Trump'ın yeni gümrük vergilerine karşı ilk dava açıldı

25 Temmuz 2026

ABD Başkanı Donald Trump'ın zorla çalıştırma ihlallerini gerekçe göstererek 60'tan fazla ekonomiye getirdiği yeni gümrük vergileri yürürlüğe girdi. Müttefik ülkelerin tepkisini çeken ve yargıya taşınan düzenlemenin, önceki kararlara kıyasla hukuki denetimden geçme ihtimalinin daha yüksek olduğu belirtiliyor.

YDH - ABD Başkanı Donald Trump'ın zorla çalıştırma ihlallerini gerekçe göstererek 60'tan fazla ekonomiye koyduğu yeni gümrük vergileri, Amerikan müttefiklerinin tepkisini çekmesi ve hakkındaki ilk davanın açılmasına rağmen hukuki bakımdan önceki kararlara kıyasla daha sağlam görülüyor.

Trump'ın daha önce Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası (IEEPA) kapsamında uyguladığı "kurtuluş günü" vergileri, ABD Yüksek Mahkemesinin yetki aşımı kararıyla bu yılın başlarında iptal edilmişti.

Başkanın ardından ödemeler dengesi açıklarını kapatmak amacıyla 1974 Ticaret Yasası'nın 122. Maddesi'ne dayanarak koyduğu geçici vergiler ise en fazla 150 günle sınırlandırılmıştı.

Yasanın 301. Maddesi kapsamında yürürlüğe konan yeni gümrük vergileri ise nitelik bakımından farklılık taşıyor.

Baker McKenzie firmasının Uluslararası Ticaret birimi ortağı ve eski ABD Ticaret Temsilci Yardımcısı Nat Halvorson, yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde, "Bu bir acil durum vergisi değil. Adil olmayan ticaret uygulamalarını hedef alan bir kanuna dayanıyor. Kanun metni, ABD Ticaret Temsilcisini harekete geçme konusunda açıkça yetkilendiriyor ve mevzuatın kendisi meşru görülen çok sayıda ticaret şikayetini kapsıyor" ifadelerini kullandı.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer'in makamı tarafından duyurulan karara göre, 60'tan fazla ekonomiden yapılan ithalata yüzde 10 ila yüzde 12,5 arasında değişen oranlarda ek gümrük vergisi uygulanacak.

ABD'nin ticaret ortaklarındaki zorla çalıştırma uygulamalarıyla mücadele amacıyla hazırlanan bu karar, şubat ayında ilan edilen ve süresi dolan 122. Madde kapsamındaki yüzde 10'luk genel vergilerin yerini alacak.

Zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatını yasaklamayı ve bu yasağı uygulamayı taahhüt eden ülkelere yüzde 10 oranında vergi uygulanacak. Zorla çalıştırma kaynaklı ithalatı yasaklayan bir mevzuatı kabul etmemiş ülkelere uygulanacak vergi oranı ise yüzde 12,5 olacak.

Gelişmeye ilişkin yazılı açıklama yapan Greer, şu ifadeleri kullandı:

"Birleşik Devletler yaklaşık bir asırdır zorla çalıştırma kaynaklı ithalat yasağını titizlikle uyguluyor; ticaret ortaklarımızın da aynı adımı atmasının zamanı çoktan geldi. Bu karar, hem bir insan hakları ihlali hem de ticareti bozan bir uygulama olan durumu düzeltmeye başlayacak ve her yerdeki çalışanların refahını artıracaktır."

Liberteryen bir düşünce kuruluşu olan Cato Enstitüsünün Genel Ekonomi ve Stiefel Ticaret Politikası Merkezi Başkan Yardımcısı Scott Lincicome, 301. Madde adımı için "hukuki bir etrafından dolanma" değerlendirmesini yaptı.

The Hill gazetesine konuşan Lincicome, "Yönetim, Yüksek Mahkemenin yıktığı vergi duvarını yeniden inşa etmeye çalışıyor. Mahkemelerin bunu tekrar iptal etmesini önlemek adına yalnızca bir dizi usul prosedürünü tamamlıyorlar" dedi.

301. Madde kapsamındaki gümrük vergilerinin uygulanabilmesi için yabancı bir ülkenin ayrımcı uygulamalarla ABD ticaretine yük getirdiğini tespit eden bir soruşturmanın yürütülmesi gerekiyor.

