağımsızlığını sağlama ve hane halkı maliyetlerini düşürme hedefine bağlı kaldığını beyan etti.