Trump, ilk başkanlık döneminde Çin ihracatına vergi koyarken de bu hukuki araca başvurmuş ve ilgili mevzuat kendisine karşı açılan davalardan sonuç alınamadan yürürlükte kalmıştı.

Ekonomik risklerin yüksekliği nedeniyle raporun zayıf bulunmasına rağmen dava açılmasını beklediğini belirten Lincicome, "Asıl mesele raporun yetersizliği değil, bir mahkemenin bu sonuca varıp varmayacağıdır. Bir mahkemenin bu yönde karar vermesini pek muhtemel görmüyorum" diye konuştu.

Yeni karara karşı ilk hukuki itiraz, baharat ve e-ticaret alanında faaliyet gösteren Burlap & Barrel ile lüks saat satıcısı Collective Horology adındaki iki küçük işletme tarafından yapıldı.

Trump'ın IEEPA vergilerini iptal ettiren hukuk ekibinin parçası olan avukatlarca temsil edilen şirketler, yönetimin 301. Maddenin sınırlarını aştığını savunuyor.

Dava dilekçesinde, "Bu madde, neredeyse tüm ticaret ortaklarından yapılan neredeyse tüm ithalatı vergilendirmek için müstakil bir yetki sunmamaktadır" ifadesi yer alırken, duyurunun 60 ticaret ortağını toptan hedef almak yerine "ülke özelinde" yapılması gerektiği vurgulandı.

Halvorson, daha önceki başkanların da 301. Maddeyi kullandığını ancak kapsanan ülke sayısı dikkate alındığında bunun "emsalsiz bir ölçekte" yürürlüğe sokulduğunu belirtti.

Lincicome ise Trump'ın ilk dönemine atıfta bulunarak 301. Maddeyi adeta "ölümden döndürdüğünü" kaydetti.

ABD'nin müttefikleri suçlamalara karşı çıkarak karardan dönülmesi çağrısında bulundu.

Yüzde 12,5'lik vergi oranına tabi tutulan Avustralya'nın Ticaret Bakanı Don Farrell, Sky News'e verdiği mülakatta kararı "son derece hayal kırıklığı yaratan bir karar" olarak niteledi.

Farrell şöyle konuştu:

"Amerikan hükümetinin Avustralya mallarına uyguladığı gümrük vergisini artırması için hiçbir gerekçe bulunmadığına inanıyoruz. Modern kölelik konusunu ciddiye aldığımız kanaatindeyiz. Dünyadaki en ileri mevzuatlardan birine sahibiz. Bu vergilerin haksız olduğunu söylüyor ve ABD Hükümetine bunlardan geri adım atma çağrısı yapıyoruz."

Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin zorla çalıştırma ihlallerine ilişkin soruşturmasının "zorla çalıştırma iddialarını destekleyecek anlamlı bir kanıt sunmadığını" kaydetti.

Luxon, X platformundaki paylaşımında, "Gümrük vergileri çözüm değildir; işletmeler için maliyetleri ve belirsizliği artırır. İhracatçılarımıza güvence sağlamak ve ekonomimizi büyütmeyi sürdürmek için dünyanın dört bir yanında ticaret anlaşmaları peşinde koşmamızın sebebi budur" ifadelerini kullandı.

Diğer yandan yeni kararı destekleyen çevreler de oldu. Müreffeh Bir Amerika Koalisyonu (CPA) karardan duyduğu memnuniyeti açıkladı.

Koalisyon Başkanı Jon Toomey yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Yönetimin yeni çalışma vergisi hamlesi, sınırsız gümrüksüz ticaret döneminin sona erdiğinin önemli bir kabulüdür. Kongredeki muhalifler, Amerikalı işçileri, çiftçileri ve besicileri diğer ülkelerdeki benzer üreticilerle kısıtlamasız bir fiyat rekabetine sokmanın neden mantıklı olduğunu açıklamalıdır."

Lincicome bu vergilerin "Trump yönetiminin sonuna kadar" yürürlükte kalabileceğini söylerken, Halvorson ise "Yönetimin sonunda, başlangıcındakinden daha yüksek bir gümrük vergisi görebilirim ve bunun yakın zamanda değişmesini beklemiyorum" değerlendirmesinde bulundu.